Katre-i matem - İskender pala

Katre-i matem - İskender pala

Katre-i matem - İskender pala

15.02.2011 - Bilal Can
Katre-i matem - İskender pala
Kelimeler içinde bir aşk ve bu aşkın zahir boyutunda bir cinayet ve bu cinayetin 66 soruda çözümlemesi.

İskender Pala ikinci romanı olan bu kitabıyla yeniden göz doldurdu, gönül verdi okuyucularına.

Kitap sunuş bölümünde de yazıldığı gibi bir müzayede satışa sunulan bir kitabın alımıyla başlanıyor. Yazara diyoruz ki o kitabı iyi ki almışsın. O kitap bu kitabı var eden cümlelerin sebebi. Yazar o kitaptaki hikâyeyi genişleterek, sunumunu zenginleştirerek o tarihte yaşıyormuşçasına bizi de o sihirli kelimeleriyle sürükleyip o tarihe götürüyor.

Dönem Lale devri. III. Ahmet’in padişah olduğu dönem. Saray ve çevresinin bu dönemde keyif ve eğlenceye düşkünlüğü ve lale’nin bu dönemdeki önemini okuduğumuz sayfalarda bir daha gördük.

Bilgilerimizi tazeleyip kendimizi bir aşkın içinde gördüğümüzde içimizin sızısından kendimizi yazanın cümlelerine bırakıyoruz. Sürükleyici anlatımıyla kimi zaman bizi heyecanlandıran kimi zaman da meraktan çatlatan bir tarz ile kitabı elimizden bırakmamaya niyetli herhalde yazan.

Her bölüm yekdiğerinin devamı ama bölümlerin ard arda değil de karışık olarak verilmesi sürükleyiciliğine lezzet katan bir başka boyutu. Elimize aldığımız andan itibaren gözümüzün o kitabın sayfalarından başka bir şey görmemesi yazanın cümleler ile haşır neşirliğinden olsa gerek.

Tüm olay Nakşigül ve Şahin’in aşkı üzerine geçiyor dersek yanılmayız. Ama aradaki yardımcı karakterlerin baskınlığı da göze çarpmakta. Topaç Yeye, Şehnaz, Hafız Çelebi, Bican Efendi ve tabi ki Hörükız.

Olay Nakşigül’ün öldürülmesiyle başlıyor. Şahin ile evliliklerinin ilk gününde öldürülmesi ve bu cinayetten Şahin’in sorumlu tutulması, Şahin’in yakalatılıp Eyüp tomruğuna götürülmesi ile artık olay örgüsünden aklınızı ve gözünüzü kaldıramıyorsunuz.

Kitapta olaylar birbirini seyrederken yazanın divan edebiyatına hâkimiyeti de göze çarpmakta. Lale devri geçmişse bir yerde Nedim’i anmamak olmazdı elbet. Nedim’le birkaç yerde karşılaşıyoruz. Ta ki damdan düşüp ölünceye kadar o da aklımızın bir yerinde kalıyor.

Kitapta en çok ilgimi çeken ise lalelerin renklendirme biçimleri oldu. Bunu yazanın kaleminden dinleyelim nasıl oluyor bu renkli laleler:

” kimse bilmezdi ama çelebi güz mevsimi geldiğinde lale soğanlarını toprağa gömmeden evvel bu kaplumbağaları toplar iki gece tahta kasalar içinde bekletir, bu sırada kasaların zeminine değişik renklerde toprak boya yığar, boyaların arasına nane ve fesleğen unu karıştırıp kaplumbağaların onunla beslenmesini sağlar, sonra onları boş kasalara alıp iki gün aç bırakır ve bu sefer de önlerine yiyecek olarak lale soğanları koyardı. Aç kaplumbağalar büyük bir iştahla lale soğanlarına saldırınca diş izlerini geçirdikleri dakikaya kadar hepsini izler, ardından onların ağızlarından çekip alır ve önlerine başka soğanlar koyar, kaplumbağa salyası bulaşan soğanları bu sefer besili koyunlardan aldığı kuyruk yağına bir gecede bekletir ertesi gün toprağa gömerdi. Bu usulü bulasıya kadar tam otuz yıl denemeler yapmış ve nihayet istediği renkte lale elde etmeyi başarmıştı”

Bu bilgiden sonra kitap hakkındaki genel görüşüm ise kitap gerçekten basımıyla olsun yazı karakterleriyle ilgili olsun sayfa düzenleri olsun şahane bir kitap. Bazı sayfalardaki resimler ise kitaba renk katmış.

Hem gönle hem göze hitap eden bir kitap olarak çok okunacaklar listesinden inmeyecek bir kitap olarak gözümde büyüyor Katre-i matem. Yazarın daha önceki kitabına bakacak olursak bunu görebiliriz.

Her bölüm sonunda gördüğümüz kısa menkıbe diye nitelendireceğimiz hikmetli ve düşündüren hikâyeler ise bu kitabın şekerleri niyetine gönlümüzü hoş etti.

Keşke Karaşahin’in akıbetini öğrenseydik. Öğrenmediğimiz şey yeni bir kitaba mı kaldı. Belki ama çok iyi bir kitap olarak zihnimizde ve bizde yer edindi.

Teşekkür ederiz yazanına. Bilal Can - 15.02.2011

,

4214

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2012 yılından beri Kitaphaber.com.tr nin editörlüğünü, 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor. 

twitter: @bilalcan1

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin