Konuşmalar - Aliya İzzetbegoviç

Konuşmalar - Aliya İzzetbegoviç

Konuşmalar - Aliya İzzetbegoviç

07.12.2012 - Enes Yaşar
Konuşmalar - Aliya İzzetbegoviç
Mavi kelebeklerin konduğu çiçeklere doğru çevrilen sayfalarla başlıyoruz kitabımıza. Kanatlarında özgürlüğü taşıyan mavi kelebeklerin yolculuğuyla başlıyoruz... Geçtiğimiz her cümlenin sonu, özgürlüğü taşıyan mavi kelebeklerin yurdunu yakınlıyor bizlere. Ve yakınlanıyor kelebekleri çağıran "diriliş erleri"... Yakınlanıyor sadece insan mezarlarının bulunduğu topraklarda açan çiçekler...

Üçüncü ihtimallerin sembolü olma özelliğini taşımakta olan kitap, Aliya Izzetbegoviç'in yapmış olduğu konuşmalardan, vermiş olduğu röportajlardan ve yazmış olduğu mektuplardan mürettep bir eser olup, ikinci Endülüs soykırımına engel olmaya çalışan Bosna direnişinden kesitler sunmaktadır okuyucusuna. İlk olarak, "Bosna Direniş Mucizesi" başlığı adı altında Aliya Izzetbegoviç'in 1993 yılında askerlerine yapmış olduğu konuşmasıyla başlamaktadır. Ve daha sonraki sayfalarda ise Aralık 1993-Aralık 1994 yılları arasında yapmış olduğu konuşmaları, röportajları ve mektupları yer almaktadır.

Böylelikle kitap, derlenmiş olan bu tarihi belgeler ışığında Bosna'nın tarihine daha iyi bakabilmemizi sağlamakta ve Bosna'nın bağımsızlığıyla başlayan ve savaş boyunca süren siyasi krizleri Izzetbegoç'in gözüyle okuyucusuna yansıtmaktadır. Ayrıca barışla sonuçlanmayan hiçbir savaş yoktur anlayışına da sahip olan Izzetbegoviç, tüm konuşma ve röportajlarında vurguladığı barış kavramını her görüşmesinde öne sürmektedir.

Özellikle Aliya Izzetbegoviç'in direnişçi kişiliğini yansıtmakta olan kitap, Allah'ın tarihi yönlendireceğine inanan bir liderin, teslimiyet ve direniş paydasında birleşebilmeyi öngördüğü düşüncelerinin hâl tercümesini ortaya koymaktadır. Öyle ki Aliya Izzetbegoviç'in yapılan saldırılara cihad anlayışla yaklaşıyor olması da, bu iki kavramı Bosna halkı üzerinde mücadeleci bir ruh olarak yansıtmaktadır.

İlerleyen sayfalar ise üçüncü bir ihtimal olan mücadelelerinin haklılığını hem insanlığın nazarında hem rabbi katında meşrulaştırma gayretinde olan Izzetbegoviç, "savaşın başlaması için tek bir kişi yeterliyken, barış yapmak için iki kişiye ihtiyaç vardır" vurgusunu defalarca yinelemiş olmasına rağmen, Sırpların hiçbir şekilde anlaşmaya yanaşmaması üzerine, Bosna direnişinin kesintisiz olarak devam edeceği belirten konuşmalar yapmıştır. Ki Sırpların en tedirgin olduğu anlar da bu konuşmaların yapıldığı döneme tekabül etmektedir.

Ayrıca Bosna'nın 1939'daki gibi sessizce düşmeyeceğinin mesajını da veren Izzetbegoviç, Batılıların Bosna'ya koydukları ambargonun ellerini kollarını bağlamaya yetmeyeceğini vurguladığı sayfalarda, Bosna halkının silahsızlandırılmasının bütünlüklerine asla gölge düşüremeyeceğini ifade ederek, Sırplara uluslararası beyanlarla gözdağı vermeyi de eksik etmemiştir. Öyle ki Bosna halkını ayakta tutan en büyük etkenlerden birisi de bu olmuştur.

Ve Bosna'nın içinde bulunduğu yangın, böylesine hararetli bir haldeyken bile umutsuzluğa kapılmayan Izzetbegoviç, vermiş olduğu demeçlerde "Biz elimizden geleni yapıyoruz ve Allah'ın tarihi yönlendireceğine inanıyoruz" cümleleriyle, zulüm karşısında dik bir duruş sergilemiştir.

Aşağı yukarı kitabın sonuna kadar vermiş olduğu net ve keskin kararlarla Bosna'nın geleceğinde büyük bir pay sahibi olan Izzetbegoviç, batının ya Sırplar ya da Hırvatlar önerisine ise; İslamla şereflenmiş bir beldeyi zalimlerin eline bırakmanın söz konusu dahi olamayacağını sarahatle dile getirmiştir. Ayrıca hem sözleriyle hem de hem de davranışlarıyla ortaya koyduğu kararlılığını savaşın en güç anında dahi kaybetmemesi, (dünyanın dördüncü gücü olan Yugosylav ordusunun silahları karşında) ona ve halkına büyük bir zaferi muştulamıştır.

Ve kitabın son bölümlerine geldiğimizdeyse, Izzetbegoviç'in Türk basınıyla yapmış olduğu röportajı yer almaktadır. Röportaja ailesinin Osmanlı topraklarından geliş hikayesiyle başlayan Izzetbegoviç, röportajın ilerleyen kısımlarında ise Bosna tarihini; Osmanlı döneminden itibaren alarak savaşın yaşandığı döneme kadar getirmiştir. Son olarak da Bosna ve Türkiye'nin Doğu ve Batı arasında insanlığın refahı için köprü olması gerektiğini belirtmiştir.

KONUŞMALAR
Aliya Izzetbegoviç
Klasik Yayınları
260 sfy
Enes Yaşar - 07.12.2012

,

4297

Enes Yaşar Hakkında

Enes Yaşar
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin