Kovulmuşların Evi - Ali Ayçil

Kovulmuşların Evi - Ali Ayçil

Kovulmuşların Evi - Ali Ayçil

21.06.2011 - Feyzi Baran
Kovulmuşların Evi - Ali Ayçil

"İçimizden biri, o en çok siyahlar giyinen, bir gün unutulmaz bir sevinçle daldı aramıza "gidiyorum " dedi. Oysa bilmediği bir şey vardı, ancak gittiğinde öğrenebileceği bir şey: başkalarının topraklarında mutsuzlukta bir yabancıdır."

Bir şairin kaleminden çıkan 34 deneme. Ameliyat masasındaki hastaya özenle atılan 34 sütür gibi. Her biri itinayla işlenmiş. Bir şairin kaleminden çıkarda deneme şiir kokmaz mı? hemde buram buram şiir kokar. Denemelerinde oldukça sarsıcı konulara değinen yazar, hayatın içinden kesitlerden can alıcı mesajlar vermekte.

Hani o yüreğimizin kuytularında sakladığımız acılarımız varya. Gün ışığına yüzleşmeye korktuğumuz acılarımız. Dile getirilmesinden çekindiğimiz, günde beş vakit dualarına çıktığımız acılarımız. Ve hayatımızın gerçekleri vardır. Ne kadar kaçarsak kaçalım gölgemiz gibi peşimizi bırakmayan gerçeklerimiz. Bir gün şehrin arka sokaklarında onunla yalnız başına kalacağımız gerçeklerimiz vardır. İşte "Kovulmuşların Evi" bu arka sokaklarda kapısı acık, gerçeklerimizle ve acılarımızla yüzleşmenin, provasını yaptığımız 108 sayfa.

Bu deneme benim için yazılmış diyeceğiniz yazıların olduğuna inanıyorum bu kitapta. Sahipleneceğiniz, altını çizeceğiniz, başlığına yıldızlar atacağınız denemeler. Kovulmuşların evi geniş bir perspektiften bakabilmiş, üzerinde iyi düşünülmüş bir kitap.

Yaranız hangi başlığın altında olursa olsun, ya ona dair bir merhem buluyor ya da o merheme götürecek bir yolla karşılaşıyorsunuz. Kovulmuşların evi sentetik ilaçların olmadığı mütevazi bir ecza deposu da diyebiliriz.

Dili itibariyle samimi, içten, akıcı, kimi zaman sarsıcı, kimi zaman dingin bir dil kullanılmış. Yazdığı her cümle bizi; geçmişimize, kaybettiklerimize ya da özlem duyduklarımıza karşı tekrar tekrar düşünmeye sevk ediyor. Şunu diyebilirim bu cümleler rahatsız edici…

"baktık ve kısa anlığına da olsa anladık ki, içimizde herkesin bir göç zamanı var; şuanda içimizden birisi, anons edilen ölümüyle kendi uyarı sırasını savmakta."

Kitabın beni en etkileyen cümleleri şunlar olmuştu, sanırım tamda bu yarayı düşünürken bana cevap olduğu içindi beklide…

"dünyadan el etek çekmek istediğimizde, karşımıza ilk çıkan yine dünya olur. Muzipçe, "nereye gidiyorsun?" diye sorar bize."

Ve biraz ilerler…

"oysa hayat işini iyi bilen bir tüccardır."

ve merhem aynı denemenin içinden:

"gidip, küçük bir caminin iki vakit arasındaki tenhalığına bağdaş kurduğumuzda, bizden başka kıskanılacak kimse yoktur…"

Kovulmuşların evi hiçte size yabancı olmayan bir ev. Gidin bir ziyaret edin derim. Şunu da unutmadan;

"hatırlamakta bir ihanettir."

Kovulmuşların Evi
Ali Ayçil
Timaş Yayınları
108 Sayfa

Feyzi Baran - 21.06.2011

,

2604

Feyzi Baran Hakkında

Feyzi Baran

Feyzi Baran, 1987 yılında Diyarbakır’da doğdu. İlkokulu ve liseyi Diyarbakır’da bitirdi. Fırat üniversitesi matematik bölümünü okudu. Şu an Dicle üniversitesinde sağlık memurluğu bölümüne devam etmekte. Mezopotamya Şiir Platformunu kurup, yönetti. Diyarbakır ‘da şiirin sevilmesi için birçok program düzenlendi. Şiir atölyesi çalışmalarında bulundu. İnsan hakları savunucusu, çeşitli sivil toplum kuruluşlarında çalışmalar yaptı. Ulusal gençlik platformlarında yer aldı. Hala Diyarbakır da yaşıyor.

Yorumlar
  • Gülnaz Eliaçık 2011.06.22 06:58

    Bu kitap değerlendirme yazınızda ki sırf şu cümle için bile okunur: "Kovulmuşların evi sentetik ilaçların olmadığı mütevazi bir ecza deposu da diyebiliriz."

    Teşekkürler.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin