Kur'an'a Göre Şirk - Zeynep Işık

Kur'an'a Göre Şirk - Zeynep Işık

Kur'an'a Göre Şirk - Zeynep Işık

17.06.2011 - Fatmanur Demir
Kur'an'a Göre Şirk - Zeynep Işık
Şirk kelime olarak şerike kökünden gelir. Yani ortak anlamındadır. Aynı görevi üstlenmiş olan iki insan ya da varlık olarak algılanır duyulan tarafından. Hatta bazı bölgelerde kumalar birbirine “Şerik” diye hitap eder. Yani ortağım. İşte Allah’a karşı yapılan şirk de ona ortaklar biçmek, onu haşa kainatın tüm düzenini idare etmeye muktedir görememek ve bu nedenle ona yardımcılar tahsis etmek manasında kullanılır. Bu durum çeşitli şekillerle hayatın her alanına yayılmış durumda maalesef. Ve esefle söylemek gerekir ki, şirk tuzağına düşen birçok insan da bunun farkında değil. Kimileri ise uyarılmasına rağmen şirk olayına devam etmekte… Böylesi insanların ismi “Müşrik” olarak geçiyor dini literatürde. Toplumun itikadi hastalıklarının başını çekmekte şirk. İşte bu nedenle yazılmıştır bu kitap ve benzerleri. Toplumu bilinçlendirmek, uyuyan zihinleri ve kalpleri uyandırmak ve yamuk inanç anlayışlarını merkeze oturtmak için.

Hayat kitabımız olan Kur’an-ı Kerim hakkıyla okunacak olsaydı eğer, Allah’u Tealanın sıfatları, gücü, büyüklüğü kirli zihinleri yeterli düzeyde temizlerdi hiç şüphesiz. Çünkü Allah (c.c.) kendini en güzel şekliyle anlatmış ve tanıtmış yüce kelamıyla. Kişinin inancında bir eğrilik varsa eğer, o, kesinlikle Allah’u tealayı hakkıyla tanımamış olmasından kaynaklanıyor. Tevhidi güzelliğin yerleşmediği yüreği şirk istila eder. Ve öyle bir yerleşir ki, varlığını sahibine açıkça hissettirmez. Tevhid ve şirk birbirinin zıddıdır. Bir yürekte ikisi bir arada barınmaz. Biri gelince diğeri terk-i mekân yapar. Bu nedenle imanımızı tazelemek ve muhafaza etmek zorundayız.

Yazar kitabında şirki, karma bir din olarak tanımlar. Yani İslam=Demokrasi, İslam=Sosyalizm, İslam=Modernizm ve buna benzer birçok dinin yardımcıları konumuna oturtulan farklı anlayışlar, inanışlar mevcut zihinlerde. Hâlbuki İslam “Teslim ol” demektir. Tek inançla, tek kimlikle… Yani imanın rengi tektir. Bu saflığı koruyamadığımız anda şirk devreye girer. Ya da tam tersi… Şirk yüreğe yerleştiği an tüm renkler birbirine karışır. Ki bu da, şeytanın insanoğluna oynadığı bir oyundur. Kişinin elest bezminde Rabbine verdiği sözü tutamadığının bir göstergesidir. Şeytan kadar sözüne sadık kalamadığının bariz bir delilidir. Şeytan Rabbinden izin aldığı günden bu yana bir an olsun görevinden gafil kalmadı. Sözünün peşinde koştu her daim. Ama aciz insan melun şeytan kadar sözüne sadakat gösteremedi. Ve bunun sonucunda Allah’a ortaklar koşmaya başladı. Allah’a da taparım sanatçıya da, Allah’a da secde ederim bana işveren patronuma da diyerek büyük bir amaç sapması yaşadı. Kimileri yaratana yaratılmışların özelliklerini vererek şirke düştü. Kimileri ise yaratılmışlara yaratanın özelliklerini vererek şirk asidinde çürüdü. Herkes farklı şirk kapılarına araladı kalbini. Sebepler konusunda şirke düşenler iyi veya kötü hadiseleri bir nedene bağlayarak Allah’ı devre dışı bıraktı. Şu olmasaydı bu gerçekleşmezdi gibi bahanelerle sebepleri Rab konumuna getirdi.
Yazar şirke düşme yollarını tek tek sıralarken hayatımızın parçası ve varlığımızın anlamı olan ibadetlere dikkat çekiyor. İbadet esnasında niyetimize ortak ettiğimiz birçok insan ve varlık oluyor. Yapılan ibadetlerdeki niyetimizin içine Allah’ın yanında başka bir isimde katıyorsak bu, yapılan ibadetin ikinci varlık içinde yapıldığı anlamına gelir. Kişi Mekke müşrikleri gibi açıkça hem Allah’a hem de putlarıma taparım demese de itikadi durumu onlardan farksız değildir.

Kitap bütünüyle ayeti kerimelerle desteklenmiş ve her sav açık bir delille okuyucuya sunulmuştur. Yazar okuyucuya Allah’ı tanıtma derdinde olduğunu her satırında belli ettiriyor. Şirki her boyutuyla ele aldığı için okuyucu bilmeden ne büyük hatalara düştüğünü hemen anlayabiliyor. Şirkin temelinde cehaletin yattığını ve bilgi ile bilgisizliğin arasında ne denli fark olduğunu ince ince anlatıyor. Ve şirki genel olarak ikiye ayırıyor. Psikolojik ve eylemsel şirk başlığı altında tüm detaylara iniyor. Kalpte yuvalanan şirkin zamanla eyleme döküleceğini ve eyleme döküldükten sonra ise zihnin her türlü yanlışı itirazsız kabul edeceğini, dolayısıyla dönüşümsel bir şirk tuzağının bulunduğunu anlatıyor.

İmanı yüreğinde saflaştıramamış kimi insan ise Kur’an-ı Kerimi zahiren yapamasa da ameli ve itikadi noktada parçalara ayırarak şirke düştü. Hesabına geleni alıp, gelmeyeni yok saymak imanı kâmil bir müminin yapacağı bir şey değildir. Şirk tuzağına düşmüş olanlar bu noktada da sapıttılar. Kendilerince pazarlık yapmaya başladılar. Arzuladıkları yaşam tarzına uymayan emirleri ucuz hesaplarla reddettiler. Ve bir bütün halinde olan Allah kelamını parçalara ayırmaya yeltendiler. Allah (c.c.) bu girişimde bulunan insanları yüce kitabında zikrediyor ve:

Hicr suresi / 91 “ Ki onlar, (bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr ederek) Kur’anı da parça parça edenlerdir” diye buyuruyor.

Bir başka şirk tuzağı ise Allah’tan başkası adına yapılan yeminler. Her toplum kendi değer yargılarına göre yeminde kullanacağı sözleri seçti. Kimi devlet, namus, nikâh derken kimi; ekmek, kabir, mescid üzerine yaptı yeminini. Hâlbuki peygamber efendimizin ikazı bu konuda çok netti.

“ Hz. Peygamber de bir hatırasında ümmetine şöyle; “Babalar ve putlar adına yemin etmemelerini, yemin edeceklerse Allah adına yemin etmelerini ya da hiç yemin etmemelerini” emretmiştir.” ( Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2, 7; Tirmizi, Nuzur, 8 ) sf:130

Yazarın zikrettiği tuzaklardan bir diğeri ise şakalarda yaptığımız yanlışlıklardır. Bazen keyfimiz yerindeyken, bazen de bozulan moralimizi düzeltebilmek için şakalar yaparız. Söylem ne olursa olsun amaç gülmektir. Ama bazen o anlarda bile kelimelerimizden şirk kokusu gelir. “Seninle cennete bile girmem veya senle cehenneme bile razıyım. Allah akıl dağıtırken seni unutmuş galiba” vb. gibi sözler kişiye şirk kapılarını açar. Bu nedenle sözlerimize de edebi, doğruyu öğretmek zorundayız.

Bu kitap şirki her boyutuyla anlatmanın yanı sıra imani ve ameli noktada ayetlerin bir arada bulunması yönünden önemli bir kitap. Yazar Kur’an-ı Kerimde geçen şirk-iman konulu bütün ayetleri bu kitapta cemetmiş durumda. Dolayısıyla bu konularla ilgili ayet araştırması yapmak isteyen bir kimse için işini kolaylaştırır nitelikte.

Kur’an’a Göre Şirk
Zeynep Işık
Çıra Yayınları
232 sayfa
Fatmanur Demir - 17.06.2011

,

3465

Fatmanur Demir Hakkında

Fatmanur Demir

Zamanının çoğunu hizmete ve kalem-kağıda vermeye çalışan biri... Yazıyı ihtiyaçtan öte bir sevda, kalemi de İnce belli yarim olarak adlandıran ve zamanın cihadının da kalemle yapılması gerektiğini düşünen bir mücahide...

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin