Kütüphanecinin Görevi, Kara Tahta, Serkan PARLAK

Kütüphanecinin Görevi yazısını ve tüm Serkan PARLAK yazılarını Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Kütüphanecinin Görevi

14.09.2015 12:08 - Serkan PARLAK
Kütüphanecinin Görevi

"Düşünmek, yaşama egemen olma yolunda yapabileceğimiz, yapmak zorunda olduğumuz tek denemedir" diyen benzersiz bir sestir José Ortega y Gasset. Büyük İspanyol düşünür Joaquin Costa ise " İspanya'nın düşünsel ve ahlaksal çölünde onun başı yalnız, koca, eski bir kale gibi yükseldi" derken çok haklıydı onun hakkında. Felix Marti İbanez'e göre ise yapıtları, düşünceleri ve sözleriyle aradan geçen uzun yıllara rağmen " görkemli savaşlar kazanmayı sürdürüyor" Ortega.

José Ortega y Gasset'in 1934 yılında Paris'te gerçekleştirilen, I. Uluslar arası Bibliyografyacılar ve Kütüphaneciler Kongresi'nde (IFLA), " Kütüphanecinin Görevi" başlığıyla sunduğu bu bildiride sunduğu felsefi görüş ve öngörüler hâlâ güncelliğini koruyor. Kitap, okuma ve kütüphanecinin görevi ekseninde kütüphanecilik-felsefe ilişkisine odaklanan bu özgün eser öylesine içten ve etkileyici ki okuyucuda derin izler bırakıyor ve her seferinde tekrar tekrar okuma isteği uyandırıyor.

Eserin Türkçe'ye çevirisini, Fransızca baskısını temel alarak gerçekleştiren M. Türker Acaroğlu, ilk kez XV.Kütüphane Haftası dolayısıyla, TKD İstanbul Şubesi adına, 28 Şubat Çarşamba 1979 günü, Süleymaniye Kütüphanesi'nde meslektaşlarıyla paylaşmış. Bu çeviri daha sonra 1981 yılında Ankara Üniversitesi DTCF Kütüphanecilik Bölümü'nün kuruluşunun XXV. yılında hazırlanan Anı Kitabı'nda yayınlanmış. Elimizdeki bu küçük kitap ise Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi tarafından, geçen süreçte mesleki çevrelerde yeterince fark edil(e)memiş oluşu ve günümüzün daha profesyonel okuyucuna ulaşamamış olması gibi nedenlerle bazı eklerle birlikte yeniden yayınlanmış. Ben kitaba İstanbul Cervantes Enstitüsü ve Ortega y Gasset Vakfı'nın Kütüphaneler Haftası'nda düzenlediği etkinlik sayesinde ulaştım.

Kitapta bildirinin Türkçe'ye çevrilmiş metninin yanı sıra, çevirmeni tarafından bu kitap için hazırlanmış Ortega'nın yaşamı ve yapıtları hakkında bir yazı, çevirmenle kitap hakkında gerçekleştirilmiş bir görüşme ve kitabın sonunda ise Ortega'nın yaşamı ve yapıtlarını tarihsel akışı içinde keşfetmemizi sağlayan bir süre dizin yer alıyor. Bu değerli tematik metni dilimize kazandıran, varlığı ve üretkenliği ile bize ilham kaynağı olan M. Türker Acaroğlu'na özverili çabası ve katkılarından dolayı biz kütüphane dostu okuyucular da en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. En basitinden ben bile hayatımın en zor dönemlerinden birinde, eğer karşıma Bozüyük İlçe Halk Kütüphanesi çıkmasaydı bu kaosun içinde kaybolup gidecektim belki de.

José Ortega y Gasset'e göre çağdaş kültür, büyük bir gelişim aşamasına varmasına karşılık, toplumların geçirdiği sarsıntılar yüzünden, hızlı bir çöküş içindedir. Çünkü çağdaş insan bir kitle varlığıdır, bireyselliğini yitirmiştir. Onun sağladığı bütün başarılar, yaşamın anlamdan yoksun kalışını gösteren kanıtlardır. Çağdaş gerçeğin biri-başarı, öteki-ölüm olmak üzere iki yönü, iki ayrı görünüşü vardır. Ancak, bu durum karşısında, çağdaş insana düşen bir görev vardır. Çağdaş insanın görevi, Varoluşçuluk'un öne sürdüğü gibi, korkuya kapılmak, onu bir felsefe dizgesinin odağına oturtarak çözmeye çalışmak değil, korkuyu aşacak bir tinsel dinginlik yaratmaktır. Bu tinsel dinginlik insan yaşamını korumaya, anlamını kavramaya olanak sağlar. İşte, kişinin bir varoluş biçiminin olması buna bağlıdır.

Batı'da Rönesans'a kadar oldukça kişisel, sanatsal bir çaba ve iş olan kitapla ilişki, günümüzde toplum hizmetinde bir meslek olarak tanımlanan ve ücretlendirilen kütüphaneciye dönüştü. Peki günümüzde artık öncekilerden daha önemli ve eşsiz bir anlamla donatılan kütüphanecinin görevi ne olmalıdır? O, bundan böyle kitaba yaşamsal bir işlev gözüyle bakmalı, onu denetim ve gözetim altında tutmalı, her yanımızdan bir sağanak gibi inerek azgınlık ve taşkınlık yapan kitabın eğitimcisi, bir tür terbiyecisi olmalıdır.

Bu amaçla kütüphaneci, ilkin kaynakça (bibliyografya) için yepyeni bir teknik yaratmalıdır. Bir yazar için, önceden belli, iyi düşünülmüş, sınırları çizilmiş bir konuya nasıl araç-gereç sağlayacağını, artık bir sorun olmaktan çıkarmalıdır. Otomatik bir sertlikle yeni bir kaynakça tekniği bulunmalıdır. Kütüphanecilik mesleğinin yüzyıllar önce kataloglama biçiminde getirdiği iş, tüm etkinliği ile yeniden gerçekleştirilmelidir. Ülkemiz içinde mesleğin en acil gerçekleştirmesi gereken ihtiyaçlardan birinin bu olduğu muhakkaktır.

Günümüz Türkiye'sinde bir yılda basılan kitap sayısı, kitapların basıldığı alanların çeşitliliği ve hatta dünyanın herhangi bir yerinde basılan kitapların aynı anda çevrilerek yayınlandığı düşünüldüğünde José Ortega y Gasset'in şu tespiti elzem görünüyor: "Mesleğinin bu genişlemesi karşısında, ben geleceğin kütüphanecisini insan ile kitap seli arasına yerleştirilmiş bir süzgeç (filtre) olarak görüyorum. Tek sözcükle, kütüphanecinin görevi gördüğüm kadarıyla, yalnızca kitap denilen bir maddenin korunmasından değil, kitabın yerine getirdiği yaşamsal işlevin düzenlenmesinden oluşmaktadır."

Kütüphanecinin Görevi
José Ortega y Gasset
Fransızcadan Çeviren: M. Türker Acaroğlu
Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi Yayınları
1. Baskı, İstanbul 2011.


Yazar: Serkan PARLAK - Yayın Tarihi: 14.09.2015 12:08 - Güncelleme Tarihi: 21.11.2021 04:01

,

2839

Serkan PARLAK Hakkında

Serkan PARLAK

1975 yılında Bilecik'te doğdu. Ankara Üniversitesi D.T.C.F. Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. MEB'de öğretmen olarak çalışıyor. İstanbul'da yaşıyor.

Çeşitli türde yazıları Notos Öykü, Radikal Kitap, Futbol Extra, Edebiyat Otağı ve Kırmızı-Beyaz-Siyah'ta (Samsunspor Kitabı, İletişim Yayınları) yayınlandı.

Derlediği "Başka Semtin Öyküleri" adlı öykü kitabı Bilgi Üniversitesi Gençlik Çalışmaları Birimi tarafından, ilk romanı "Ormanın Kıyısı" ise Roza Yayınları tarafından yayınlandı.

Serkan PARLAK ismine kayıtlı 85 yazı bulunmaktadır.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin