Mabetsiz Şehir

Mabetsiz Şehir

Mabetsiz Şehir

21.05.2014 - Enes Yaşar
Mabetsiz Şehir

Mücadeleci bir ruhun duyumsamalarına karşılık gelen kelimelerle kurulmuş olan bir kitap "Mabetsiz Şehir". İnşası yarım bırakılmış cümleleri itmam etmek üzere çok önceden tasarlanarak formlar haline getirilen, fakat yıllarca mabetsiz bir şehrin bodrumunda bağlı kalarak tutuklu bırakılan bir kitap...

Önsözüne bakıldığında zaten; zindanını içinde gezdiren şehrin perişanlığını, düzensizliğini ve kirliliğini aşikar bir şekilde gözlerinizin önüne döküldüğünü göreceksiniz. Aynı zamanda "her devirde başımıza yağan yıldırım yangınlarından kurtarılmış" olan bu kitabın, yokluktan varlık âlemine; mülevves bir bodrum katından "Mabetsiz Şehre" uzanan yolculuğuna şahit olacaksınız. Düşüncelerin daha anlamlı ve manidar kılınacağı devirlerin tarihi dokusuna uzanan; mana yolculuğuna...

Kitabı elinize alıp sayfalarını karıştırmaya başladığınızda ilk olarak; çıkmaz sokaklardan açmaz hayatlara giden bir yolculuğun girdabına çekildiğinizi fark edeceksiniz. Ve ismini aldığı şehrin yani Ankara Yenişehir'in akşamüzerindeki bir vakit manzarasını yansıtan ıskalanmış yaşamlarla başlayacaksınız hayata. Kirlenmiş yorgunluklardan damlayan alın terinin; tutsak kaldığı bedenlerden kurtulmak için ödediği kefaretlerin gerçeklerinize damladığını hissedeceksiniz. Ekseriyetle mabutları ceplerinde olan insanların, kanatlarına dolanan mülkiyet hırsının ağırlığı çökecek üzerlerinize. Tıpkı sayfaların derinliğine çöken muhayyileleriniz gibi...

Cümleler okunmuşlukların gerisine düştükçe farkında olmaksızın, "Serdengeçti" dergisinin İstiklal matbaasında yitirdiği istikbali; iç âleminizde yeni bir tasavvurla kurulmaya başlayacak. Ve felaketlere göğüs geren sabır abidesi cümlelerden ihata olunmuş bu korunaklı kale duvarları özgür düşüncenin temellerini oluşturacak.

Öyle ki sessizliği yırtan cümleciklerin sahibi Serdengeçti'nin, dava bâdesini içen kaleminden dökülen satırlar; Ankara Altındağ'ın çamurlu yollarına geldiğinde, bataklığın içinden kurtulmuş gibi ferahlatıyor insanı. İnançların da var olmaya hakları olduğunu haykırıyor. İşte burada Serdengeçti'nin müdafaası giriyor devreye. "Müdafaa vesilesiyle Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin; fakülte komünist faaliyetlerini, 3 Mayıs 1944 Ankara nümayişleri iç yüzünü, İstanbul Örfi İdare Komutanlığı emrindeki hücrelerin hakikatlerini açığa vuruyor." Fakat inandığı şeyler özgürleştikçe; Serdengeçti'nin mahkûmiyeti bir kat daha artıyor.

Mahkûmiyetlerden ise "Serdengeçti" dergisinin revnaklı sayıları doğuyor... Kozasını yırtan vareste bir kelebek gibi kıpırdanışlarına şahit olduğunuz o revnaklı sayıları...

Dergi ilk olarak ağız dolusu gerçekleri ve komünistlerin tahrikiyle oluşan ruhsuzlukları ele alıyor. Bir sonraki sayısında ise kılıfında körelmiş hocaları ve bazı enstitüleri irdeliyor. Daha sonraki sayılarında ise; şeytanın vesveselerinde boğulmak üzere olan korunaksız dimağları, istikametsiz dalalet yolcularından ayırmaya çalışıyor. Ve yıllar yılı verilen mücadelelerin bütüne "Mabetsiz Şehir" adını veriyor.

Son olarak ise şunu söyleyebiliriz; Serdengeçti, imanı güçlü, vicdanı temiz insanlara gebe kalındığı bir zamanın mimarı olarak Rabbul Alemin'in mabedini gönüllerde inşa etme arzusuyla yılmadan, usanmadan ve mücadelesinden vazgeçmeyerek devam etmiştir. Allah mücahedesini makbul olanlardan eylesin inşallah...

Mabetsiz Şehir
Osman Yüksel Serdengeçti

Enes Yaşar - 21.05.2014

,

3846

Enes Yaşar Hakkında

Enes Yaşar
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin