Kimlik İnşası - Ramazan Kayan

Mustafa Atalay | İslam Düşüncesi | Okunma: 344 | 21.09.11

Bir yazar, düşünür, kalem erbabı, kelam erbabı… Gün gelir bir bakarsınız ki işte böyle biri, tam da düşüncelerinizin eksik kalan yanlarına tutunur ve tasavvur dünyanızda sizi size tamamlar… Kavramlarımızı kaynağı olan Kur’an’dan edindiği kelimelerle, düşünce dünyanızı dokur inceden inceye. Çıkmazlarınızı, umutsuzluklarınızı ve hayata dair unuttuklarınızı size gösterir ve size sizinle konuşur gibi kullanır sözü. Hatta size siz gibi hitap eder.

Ramazan Kayan serisini okuduğumdan beri zihnimde kalan boşlukların dolduğunu hissediyorum. Öncelikle bana ben gibi sesleniyor. Sohbet edermiş gibi cümleleriyle karşınızda birisi sizle konuşuyormuş, öğütler veriyormuş gibi hissedebiliyorsunuz. Sonra hayatın tam ortasından sesleniyor size, yapamayacağınız bir İslami hayat sunmuyor ve size siz olduğunuzu bilerek konuşuyor. Yani karşısında uçan kaçan bir Müslüman beklemiyor. Kur’an’ı bir hayat elbisesi olarak üzerimize giydirmek için tüm kelimelerini cömertçe kullanıyor…

Bilmiyorum kaçıncı oldu ama son hızla Ramazan Kayan serisinden okuduklarımı paylaşmaya çalışırken, son okuduğum “Kimlik İnşası” kitabından bahsetmeden önce Ramazan Kayan hakkında birkaç kelam etmek istedim…

Kimlik İnşası

Hayat boşluk kaldırmıyor, boş bir alanı kabul etmiyor. Hemen bir şekilde o boşluğu yararlı yararsız aktivitelerle veya eğlencelerle doldurmaya çalışıyor. Kalkmaz kımıldamaz bir şekilde göğsümüze yerleşmiş olmayan kalplerimiz ise bir kez bir boşluğa düşmeye görsün, meylediyor cazibeli görünen dünya hayatının oyun ve eğlencesine. O yüzden olsa gerek, kalplerimizi yerinde tutacak dualarımıza ek olarak, toplumsal hayatın dinamiklerini de göz önünde bulundurarak bir kimlik edinmemiz gerekiyor. Bu da bir soruyu beraberinde getiriyor. “Nasıl bir kimlik?”

Ramazan Kayan Kur’an’ca bir kimlik diyor. Adı ve soyadının “teslimiyet” olduğu, samimice bir duruşun görüldüğü, halis duyguların gölgesinde, onurlu bir kimlik… Dosdoğru bir istikamet üzerinde, Allah’ın temiz kıldığı özümüz olan fıtratın temelinde, vahyin nuruyla yükselen ve yine vahyin ruhuyla donatılan bir kimlik… Üstad Ramazan Kayan işte böyle bir kimlikten bahsediyor okurlarına. Böyle bir kimlik öneriyor.

Kimlik hayatımızın bir parçası artık… Taşıdığımız o kadar çok kimlik var ki hayatta, bazen insan hangi kimlik altında görüneceğini şaşırmakta ve kendini tanıtmakta da sıkıntılar çekmektedir. Oysa eserimize göre Vahyin gölgesinde bir kimlik isteyenler vahiy dışındaki kimliklerini bir kenara bırakmak durumunda. Zira Allah’ın boyasıyla boyanmak demek, diğer yapay boyaların hâkimiyetini kabul etmemek ve sadece O’nun boyasını kabul ettiğini beyan ederek adeta, ben O’ndanım diye seslenmektir, “siz kimsiziniz” diye soranlara…

Kendilerini İslam’a ait kılmayanların cemaat, iş, holding vs gibi yapay kimliklere sığınması, bir gün tüm maskelerin düşeceği o din gününden bihaber yaşamalarını da birlikte getirmekte… Oysa hiçbir şeyin bizim olmadığını biliyorken, bizim olmayan kimliklerimizin de üzerini örtmek ve bize ait yeni kimlikler üretmek, aldanışımızı artırmaktan öte bir faydaya sebep olmamaktadır. Bu hakikat gözlerimizin içine bakıyorken sahte kimliklerin yorgunluğu altında kendimize yabancılaşmak ne kadar doğru ki?

Eserde kimlik tespiti, tercihi, teslimiyeti, niteliği, istikameti, ahlakı, onuru, vahyin nurunu taşıması gibi konularda makaleler yer almakta. Bu anlamda kimlikle ilgili dokunulacak tüm kavramlar ele alınmış ve bugün ihtiyacımız olan kimlik inşasına yardımcı kavramlar bir araya getirilerek adeta bir rehber sunulmuş okurlara…

Kimliksizleştirme politikasına dur demek istiyorsak veya alt-üst kimlik muhabbetleri arasında asıl kimliğimizi yakından tanımak istiyorsak, bu eser yol arkadaşımız olmayı hak ediyor diyebilirim…

Kimlik İnşası
Ramazan Kayan
Çıra Yayınları
120 Sayfa


1988 yılında bir gölün yanıbaşında yokluktan varlığa çıkarıldı.
2007'den bu yana ise bir denizin yakınlığında varlığına şahit olmaya çalışıyor.
Şimdilik öğrenci olarak üzerine biçilmiş rolü oynuyor.
Haydarpaşa'nın denize bakan yönünde Eczacılık okuyor.
Ömrünü bugün bilmek için çırpınıyor.
Düşüyor, kalkıyor, düşüyor, kalkıyor...
Ve insan olmayı seviyor.

Mustafa Atalay İsmine Kayıtlı 31 Yazı Bulunmakdadır.