Kısmette Varsa

Kısmette Varsa

Kısmette Varsa

16.06.2021 - Necla Dursun
Kısmette Varsa

“Siyaset bir ilim değil, bir sanattır.” demiş Alman Devlet Adamı Otto von Bismarc. Türk Dil Kurumu’nun “Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış” tanımıyla siyasetin sanat olduğu hususunda her iki tarifin dayanışma içinde olduğu görülür. Siyaset Bilimi adıyla eğitim kurumlarında okutulmasının yanı sıra “bana siyaset yapma” gibi söylevlerle halk arasındaki konuşmalara da nüfuz etmiştir. Zaman zaman siyaseti icra edenlerde bulunması beklenen özelliklerin araştırıldığı görülür. Dürüst, şeffaf, güven veren, ahlaklı, yardımsever, sorun dinleyen, ruhsal dengesi sağlam gibi özelliklerin sıralandığı “İyi Bir Siyasetçi Nasıl Olmalıdır?” konulu kamuoyu araştırmalarına beyazcam da kayıtsız kalmamıştır. Siyaseti ve siyasetçiyi konu alan birçok film kayda alınmıştır. Bu yapımlardan biri ve yazımızın konusu “Nasipse Adayız” isimli filmdir.

İstanbul Beyoğlu İlçesi’nin belediye başkanlığı için yarışan Dr. Kemal Güner’in bir gününü anlatan konusuyla filmde, izleyicinin TV dizilerinden ve sinema filmlerinden tanıdığı Ercan Kesal başroldedir. Esas mesleği doktorluk olan oyuncunun kısa süreli siyasi geçmişinin yanı sıra kaleme aldığı eserlerden bazıları; “Peri Gazozu”, “Cin Aynası”, “Velhasıl”, “Nasipse Adayız”, “Aslında”, “Evvel Zaman” dır.

Ercan Kesal’ın “Nasipse Adayız” isimli kitabından uyarlanan filmin yönetmenliğini, senaristliğini ve yapımcılığını üstlendiği, Türkiye-Sırbistan ortak yapımı olan film Adana Film Festivali’nde En İyi Film dâhil 5 ödül ve İstanbul Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü almıştır. Kesal’ın geçmişte Nuri Bilge Ceylan ve Zeki Demirkubuz ile çalışmalarının etkilerinin görüldüğü yapım otobiyografik özellikler taşımaktadır. Çalışmada diğer rolleri Selin Yeninci, İnanç Konukçu ve Ercan Kesal’ın eşi Nazan Kesal üstlenmektedir.

Film Hakkında

Ercan Kesal’ın 2000’li yılların başında belediye başkanlığına aday olduğu dönemdeki tecrübelerinden kesitleri içeren kitabının uyarlaması olan filmde; başkan adayının maruz kaldığı beklenmedik gelişmeler karşısında takındığı tavırları, tepkileri, uyum çabalarını, vazgeçtiklerini ve geçemediklerini anlatmaktadır. Altı kalın çizgilerle belirginleştirilmiş olan nokta ise; karakterin güçlü iktidar talebidir.

Büyük bölümü bir düğün salonunda geçen filmde mekân İstanbul Okmeydanı, (izlendiğinde edinilen kanaatle) zaman ise günümüzdür. Politik hesapların yürütüldüğü yolculuktaki düğünler, toplantılar, mevlitler, siyasi görüşmelerin gerçekleştiği yerler ise filmin diğer mekânlarıdır.

Seçim için yürütülen yedi aylık koşuşturmacanın devamı olan günde; düğün salonundaki organizasyonda Dr. Kemal Güner’in resmi adaylığının “bir numara” olarak adlandırılan parti genel başkanınca açıklanmasının beklentisiyle yaşananlar izlenmektedir.

Sabah başlayarak gece yarısına kadar uzanan süreç başrolün güçlü görünüşünün arkasındaki zavallılığı ortaya çıkarmaktadır. Bu tezahür ayrıldığı eşiyle olan diyaloğunda ve şoförü Naci’nin iyi niyetli çabalarına verdiği ağır tepkide açığa çıkmaktadır. Film başlarken gösterilen asansör sahnesinde ana karakterin kendisine bir mimik bulma çabası aslında kişiliğindeki karmaşayı ifade etmektedir.

Senaryonun izleyici zihninde çizdiği başkarakterle uyuşmayan sahneler ise hayrete düşürücüdür. “Bunu nasıl yapar?”, “Neden bu kadar ödün vererek bu sürece katlanıyor?” gibi soruları akla getirmektedir. En çok soru sorduran sahne ise; Dr. Kemal Güner’in bir yayaya çarparak trafik kazası yaptığında arabasını ve çarptığı adamı kaza mahallinde bırakarak kaçtığı sahnedir. Hipokrat yemini etmiş bir doktorun, halkın canını ve malını kendisine güvenerek teslim etmesine adaylığını koymuş bir siyasetçinin ve her şeyden öte vicdanlı bir insanın yap(a)mayacağı bir davranış türüdür sahnedeki.

Parti genel başkanıyla görüşme fırsatını tuvalette yakalamayı umut etme girişimi ve seçim vaadi olarak tamir etmesi için Dr. Kemal Güner’in cebine sıkıştırılan takma diş sahneleri ise komik olduğu kadar düşündürücüdür.

Bir günden alınan kesit olduğu için giriş-gelişme-sonuç şeklinde ilerlemeyen filmde, ana karakterin siyasete uygun bir kişilik olmamasından hareketler bir mesaj duyma beklentisine giren izleyicinin bekleyişi nafiledir. Bununla birlikte kamera önünde oyuncu ve arkasında yönetmen olarak efor sarf eden Ercan Kesal’ın İstanbul sokaklarında geçen sahnelerinin doğallığı yardımcı yönetmenlerin başarısına işaret etmektedir.

Sonuç

Dr. Kemal Güner karakterinin içindeki kör noktaların açığa çıkmasıyla, temelde siyaset yapmaya uygun olmayan birinin "tipik" siyasetçi ahlakına (istisnalar tabii ki kaideyi bozmaz) dönüşümü gözler önüne serilmektedir. Ne kadar dürüst, güvenilir bir insan olunursa olunsun ikiyüzlü ve çıkarcı olmaya sürükleyen siyaset dişlisini anlatmasından hareketle, özellikle herhangi bir makama talip olanlar tarafından izlenmesi gereken bir yapımdır. Hem siyasetin hem de insanın karanlık yüzünü anlatan film bir anlamda kendini yazan ve oynayan bir siyasetçinin belgeseli gibidir.

Yönetmen: Ercan Kesal

Senarist: Ercan Kesal

Yapımcı: Ercan Kesal, Kerem Çatay,

Oyuncular: Ercan Kesal, Selin Yeninci, İnanç Konukçu, Müttalip Müjdeci, Nazan Kesal, Valeriu Andriuta

Süre: 105 dakika

Necla Dursun - 16.06.2021

,

337

Necla Dursun Hakkında

Necla Dursun

1976 Sakarya doğumludur. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Yerel Yönetimler Anabilim Dalı Küresel Şehirler ve İstanbul Araştırmaları Bilim Dalı’nda Yüksek Lisansını “Kuzguncuk Semt Tarihini İnsandan Okumak; Bir Seçki ile Şahsiyetler” konulu yüksek lisans teziyle tamamlamıştır. Finans sektöründe çalışmakta ve İstanbul’da yaşamaktadır.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin