“Kültüre Adanmış Bir Ömür” Üzerine

“Kültüre Adanmış Bir Ömür” Üzerine

“Kültüre Adanmış Bir Ömür” Üzerine

11.06.2020 - Ethem Erdoğan
“Kültüre Adanmış Bir Ömür” Üzerine

80lerin sonu ve 90lı yılların başında lisedeydim. O yıllar, kendini bir şekilde sisteme uzak addedenlerin; Oğlum Osman, Kızım Ayşe tarzı hidayet romanları okuduğu yıllar. Dava adamı olarak bildiğimiz ve kitaplarını gizli saklı okuduğumuz üstat Necip Fazıl’ın Çöle İnen Nur, Ulu Hakan Abdülhamid Han, Sultan Vahidüddin, Son Devrin Mazlumları, Sahte Kahramanlar gibi kitaplarını bulup okumuştum. Fikir tamamdı ancak bilgi zayıf ve bulanıktı. Üstat ispatlamıyordu, buna ihtiyaç da duymuyordu, ama ikna ediyordu. Bu metinlere dâhil olmak gurur ve huzur vericiydi. İçerik zihnimi meşgul ediyor ve bir çıkış arıyordum. Bazı şeyler eksikti. Taşrada fukara bir lise öğrencisi olarak bulamamam gereken iki kitabı buldum. Aslında o kitaplar beni buldu. İlki “Batılılaşma İhaneti” idi. D. Mehmet Doğan ismiyle ilk karşılaşmam. Okuduğumda beynimden vuruldum. Elimde bunu gören edebiyat öğretmenimiz Temellerin Duruşması’nı verdi. O dönem lise okuyan pek çok insan gibi fikir dünyamızı oluşturan eserler bunlar olmuştu.

Batılılaşma İhaneti daha önsözünden itibaren müthiş iddialarda bulunuyor, batılılaşmanın batılıların zorlaması ile yapıldığına dair tespitlerde bulunuyordu. Ele geçirilen “aydın” zümresi ve azınlıklar üzerinden kurulan sistemle “halk”ın bir nevi savaşından söz ediyordu. Sözde aydın kitlesinin kökünden kopuk “medeni” tavrı halk tarafından tutulmamış hatta “gavurluk” suçlaması ile karşılık bulmuştu. İlk bölümdeki “Mustafa Reşit Paşadan Günümüze Batılılaşma İhaneti” başlığı bile değerler dizisi (paradigma) iflası demekti. 11 yıl devletin bize öğrettiklerinin hiçbir hükmü yoktu artık. Deliller, tanık göstermeler ve dipnotlar belki de ilk kez rastladığım şeylerdi. Benim gibi geleneksel yapılarda yetişmeye çalışan insanlar üzerinde, bildiğimiz ama korku ve kaygıdan dile getiremediğimiz pek çok mesele ile ilgili, derin ve köklü etkiler bıraktı. Mesela Kabaklı Hoca da Temellerin Duruşması’nda ‘Son iki yüz yılın yakın tarihi genellikle yanlış okutulmaktadır. Oysa tarihimizi yanlış okutmaya, hiçbir zaruret ve hiçbir mazeret yoktur. Olsa olsa, doğrunun ışıkları, belki bazı gözleri kamaştıracak ve belki bazı çıkar tezgâhlarının işlemesini önleyecektir’. Demişti. Kafamdaki soru işaretlerinin şiddetlenip sonra da infilak ettiği dönemler.

Girizgâh uzadı. Yazmam gereken eser Mahmut Bıyıklı’nın “Kültüre Adanmış Bir Ömür, D. Mehmet Doğan” adlı kitabı. Eserin önsözünde yazar “adanmak” nitelemesiyle konuya giriyor. Necip Fazıl ve Nurettin Topçu örneklerinden sonra “Mankurtlaştırılmaya çalışılan nesilleri korumak için kalemi kılıç gibi kuşanarak meydan yerine atılır biri; o atılıştaki samimiyet ve iyi niyet o kişiyi Mehmet Doğan yapar. Tarihin hiçbir sayfasında dertsizlerin ismi geçmez. Tarihe geçenler hep adanmayı şahsiyet haline getiren anıt kişiliklerdir.” Diyor. Bu çarpıcı tespitle başlamış olalım.

Eser D. Mehmet Doğan’ın 50. Yazarlık yılına bir armağan olmak üzere hazırlanmış. Geniş ve derin dört söyleşi ve bir önsözden oluşuyor. Önsöz de kendi içinde, D. Mehmet Doğan’ın hayatını adadığı dava üzerinden alanlara ayrılarak sunulmuş. Bu alanların başlıkları şöyle: Yazarlara önderlik: Bu bölümde D. Mehmet Doğan’ın “Yazarlar Birliği” üzerinden yaptıkları kısaca anlatılmış. Kutlu Sorumluluk: Bu bölümde D. Mehmet Doğan’ın; “YERLİ” olmak ve kalmak hususundaki öğretmenliğine değinilmiş. Dil Davası: Bu bölümde D. Mehmet Doğan’ın; DİL üzerinden millete yapılan saldırılar karşısında takındığı tavır dile getirilmiş. Efsane Kitap: Bu bölümde D. Mehmet Doğan’ın; “Batılılaşma İhaneti” eserinin şartları ve tarihçesi kısaca ifade edilmiş. Milletine Cömert: Bu bölümde D. Mehmet Doğan’ın; ömrünü milletine ve onun değerlerine vakfetmekteki cömertliği vurgulanmış.

Eser 4 ana bölümden oluşuyor. İlk bölüm DÜNDEN BUGÜNE. Bu bölümde, D. Mehmet Doğan’ın çocukluk yılları, üzerinde etkisi olanlar, kitap okumaya başlaması, o bölgedeki ad verme şekilleri, onu etkileyen kitaplar/dergiler, okul yıllarının nasıl geçtiği, üniversite yılları, Hareket Dergisi ve Nurettin Topçu ile tanışma, 12 Mart öncesi ve sonrası siyasi kargaşa, TRT dönemi, RTÜK dönemi, Ankara ve İstanbul’a dair görüşleri, çalışma disiplini gibi konular sorulara verilen cevaplarla açıklanmış. Bu bölümden çok önemsediğim bazı kısımları aktarayım. TRT döneminde ilk olmak üzere girişilen işlerden ULUCAMİ belgeseli. “Bu TRT’de yapılmış ilk dinî-kültürel belgeseldir.” (s24). ‘TRT çalışanlarının direncine rağmen Cemil Meriç, Ali Nihat Tarlan, Aşık Reyhani ile konuşmalar’, “Güzel Bir Türkçe” programı, “Kaybolan Şehirler”, “Yaşayan Geçmiş” ve “Mimar Sinan” belgeselleri gibi işlere imza atmak, o dönem için çok şeydir. Dava adamlığı ve adanmak kavramlarına müthiş örnekliktir. Ancak bu konuda en bariz ve en saygıdeğer hareket RTÜK üyeliği sırasında 28 Şubat’ın kudretli generallerinden gelen ‘şu televizyonu, şu radyoyu kapatın’ şeklindeki yazılı talimatları karşısında verdiği tepki ve direniş de efsanedir: “Çevik Bir RTÜK’ü genelkurmayın bir alt birimi zannediyor../..Diyebilirim ki genel olarak sağ denilebilecek bütün televizyonlar bu şekilde (direnişini kastediyor) ayakta kalabildiler”(s28-29)

  1. Mehmet Doğan’ın çalışma disiplinine dair söyledikleri de aslında bir “kültür adamı” ve “dava adamı”nda olması gereken özellikler bakımından örnektir. Özetle ‘Erken yatar erken kalkarım, sabah iki sayfa Kuranı Kerim okurum, yazmakta olduğum yazı ya da çalışmakta olduğum bir konu varsa ona devam ederim. Öğlene kadar bütün yazı işlerimi bitirmiş olurum.’ Genç kuşak kültür adamlarının kulakları çınlasın!

İkinci bölüme YAZILAR, YAZARLAR, KİTAPLAR adı verilmiş. Hacim olarak en küçük olan bölüm. Bu bölümde yazarlık serüveni anlatılmış. Yine çok önemli gördüğüm için sözlük çalışmalarına ve “Batılılaşma İhaneti”ne dair kısa notlar paylaşayım. “Sözlüğü bastırabilmek için Milli Gazete ve Yeni Devir’de ücretsiz ilanlar yayınlattım../.. Bir broşür bastırıp öğretmenlere ve ilgili olabilecek kişilere gönderdim../..Daha ortada olmayan bir ürün için bin kadar talep geldi. Biz o bin talepten gelen para ile sözlüğü 5 bin adet bastırdık.” Bu çabalar kutsaldır. Bu çabayı karşılıksız bırakmayıp destek olan o bin kişiye selam olsun.

“Batılılaşma İhaneti”ne dair kendi söyledikleri de girizgâhta ifade ettiklerimi doğruluyor. “Söylenmesi gerekeni dosdoğru söyleyen bir kitap. Ama arka planı olan bir kitap../.. Şunlardan ötürü bunu söylüyorum ve arka planım budur, diyen bir kitap.”

Üçüncü bölüme TYB’NİN UZUN YÜRÜYÜŞÜ adı verilmiş. Bu bölümde de kısaca birliğin hangi ihtiyaca binaen kurulduğu, hangi hizmetleri ve ilkleri yaptığı, kültür ve eğitime katkıları hatta yazar okulu çalışmaları anlatılmış. (Çeşitli yerlerde buna benzer çalışma yapanlar için de kaynaktır.),

Son bölüme ŞAHSİYETLER, HATIRALAR, GÖRÜŞLER adı verilmiş. Dil davası, kültür davası, stklar, kültürel iktidar, siyaset, öncü şahsiyetler, modernleşme, harf ve dil devrimi, milli eğitim gibi çok önemli hususlarda fikirleri alınmış üstadın.

Şimdi “Bu kitapta eleştirilecek hiç mi bir şey yok?” diyen de olabilir. Bu kişilerden istirham ederim, bu kitapla gençleri buluştursunlar. Mesele bir kitap değil bir dava. Dolayısıyla bu kitabın daha çok kişiyle buluşması adına bu yazı yazıldı. Kitapta olanların tadımlık cümleler ve özetler verildi. Ülke ve milletimizin son asırdaki kültür, dil ve kimlik macerası, son iki buçuk-üç asırdaki ihanetlerin bir yansıması. Bu kitaba emeği geçen herkese can u gönülden teşekkür ederim.

Kültüre Adanmış Bir Ömür D. Mehmet Doğan

Mahmut Bıyıklı

Okur Kitaplığı

Ethem Erdoğan - 11.06.2020

,

3146

Ethem Erdoğan Hakkında

Ethem Erdoğan

Kütahya doğumlu. 1995 yılında Alkım edebiyat dergisini bir grup arkadaşıyla beraber çıkardı. Yazı ve şiirlerini Alkım, Kırağı, İpek Dili, Edebiyat Ortamı, Hece ve Yediiklim edebiyat dergilerinde yayınladı.

Yorumlar
  • Yunus Özdemi̇r 2020.06.11 09:13

    Mehmet Doğan, çok kıymetli bir yazardır.
    Böyle bir kitabın hazırlanması önemli bir eksikliği gidermiş oldu.
    Teşekkürler. Saygılar.

  • Kemal Öz 2020.06.12 22:44

    Anladığım kadarıyla, efsane bir yazar. Gücüm yettikçe tüm kitaplarını okuyacağım. İkna oldum. Teşekkürler

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin