Mahmut'un Pabuçları - Gala GALACTION

Mahmut'un Pabuçları - Gala GALACTION

Mahmut'un Pabuçları - Gala GALACTION

22.06.2012 - Mehmet Türkmen
Mahmut'un Pabuçları - Gala GALACTION

Her kitap okuyan insan için bir vaizdir. Okuyucuya fikir vermeyen bir kitabın varlığını düşünemiyorum. Türü ne olursa olsun gönül gözünü açarak okuyan kişi kitabın içinde geçen bir cümleden bile farklı anlamlar çıkarabilir. Kendi hayatına yerleştirebileceği bir öğüt alabilir ve kendisine bir yaşam biçimi oluşturabilir. Kitap kimi zaman iyi bir dost kimi zaman bir yol gösterici bir kılavuzdur...

Gala Galaction, 1879 yılında Dideşti'de (Deliorman'da) doğdu. Asıl adı Grigore Pişculescu'dur. İlkokulu Roşiorii de Vede'de tamamlayan Gala Galaction lise öğrenimine Bükreşte devam etti. Üniversite öğrencisiyken Romen Sanat ve Edebiyat dergisinde inceleme ve hikâyeleri yayımlanmaya başladı. 1909 yılında felsefe alanında doktora yaptı. Olteniei ve Curtii de Argeş'te piskopos olarak görev yaptı ve 1922'de papaz oldu. 8 mart 1961 yılında hayata gözlerini yumdu.

Kitapta "Gala Galaction ve Romanın İkinci Baskısı Hakkında" ve "Birkaç Söz" yazısıyla karşılayan ve kitabı çeviren Yard. Doc. Dr. Erol Ülgen Kitabı çevirmedeki amaçlarından birisini bizlere şöyle anlatıyor. Kitabı çevirmekteki amaçlarımızdan birisi de Gala Galaction gibi ünlü bir din adamının ve yazarının Türkler ve İslamiyet hakkındaki düşüncelerini öğrenmekti.

Mahmut'tun Pabuçları gerçek bir olayı anlatır. "çocukluk yıllarımda dinlediğim bu gerçek olayı sanki ben yaşamış gibi ele alarak yazdım" diyen Gala Galaction o dönemin zorluklarını okuyucuya sunuyor. Roman, Plevne Savaşı sonrasında bir cinayet işleyen Savu'nun pişmanlığını anlatıyor.

Olay esir alınan askerlerin Plevne'den Bükreş'e gitme yolunda mola verdikleri Ruşi de Vede'de oluyor. Vancea'nın meyhanesinde aşırı içip sarhoş olan Savu Pantofaru içkinin de tesiriyle düşman olarak gördüğü bir Türk esiri öldürmek istiyor ve kendisine emanet edilen Mahmut'u öldürüyor. Esirlerden sorumlu olan Mutafu geldiğinde ne yaptığını bilmeyen Savu'nun elinde kanlı bir odun parçası buluyor. Sabah olduğunda yapmış olduğu hatayı hatırlayan Savu'nun pişmanlığı başlıyor. Gece olduğunda Mahmut'u alıp annesinin babasının yanına, Hristiyan mezarlığına defnediyor.

Bu eserde tarihten, dinden, felsefeden, insan psikolojisinden, insan sevgisinden bahsettiği gibi günümüzde de etkisini sürdüren dinler arası diyalogdan da bahsediyor. Üç dine mensup insanların cennete gireceklerinden bahseder. Örneğin romanın ortalarında üç dinden insanın yani Savu'nun İbrahim'in ve aralarına sonradan katılan bir Yahudi'nin, Marku Goldstein'in, dostluğundan, arkadaşlığından bahsediyor. Bu şekilde düşününce insanlar birbirleriyle kardeştir ve kardeşler arasında kin tutmak gibi, hasetlik gibi kötü düşüncelerin olmaması gerekir. Keza insanlar arasında savaş olmaz. Asıl olan sevgidir. Savaş ve nefretin sevginin içinde yeri yoktur.

Kitabın bir bölümünde diğer dinlere mensup olan insanların tekrar dirilmesi ve ahiretteki yerleri ve nasıl hesap verileceği sorgulanmaktadır.

Kitabı bir alıntıyla bitirelim. Savu ve İbrahim birbirleriyle kimin dini daha üstündür diye konuşmuyorlardı. Birbirinin dinine saygı gösteriyorlardı. Çünkü Tanrı bir kısım insanların Hz. İsa'nın, bir kısım insanların Hz. Muhammed'in (s.a.v) yanında olmasını istemişti.

İyi okumalar

Mahmut'un Pabuçları
Gala GALACTION
Çeviri: Erol ÜLGEN
Gülten ABDULA
Timaş Yayınları / 160 sayfa

Mehmet Türkmen - 22.06.2012

,

2553

Mehmet Türkmen Hakkında

Mehmet Türkmen

1978'in 1 Mayısında şehr-i yağmurda, Giresun'da doğdu.

İlk ve orta öğretimini Giresun'da tamamladı. Açık Öğretim Fakültesi ön-lisans mezunu. Çeşitli mesleklerde çalışsa da bir zaman sonra devlet memurluğu nasip oldu.

Giresun'da din görevlisi olarak yaşamını sürdürmekte...

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin