Kur’an Kıssaları ve Medeniyetlerin İnşası

Kur’an Kıssaları ve Medeniyetlerin İnşası

Kur’an Kıssaları ve Medeniyetlerin İnşası

18.03.2015 - Mustafa Atalay
Kur’an Kıssaları ve Medeniyetlerin İnşası

Anlatmak, nakletmek, bir şeyin izini sürmek gibi çeşitli anlamlara gelen kıssa kavramı, Kur’an’i ıstılahta karşımıza pratiğin bilgisi olarak ortaya çıkar. İnsanlık serüveni içerisinde, kulluğun temel kodlarını barındıran ve insanlığa yol gösterici bir misyona ev sahipliği yapan kıssalar, kavramların elbisesine bürünen anlamları ‘ibret’ eksenli okumamızı sağlar.

Tarihsel gerçeklikten bir parça olarak kıssalar, medeniyetlerin inşa ve yıkılış kodlarını bünyesinde barındırması hasebiyle dikkatlerimizi bir kat daha celbeder. Hususen yeni bir medeniyet inşasının, eski medeniyetlerin izlerini doğru okumaktan geçtiği de bir gerçektir. Bu yüzden, bulunduğu zaman ve şartların izlerini de bünyesinde barındırması hasebiyle kıssaları anlamak için zihnimizde tarihsel bir zeminin oluşması gerekmektedir.  Bu gerçekten hareketle Prof. Dr. Abdulbaki Güneş, kıssaların izlerini takip etmemiz amacıyla öncelikle medeniyetlerin geçirdiği evreleri gözler önüne sererek mukaddime tadında bir eseri gönüllerimize sunmuştur.

Kur’an kıssalarını yaşanmış birer gerçeklik olarak değerlendiren yazarımız, bazı kıssaların kurgusal nitelikli olduğuna dair yorumları reddetmektedir. Kıssaların gerçek bir bilgilendirme olduğunu, beşeriyet için yararlı olan bir hakikatin tecelli edip, Allah’ın insanlar hakkındaki yasalarının zuhur ettiği bir tarihsel panaroma olarak görülmesi gerektiğini vurgular. Yaşanmış gerçek hikâyeler olarak kıssaların, başka versiyonları ile tezahürünün mümkün olmasına dikkat çekilen eserde, kıssaların hayatı inşa edici boyutuna yapılan atıfları sıklıkla görebilmek mümkündür. Kur’an kıssalarının temel hedeflerini açıklayan eser yeryüzünü imar etme sorumluluğumuza da katkıda bulunmak ister. İman ile ilmin arasını uzlaştırıp, akıl ile vahyi barıştırarak, hurafe ve çağ dışı düşünceleri atıp silerek kıssaların mesajını hayatımıza tatbik etmemizi öğütler.

Dün ve bugün sentezini eserinde ince bir ustalıkla işleyen yazarımız: “Geçmişini unutan toplumlar, özgüvene de sahip olamazlar, dolaysıyla şu anlarını ve geleceklerini yapılandırmaktan ve şekillendirmekten acizdirler” diyerek medeniyetler arası bağlara dikkat çeker.

Okurlarına Kur’an kıssalarının geleceği dokuyan ilmi boyutunu hatırlatmadan geçmez. Kıssaların şuurlu bir neslin oluşmasına olan katkısını fil suresi temelinde örneklendirir. Çocuklarımıza fil suresi özelinde, vahiy öncesi durumla birlikte dini, tarihi, milletlerarası ilişkileri ve arap yarımadasını resmedebileceğimizi ve onların şahsiyetli birer insan olabilmelerinin temelini atabileceğimizi anlatır. Eser, Talut kıssasıyla savaş ve zafer ahlakını, Kehf ehliyle ferdi sorumluluk bilincini, Yunus kavmiyle çöküşten kurtulma yollarını bizlere gösterir. Medeniyetlerin çöküş nedenlerine hayli hacimli bir bölüm ayıran yazarımız, özellikle zihni melekelerimize her nefsin bir ölümü olduğu gibi her medeniyetin de bir ölümü olacağı gerçeğini yerleştirir. Sonrasında ayetlerden sunduğu örneklerle toplumları çöküş sürecine götüren maddeleri bir biri ardınca sıralar. Toplumsal yaşam biçimimizin çevremizi de etkilediğini belirten eserimiz, Nuh, Ad ve Semud kavimlerinin eğer doğru yolda olsalardı hangi nimetlere nail olacaklarını Rabbimizin ifade ettiğini belirtiyor.

Sonuç olarak, insan bedeninin çeşitli hastalıkların tehdidine nasıl açık olduğunu biliyorsak, kurulan bir medeniyetin de her türlü hastalıklara maruz kalacağını bilmemiz gerekiyor. Yapmamız gereken eski medeniyetlerin hastalıklarını iyi teşhis etmek, tedavi yollarını arayarak sabır ve sebat ile bir inşa faaliyetine girmektir. Bunun da yolunun kıssaların medeniyet eksenli okunmasından, bahusus bu eserden, geçtiğini unutmamak gerekir.

Kur’an Kıssaları ve Medeniyetlerin İnşası

Abdulbaki Güneş

Gündönümü Yayınları

272 sayfa

Mustafa Atalay - 18.03.2015

,

2964

Mustafa Atalay Hakkında

Mustafa Atalay

Bir gölün kıyısında 88 yılının Temmuz sıcağında hayata gözlerini açtı. Eğitiminin büyük bölümünü burada geçirdi. Bir denizin kıyısında 2007-2012 yılları arası Üniversite eğitimiyle birlikte hayat eğitimi de aldı.

Bir gölün kıyısına döndüğü yaşamını, 2012 Ağustos'undan bu yana 'Lale'lerle bezeli düşüncelerle 'Eczane'sinde devam ettiriyor.

Okuyor, yazıyor, çalışıyor ve başka alanlarda eğitimine devam ediyor.

Daha önce Üniversite bünyesinde çıkarılan Sentez Dergisi'nin editörlük ve yazı işleri sorumluluğu görevlerini üstlendi. Kardelen Derneği Bülteni'nin editörlüğünü yaptı. Dernek ve Vakıf bültenlerinde ara ara göründü, Alıntılar Mektebi'nde talebe oldu, Yolcu Dergisi'nde nefeslendi, on5yirmi5.com'da uzun bir serencamı oldu. Kitaphaber.com.tr'yi ise evi gibi görüyor...

Facebook: mvatalay
Twitter:@ayn_sin_kaf
Blog:http://aynsinkaf.blogspot.com.tr

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin