Koşulsuz Şartsız Ebeveynlik, Düşünce, Gurbet LÜY

Koşulsuz Şartsız Ebeveynlik yazısını ve tüm Gurbet LÜY yazılarını Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Koşulsuz Şartsız Ebeveynlik

26.11.2021 12:00 - Gurbet LÜY
Koşulsuz Şartsız Ebeveynlik

"Annee, sınav sonuçları açıklandı."

"Yaa, kaç aldın bakalım?

"70 aldım ama çok zordu, yine de iyi bence"

"İyi mi? Dalga geçiyorsun herhalde? İyi ne demek? O aldığın özel dersler, okula verdiğimiz para, hepsi 70 alman için miydi?"

"Annee, sınav sonuçları açıklandı."

"Yaa, kaç aldın? Yine mi 70?"

"Hayır, 100 aldım bu sefer"

"Yaa, canım benim, akıllı oğlum. Aferin sana. Ne istersin akşama ne yapayım? Dur bir sarılayım sana."

Aynı anne ve aynı çocuk arasında geçen bu iki diyalog; evimizde, çevremizde defalarca şahit olduğumuz diyaloglardan bir örnek sadece. Peki sizce bu işte bir terslik yok mu? Ebeveynler olarak gözden kaçırdığımız, atladığımız bir nokta yok mu?

Her dediğini yaptığımız, ona en iyi şartları sunmaya çalıştığımız çocuğumuzun aslında doğduğu andan itibaren tek bir ihtiyacı var, ebeveynleri tarafından koşulsuz sevilmek. Alfie Kohn Koşulsuz Ebeveynlik kitabında bu durumu çocukları ne yaptıklarına göre değil kim olduklarına göre sevmek olarak tanımlıyor ve sevgiyi iki türe ayırıyor: "Bunların ilki koşullu sevgidir; çocuklar da uygun gördüğümüz davranışlarda bulunarak ve belirlediğimiz standartları tutturarak bu sevgiyi kazanmak zorundadır. İkinci sevgi ise koşulsuzdur, çocukların nasıl davrandığına, ne kadar başarılı olduğuna, ne kadar terbiyeli durduğuna veya benzeri ölçütlere bağlı değildir."

Hiçbir şart koşmadan, çocuğumuzu olduğu gibi kabul ederek, her duygusunun doğru olduğunu ve yaşanması gerektiğini hissettirerek, doğruyu yanlışı korkmadan, çekinmeden tartışmasını sağlayarak ona karşı koşulsuz sevgimizi göstermiş oluruz. Bir çocuk için bu dünya üzerindeki en önemli kişiler ebeveynleridir. Anne babası ne yaparsa yapsın çocuğunun gözünde mükemmeldir ve olumsuz durumlarla karşılaştığında çocuk suçu hep kendisinde arar. Annesinin sinirli olmasından, babasının çok çalışmasından, ebeveynlerinin boşanmasından hep çocuk suçludur kendi gözünde. Evliliğin tuzu biberi dediğimiz küçük tartışmalar için bile kendisini sebep görüp, üzülebilir. Bizim gözümüzde iyi(!) olabilmek için de her şeyi yapmaya hazırdır. Yoksa annesinden şiddet gören bir çocuk neden sakinleşebilmek için annesine sarılmak istesin ki? Ona göre kendisi dayak yemeyi hak etmiştir, anne babasının bir suçu yoktur.

Bu yaklaşım aklınıza şu durumu getirmesin, çocuk ne yaparsa yapsın biz hiç sesimizi çıkarmayacağız, her dediğini yapıp, her şeyi kabul edeceğiz. Burada vurgulanmak istenen yapılanlar değil, çocuğun ne hissetttiğidir. Çocuk hata yapabilir, tıpkı biz yetişkinlerin yaptığı gibi, ama önemli olan hata ve çatışma durumlarında çocuğun davranışlarına odaklanıp onları düzeltmeye çalışmaktansa, duygularına odaklanıp, çocuğun da duygularını anlamlandırmasına yardımcı olarak çatışmayı çözmeye çalışmaktır. Bu birlikte çalışmayı gerektirir. Yoksa "Hata yaptın cezalısın" deyip odasına göndermeyi çözüm sanmak, bir zamanlar yapılan ebeveynlik telkinleriyle bunun doğru olduğunu düşünerek hareket etmek kolaydır. Ama çocuğumuzu odasına gönderdiğimiz anda yaptığı hatalı davranış üzerine konuşmak ve "Ne yaparsan yap seni seviyorum" duygusunu hissettirmek çok zordur. Ve çocukların tek istediği de bu duyguyu hissedebilmektir. Ne olursa olsun anne babasının onu sevdiğini bilmek bir çocuk için tüm hayatını sağlıklı düzenleyebilmesi için gerekli olan tek şarttır.

Bizim toplumsal kodlarımız çocukları ehlileştirilmesi gereken varlıklar olarak görmemize sebep oluyor. "Kucağına alma, her dediğini yapma, bırak kendisi uyusun, aman ne de şımarık laftan anlamıyor, biz babamızın yanında çocuklarımızı sevemezdik, çocuğu koyardık beşiğe kendisi yatardı tüm gün" cümleleri bir anne babanın çocuk doğduğu andan itibaren çevresinden duyduğu sözlerden sadece birkaç tanesi. Dünyaya getirdiğimiz çocuğumuz sanki bir hamur biz de ebeveynleri olarak o hamura şekil vermeye çalışıyoruz. Çocuklarımızın onlara şekil vermemize değil kendi hayatını şekillendirirken rehberlik etmemize ihtiyacı var. Doğdukları andan itibaren ihtiyaç duydukları sevgiyi vermek ve onlara rehberlik etmekten başka yapacağımız çok fazla bir şey yok aslında.

Ebeveynlik alanında birçok çalışmaya imza atmış ve bakış açısıyla kendini kanıtlamış olan Alfie Kohn'un bu kitabını tüm ebeveynlerin hatta sadece ebeveynler değil tüm yetişkinlerin okuması gerekir. Çocuğa bakış açımız toplumca değişmediği sürece ilerlememiz ve gelecek nesillere mutlu bir hayat sunmamızın, çocuklarımızın hem fiziksel hem de psikolojik olarak sağlıklı bireyler olmasının pek olanağı yok gibi. "Tüm ebeveynlerin biraz dinginleşmesi ve çocuklarına kendi hızında büyüme şansı vermesi gerekir." Bu şansı verebilmek için de okumak, öğrenmek, kendimizi geliştirmek zorundayız. Yazarın hem bu kitabını hem de tüm külliyatını okumanızı ısrarla öneriyorum.

Koşulsuz Ebeveynlik
Alfie Kohn
Görünmez Adam Yayınları
2020


Yazar: Gurbet LÜY - Yayın Tarihi: 26.11.2021 12:00 - Güncelleme Tarihi: 26.11.2021 12:23

,

158

Gurbet LÜY Hakkında

Gurbet LÜY

Gurbet LÜY ismine kayıtlı 5 yazı bulunmaktadır.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin