KOZMOS’A KÜÇÜK YOLCULUK

KOZMOS’A KÜÇÜK YOLCULUK

KOZMOS’A KÜÇÜK YOLCULUK

01.09.2021 - Sümeyye Ergün
KOZMOS’A KÜÇÜK YOLCULUK

Sümeyye Ergün yazdı...

“İnsanın bu âlemdeki küçük yolculuğu evrenin sırlarının saklı olduğu büyük kozmosu anlamaya yetecek mi?”

Evrenin büyüklüğü insan ömrünün kısalığı düşünüldüğünde bu sorunun cevabı açıktır. Bunun yanında şu anki bilgilerimiz sadece bizlerin ürünü değil büyük bir mirasın sonucudur. Bizler de ömrümüz vefa ettiği sürece bu mirasa katkıda bulunacağız ve anlam yolculuğuna dâhil olacağız. Peki anlayamadıklarımız? Sırrına temas edip, hayran kalıp, künhüne vâkıf olamadıklarımız? Bu belgesel okumamızda tam da böyle bir konuya temas edeceğiz: Kuantum Teorisi…

İnsanın bir nokta mesabesinde bile olmadığı makro âlemin büyüklüğü düşünüldüğünde hayret etmemek mümkün değil. Buna ek olarak bir de atom altı dediğimiz mikro âlem de var ki bahsimiz orada geçiyor. Bu iki âlemin birbiri ile olan iletişimi, irtibatı ise büyüleyici. Belgesel Socrates’in: “Tek bildiğim şey hiçbir şey bilmediğimdir.” cümlesi ile başlıyor ve peşinden şöyle bir soru geliyor: “Gerçek nedir? Beş duyumuzla algıladığımız bu dünya gerçek mi?” Belgeselde farklı alanda uzmanlaşmış kişilerin kuantum fiziği hakkında açıklamalarını görüyoruz. Sinan Canan karşımıza çıkan ilk isim ve bu soruya cevabı bunun mümkün olmadığı yönünde. “Dış dünyayı olduğu gibi deneyimlememiz mümkün değil. Beyin dediğimiz organ aldığı bilgilerle bize bir resim çiziyor. Bizim gerçeklik dediğimiz şey kafamızın içinde bir sahneden ibaret.” Bu cevaptan sonra soru daha anlamlı hale geliyor ve daha bir merakla ve dikkatle izlemeye devam ediyorsunuz. Belgeselin bu yönü oldukça başarılı. İlgi duyanların keyifle izleyeceği, konu ile ilgili bir malumatı olmayanların da merakla takip edebileceği ve anlayabileceği bir üslup kullanılmış.

Metin Arık, belgeselde karşımıza çıkan isimlerden ve Kuantum fiziğinin kaynağını ifade ediyor. Nedir peki kaynağı? “Newton fiziğine bir düzeltme olarak ortaya çıktı. Atomların dünyasını klasik Newton mekaniği ile açıklayamıyoruz. İşte Kuantum mekaniği burada geliştirildi.” Belgeselde de ifade edildiği gibi günümüzde hakim olan boğucu Batı medeniyetinin temellerinde bu neden-sonuç ilişkisine bağlı Newtoncu paradigma var. Kuantum teorisinin tamamlayan yönü ise mekanik neden-sonuç ilişkisinden ziyade her bir bireyin kendi yaşamında da deneyimlediği gibi yaşamımızdaki ilginçlikleri, mucizeleri, sıçramaları ve beklenmedik olayları hesaba katıyor oluşu. Burada karşımıza meşhur çift yarık deneyi çıkıyor. Parça ve dalganın davranışlarını gözlemleyen bu deney parçacık olarak ele aldığı elektronların davranışında beklenmedik bir şey gözlemliyor. Elektronlar parçacık olmasına rağmen dalga gibi davranıyorlar. Bilim insanları bunun nedenini anlamak için deney esnasında elektronları gözlemliyor ve gözlemlenen elektronlar ise bilim insanlarını tekrar şaşkınlığa uğratarak gözlemlendiği esnada parçacık gibi davranıyor. Yani elektron parçacık mı yoksa dalga gibi mi davranacağına gözlemlenip gözlemlenmemesine göre karar veriyor. İşte bu “ Kuantum teorisinin kalbinde yatan gariplikti.”

Dr. Kuantum diye tanıdığımız Dr. Fred Allan Wolf’da belgeselde yer alan isimlerden. “Kuantum teorisi akılcıdır, belirlidir ama bir farklılık vardır. O gerçeklerden daha çok olasılıkları belirler.“ Kuantum teorisinin bir başka yönü de bu olasılıkların neden olduğu “Dolanıklık” ilkesi. Birbirinden çok uzakta ve bağımsız olayların arasında bir ilişkinin var olması ve birbirini etkileyebilmesi. Mahmud Erol Kılıç da belgeselde Kuantum teorisinin “dolanıklık ilkesine” mukabil Hz. Mevlana’nın bir sözünü aktarıyor: “Bizler tek kanatlı melekleriz. Ancak birbirimize sarılmak suretiyle uçabiliriz.” Her şeyin birbiriyle merbut, irtibatlı olduğunu söylüyor. Her şeyin anında birbirini etkilemesi ve birbiriyle olan bu ilişkisi aklımıza zaman kavramını getiriyor ister istemez. Nasıl oluyor da bir şey kendisinden çok uzaktaki başka bir şeyi anında etkileyebiliyor? Haluk Berkmen de belgeselde yer alan isimlerden ve bakın bu soruya cevabı nasıl. “Orada zaman kavramı bitiyor. Bir şey diğer şeyle etkileşebiliyor. Bu olay ne demektir? Bu olay zamanın olmadığını ya da bizim beynimizin bir ürünü olduğunu gösteriyor. Fakat aslında sadece an kavramının geçerli olduğunu anlıyoruz.” Zaman kavramı beynimizin bir ürünü olabilir mi? Bu kısım daha önce izlemiş olduğum bir belgeseli aklıma getirdi. Bir kaza sonucu kazayı geçiren kişide zaman kavramı değişiyordu. Saatler geçmesine rağmen ona sadece çok kısa bir süre gibi geliyordu. Zaman kavramını böyle düşününce Tasavvuf alanında karşımıza çıkan “ibnülvakt” yani “zamanın oğlu” kavramı daha bir anlamlı hale geliyor. Düşününce var olmayan iki zaman dilimi geçmiş üzüntüsü ve gelecek kaygısından azade olmak ve bize verilmiş olan anı en iyi bir şekilde değerlendirmek. Belgesele bu noktadan sonra farklı bir gözle bakmaya başladım. Dr. Kuantum da kitaplarında Hz. Mevlana’dan çok alıntılar yaptığını söylüyor. Bunun nedenini bir evren yaratmanın temelinde döngüler olduğunu, atomların ve elektronların dönüşünde adeta bir dans gibi saf bir sufizm olduğunu belirtiyor. Bu döngüleri günde, gecede, mevsimlerin geçişinde, insanın doğum ve ölümünde ve dahi içinde yaşadığımız dünyamızın ve galaksimizin hareketlerinde de görmekteyiz. Tasavvufta da “daireyi tamamlamak” diye bir tabir vardır ki o da dervişin gönlünün terbiyesi ile mümkündür. Bu döngü kavramına hem bizim geleneğimizde hem de antik yunan düşüncesinde yer alan “Âlem büyük insan; insan küçük âlem” düşüncesi minvalinde de bakabiliriz. Her şeyin birbiri ile irtibatını ve etkileşimini bir günümüzü uyanık ve dikkatli bir şekilde geçirirsek görebiliriz. İncelediğimiz belgesel de Socrates’in bir cümlesi ile nihayete eriyor: “Kendini tanı o zaman başkalarını ve evreni de tanıyacaksın.” Bizlerin de aşina olduğu bu cümle insanın kendisini tanımasının mucizelere kapı aralamasının bir anahtarı olduğunu söylüyor.

Belgesel süre olarak kısa olmasına rağmen muhteva olarak muazzam bir derinliğe sahip. Belgeselde kuantum teorisine ilmi yaklaşımın önemi ve bu geliştirilen teorinin nerelerde kullanılabileceği gibi daha pek çok konuya temas ediliyor. Temas edilen diğer konuları meraklı okurlara bırakarak âleme bakışınızda keyifli seyirler dilerim…

Kozmos’a Küçük Yolculuk

TrtBelgesel Orijinal Yapımı

Yönetmen: Ayla Karlı Tezgören

Süre: 49:37

Sümeyye Ergün - 01.09.2021

,

266

Sümeyye Ergün Hakkında

Sümeyye Ergün

1993 yılında Afyonkarahisar'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini burada tamamlandıktan sonra, lisans eğitimini Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Bölümünde tamamladı. Aynı üniversitede İslam Felsefesi alanında yüksek lisans eğitimine devam etmekte olup tezini yazmaya muktedir olabilmek için faal akıldan ilham bekliyor. Şu anda Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde çalışıyor ve Afyon'da ikamet ediyor.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin