Kürt Açılımı - İbrahim Kapaklıkaya

Kürt Açılımı - İbrahim Kapaklıkaya

Kürt Açılımı - İbrahim Kapaklıkaya

14.04.2011 - Özgür Atasoy
Kürt Açılımı - İbrahim Kapaklıkaya
“Unutulmamalıdır ki; Türkiye’nin kültürel çeşitliliğinin kabulü, bir zayıflık göstergesi değil, kültürel zenginlik göstergesidir.”

Toplumlar açıklanırken tarihsel süreçleri iyi irdelenmeli ve analiz edilmelidir. Ağaç yayınlarının çıkartmış olduğu İbrahim Kapaklıkaya’nın Kürt açılımı adlı eserinde bunu görmek mümkün. Kuzey İrlanda’daki tarihsel süreç ile Türkiye’deki tarihsel süreci başlangıcından anlaşılır bir şekilde anlatması olayın farklı boyutlarını görme açısından önemlidir.

Kuzey İrlanda ve Türkiye arasında benzerlik ve faklılıkları ortaya çıkarabilmiş bir eser olarak karşımıza çıkar. Bu farklılık ve benzerlikleri ortaya koyarken dikkat edilmesi gereken en önemli olgulardan bir tanesi de objektif olarak ele alınmasıdır. Eserde objektifliğin had sayhada olduğu gözlemlenmektedir.

Eserde şiddetten pişman olanların ve barışı isteyenlerin hikâyelerine sıkça yer verilmesi eserin samimiliğini daha da arttırmaktadır.

Kürt sorunun da çözümünde "Türkiye’nin insan haklarına gerçek anlamda saygılı, tüm demokratik kurumları işleyen, hukukun üstünlüğüne saygılı, tüm vatandaşların kedisini birinci sınıf vatandaş olarak hissettiği, bölgesel ayrımcılığın tamamen yok olduğu bir ülke haline gelmesinde yatmaktadır."

Osmanlı’nın etnik köken kavramının çıkmamasının nedeni ortak dine dayalı olmasından kaynaklanıyor olacak ki etnik milliyetçiliğin ön planda olmasına izin verilmedi.

Osmanlının İran ve Rusya savaşları esnasında Kürt bölgelerinin özerk yapısını bozduğu görülmektedir özellikle son dönemlerde. Bunun sonucunda da isyanlar beraberinde gelmiştir. Cumhuriyet döneminde en önemli ayaklanma ise Dersim isyanıdır. Böylelikle Kürtler ile devlet arasında bir güvensizlik oluştuğu ve düşman gözüyle görmelerine sebep olduğu söylenebilir. Özellikle altmışlı yıllarda sağ sol kavramı şekillenmeye başlamaktadır. Kürt siyasetçiler kendilerini solda belirlemişlerdir. 1978 yılında Kürt sorunu oluşmaya başlamaktadır. Uzun yıllar süren bir sorunu beraberinde getirmektedir.

12 Eylül dönemini yaşayan insanların ağlamaklı bir şekilde çektikleri işkenceleri ve akıl almaz kötü muameleler bu örgütün kurulmasına katkı niteliğinde bir armağan olmuştur. Kuzey İrlanda ile Türkiye arasında coğrafi farklılıktan söz edilmektedir. Türkiye’de Kürt nüfusu sadece güneydoğu ve doğu Anadolu da değil diğer illerde de nüfusa sadip olduğu bir gerçektir. Dinsel ve kültürel olarak farklılık gözetilmektedir. Kuzey İrlanda Katolik ve Protestan Hıristiyanlık arasında uzun süren çatışmalara yol açmaktadır. Ancak ülkemizde bu durumun benzeri bir durum yoktur. Ortak paydada buluştuğumuz bir İslam bağı söz konusudur. Dış güçlerin çözüme katkı sağladığı söylenebilir. Özellikle ABD’nin İngiltere ve kuzey İrlanda arasında ara buluculuk yaptığını söyleyebiliriz. Uzun süren savaşlar başta İngiliz hükümeti o kadar dikkate almamıştır. Ancak özellikle patates kıtlığının yaşandığı dönemde İrlanda da gerilim üst safhaya çıktı ve IRA (İrlanda cumhuriyetinin ordusu) halkın desteği ile güçlenmeye başladı. Bu kıtlık yüzünden ABD’ye göç eden İrlandalılar yaşamlarını orda sürdürmeye karar kılmıştır. İngiliz hükümetiyle sürekli olarak defalarca anlaşma sağlanmış ancak daha sonra kanlı çatışmalara tekrar sahne olmaktadır. Sorunu başta iç dinamik olarak gören İngiliz hükümeti daha sonra başı fena halde ağrıdığı görülüyor. AB başta İrlanda’ya karşı gelmektedir. Son dönemlerde barış sağlanıp anlaşma yapıldıktan sonra ekonomik kalkınmasına en çok kaynaklık eden AB ve ABD olmaktadır. Daha sonraki dönemlerde İrlanda cumhuriyeti bağımsızlığını ilan ediyor. İrlanda ve Kuzey İrlanda şeklinde bir ayrım söz konusudur. Mezhepsel çatışmaların özellikle sürdüğü bir yer olarak görülmektedir. Her iki grupta da ölenlerin sayısı sayılamaz duruma geldiği gibi bu acılar insanları daha fazla ateşlemekte ve sorunlar devam niteliği taşımaktadır.

İngilizler kuzey İrlanda’yı ele geçirse bile halkın desteğinden şüphesi vardı. Türkiye’de artık bu Kürt sorunun çözümünün sadece askeri önlemler ile çözülemeyeceği anlaşılmaktadır. Barış ile her iki toplumun da yararına olacaktır. Gerek ekonomik gerek kültürel… Çünkü her iki etnik grup birbirine bağlıdır. Kuzey İrlanda ve İngiliz arasındaki gerilime arabuluculuk yapıp sorunun tanımlanmasını sağlayan ABD ve AB ‘dır. Türkiye için ise ABD ve Kuzey ırak yönetimi bu konuya ilişkin yardımlarda bulunabilmelidirler. IICD ( Uluslar arası Bağımsız Silahsızlanma Komisyonu) silahsızlanma konusunda çıkar gözetmeksizin yapacakları yardımları olabilir. Kuzey İrlanda ve Türkiye arasındaki bir faklılık daha göze çarpar. Günümüzde kamusal yaşamda bir ayrımcılık uygulamaları yok denecek kadar azdır. Ancak Kuzey İrlanda da bu durum tam aksidir.

Eserin son kısımlarına ilişkin olarak etnik terörün bitmesi için nedenlerinin ortadan kaldırılması bu nedenleri de şunlar olarak görmekte; insanların hukukun üstünlüğü benimsetmek, kişisel hak ve özgürlüklerden yararlanması, eşitlik ve adalet konularına tekrar değinmektedir. Sosyo-kültürel haklar denilince akla gelen anadil konusudur.

Hükümetin uyguladığı Kürt açılımında öncelikli hedef Kürtlerin kendilerini ikinci sınıf vatandaş hissetmemeleri için alınan önlemlerdir. TRT-6, Yeni uygulama Türkçe bilmeyenler için adliye ve kamu kurumlarında tercüman bulundurulması gibi nice yenilikleri göz ardı etmek haksızlık olacaktır.

Eserin sonlarına doğru üzerinde durduğu noktalar ekonomik kalkınma, eğitim… Gibi sorunlar üzerinde düşünülmesi gerektiğinin altını çizmektedir. Birçok yatırımcı doğuda inşaat başlangıcı yapıp sonraki dönemde bunu bırakıp batıya yönelmesi çok acı durumları da beraberinde getirmektedir. İşsizlik sıkıntısı bireyde psikolojik çöküşlere sebep olmamakta ve farklı amaçlar peşinde koşmasından kaçınılamamaktadır.

Halen günümüzde bu sorun ülkenin gelişmesinin önüne geçmektedir. Eserde önemli vurgulanmak istenen durum ise iç dinamiklerden çok dış dinamiklerinde etkili olduğudur. Ancak bu sorunun çözümüne ilişkin olarak sağlıklı kararlar alınması iç dinamiklere bağlıdır.

Sorunun sürekli geçmişini düşünmek ile uğraşacağımızdan çok geleceğe ışık tutan bireylerin yetişebileceği ortamlar hazırlanması toplumsal bilincine sahip olmamız gerekmektedir.

Kürt Açılımı: Kuzey İrlanda Perspektifi
İbrahim kapaklıkaya
Ağaç Kitabevi Yayınları
128 sayfa
Özgür Atasoy - 14.04.2011

,

2972

Özgür Atasoy Hakkında

Özgür Atasoy

88 yılının eylül ayında doğdu. Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji yüksek lisans öğrencisi. Çay ve sigaranın hayat felsefesinde önemli bir yeri vardır. Çaysız devrimin olabileceğine inanmaz. Sigarasız bir hayatın sağlığa zararlı olduğu hakkında derin düşünceleri vardır. Uzun sorular yumağında absürd lekeler barındırır duvarı. Sevdiği sözler arasında ''içimde düşünen bir ben var ve o ben, ben olduğundan emin değilim''

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin