Kendisine El Sallayanlar

Kendisine El Sallayanlar

Kendisine El Sallayanlar

29.03.2021 - Ülker Gündoğdu
Kendisine El Sallayanlar

Tüm yaşamımız boyunca sadece şimdiki anın farkında oluruz. Şimdiki anın özelliği, başlangıçta önümüzde uzun bir gelecek ama sonlara doğru işte ardımızda uzun bir geçmiş görmemizdir. Mizacımız bu süreçte değişir, böylelikle her defasında şimdiki zamanın bir başka rengine el sallarız. Bu yaşamın ruhu şimdiki andadır ve anın değerlerini anlayarak yaşamak bizim gayemiz olmalıdır. Voltaire şöyle demiştir.

“Yaşamın ruhuna sahip olmayan

Yaşamın tüm sıkıntılarını yaşar.”

Varlığımız, yaşam boyu bilgi edinmekle uğraşır durur. Anlama yetisi varlığın tüm dünyasında durmaksızın bilgi arar. Bu dünyada her şey, ama her şey bilgi olmanın cazibesiyle parıldamaktadır. Yaşam tüm önemliliği içinde, yaşamın özünü, yaşam biçimlerinin ve serimlenişlerinin temelini kavramak için, Spinoza’nın dediği gibi; tüm şeylere ve kişilere bakarız. Tüm şeylerin ve kişilerin konu edildiği kitaplar, yaşamımızı anlamlandırma ve zihinsel sınırları genişletmek için var olurlar.

Özer Turan’ın kalemini, bir nefeste okurken bin anlam kazandıran türden bir eser kaleme almış; ilk baskısı 2019’da İzdiham yayınlarıyla yapan Kendime El Salladım, gerçeğin ayırdına varmamıza dayanır. Şahsım adına Özer Turan’a buradan teşekkür ederim; zira şimdiki anın serimlenişlerinin, esas olanını okura, olayların derinliğinin görünebileceği duruluğuyla kavranan Kendime El Salladım, eserini kazandırdığı için. Özer Turan, 1982 yılında Kelkit’te doğu. Üniversiteyi Amasya’da okudu. Üç yıl Şırnak’ta görev yaptı. Birkaç kitap ve birkaç dergi… Kendi halinde biri olmaktansa insanların güvenini kaybetmeyi tercih etti. Halen Trabzon’da yaşamakta ve İstiklal Caddesini özlemektedir.

Kendime El Salladım eseriyle Özer Turan’ın, düşündürdüğü konuyu kesin bir yargıya bağlamak için okur; asıl olanın mutluluk ve tatlı bir yaşam yok, döngüsünü kırarak yaşamın anlamında keder olduğu kanısına varır ve düşündürdükleriyle zihinsel sınırını zorlar. Kişi kendinde ne çok şeye sahipse başkalarında o kadar az şey bulabilir. Mutlu yaşamın kişinin sahip olduklarının kıymetini anlayabildiği yaşam olduğunu ‘aile’ üzerinden aktarmaktadır Özer Turan. İnsanın doğal yazgısı, zamanını kendisinin ve ailesinin varoluşu için zorunlu olanları sağlamakla geçirmesidir. Buna uygun olarak, insan için kendisi ve ailesine zaman ayırmazsa yaşam, bir yük haline gelir, hatta eziyete dönüşür. Kendisi ve ailesinin mutluluğu açısından geçirmediği zaman yıkım getirir.

Akla uygun olan arzularımızın sınırını sahip olduklarımızla belirlemek olanaksız değilse de zordur. İnsan, hoşnutluğu istekleri ve elindekiler arasındaki orantıya dayanır. Bu yüzden sahip oldukları anlamsız gelir. İnsan, istemeyi aklından bile geçirmediğinin yokluğunu kesinlikle duymaz. Onlar olmadan da hoşnuttur. Öte yandan istediği bir şeyden yoksun kaldığında, kendini mutsuz hisseder. Herkesin kendine özgü ulaşılması olanaklı olan ufku vardır. Bu ufkun içinde yer alana ulaşabileceğine güveniyorsa mutlu hisseder; buna karşılık ortaya çıkan zorluklar umuduna gölge düşürürse mutsuz hisseder. Ufkunun dışında kalanların onun üzerinde etkisi yoktur, ailesi olsa bile. Kitabımızın ana karakterinde olduğu gibi istedikleri uğruna; yuvasını, ailesini gözden çıkarmaktan çekinmez.

Hakikatin görmezden gelinmesi, mutsuzluğun kaynağıdır. Tutkulardan bağımsız olduğumuzda, arzular bize gerçekte var olmayan bir mutluluk hayali izlemeye yöneltir. Böylece gerçek olan acıyı çekeriz. Sonra değerini bilmediğimiz için yitirdiğimiz bir cennet gibi aramızda duran, yitirdiklerimizin ardından ağlarız. Trafik kazasıyla eşi ve çocuğunu kaybeden karakterimizin hüzne boğulması gibi. Hayat ne çıkardıysa karşısına, o daha yazmadan sildi. Kimseye kızmadı kendinden başka.

Dünyanın, tadını çıkarmak için var olduğuna, bir mutluluğun mekânı olduğuna körü körüne inanırız. Mutluluk istemiyle dünyaya geliriz ve bunu gerçekleştirme yolunda, elimizdekilerin değerini göremeyiz. Oysa yazgı bizi yakalar ve hiçbir şeyin bizim olmadığını, salt tüm sahip olduklarımız üzerinde bile tartışılmaz bir hakka sahip olduğu için her şeyin kendisine ait olduğunu öğretir bize. Bir süre sonra deneyim gelir ve mutluluğun, yalnızca uzaktan görünen, yanına yaklaşıldığında yitip giden bir serap olduğu, dolaysızca kendilerini temsil ettikleri ve ne yanılsamaya ne de beklentiye gerek duydukları kavrayışını getirir. Mutluluğun peşinde koşmayı bırakırız, acının ve dertlerin gelişine engel olmaya çalışırız. Dünyanın sunacağı en iyi şey, dingin bir yaşam gerçekleştirebilmektir.

Kendime El Salladım

Özer Turan

İzdiham Yayınları

Sayfa 216

Ülker Gündoğdu - 29.03.2021

,

1206

Ülker Gündoğdu Hakkında

Ülker Gündoğdu

Okumaya başladığımdan bu güne bulabildiğim her tür kitabı okumaktan duyduğum zevk daha fazla okumaya teşvik etti. Bir çok alanda okuma gayreti ile beni seçen kitapları okuyorum. Bilgi birikimimi paylaşma isteği ile uygun platformlarda okur yazar olarak okuma sevgisine farkındalık oluşturmak için kitaplara verdiğim anlamı aktarıyorum. Bibliyomani değilim sadece bir kitap daha okuyacağım…

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin