Malcolm X - Alex Haley, Edebiyat, Misafir Köşesi

Malcolm X - Alex Haley yazısını ve Misafir Köşesi yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Malcolm X - Alex Haley

16.12.2011 12:10 - Misafir Köşesi
Malcolm X - Alex Haley

Seher Ortaöner, kitaphaber okurları için kaleme aldı.

Ülkemizde Kökler adlı TV dizisi ve romanıyla tanınan Alex Haley, bu en büyük çalışmasıyla Malcolm X'in hayat hikayesini bizzat kahramanın dilinden bize anlatmaktadır..

Siyahların Amerika kıtasındaki tarihlerinde Kuzey-Güney Savaşından sonra en büyük olay kuşkusuz İslamiyettir. İnsan yerine konulmayan siyahlar günün birinde hızla ve kitleler halinde ana dinleri İslamiyeti seçtiler. Siyahlar için İslamiyet yalnızca soyut bir din değil, kendilerine bilinçli bir biçimde unutturulan tarihlerine, dillerine, kültürlerine, kısaca köklerine yeniden dönüştü. Malcolm X bu akımın en önde giden ve en radikal önderlerinden biridir...

İşte elimizdeki bu kitap bu önemli şahsın hayat hikayesini içermektedir. Hayatını okumak benim için tek kelimeyle enfesti. Hatta kitabın bitmemesini düşündüğümde olmadı değil. Rüyamda New York'ta Malcolm X'i görmem de ne kadar etkilendiğimin bir göstergesi gibi duruyor. Lafı fazla uzatmadan kitabın içeriğine geçelim, buyurun...

Kitap öncelikle yazarın önsözüyle başlıyor. Burada Malcolm X'in adını nerede, ne şekilde duyduğundan tutun da, onu görmesi, ilk konuşmaları ve kitap için aldığı sözden bahsediliyor. Önsöz tam olarak doksan dokuz sayfa ve kitabın bir nevi özeti konumunda. Şimdi nasıl, neden böyle oldu dediğiniz noktalarda, ileriki sayfalarda cevaplar çıkıyor karşınıza. Önsöz akabinde ise Malcolm X'in hayatında önemli devreler addedeceğimiz bölümlerden müteşekkil. Bunlar; Kâbus, Maskot, Hamşerim, Laura, Harlemli, Detroit'li Kızıloğlan, Dümenci, Kıstırılış, Yakalanış, İblis, Kurtuluş, Kurtarıcı Vekil Malcolm X, Siyah Müslümanlar, İcarus, İhraç, Mekke, El-Hacc Malik el-Şahbaz ve 1965...

İlk bölümde Malcolm X'in ağzından ailesini dinliyoruz. Ki kendisi 19 Mayıs 1925 Omaha doğumludur. Ailenin 7. çocuğudur ve babasının ilk eşinden de 3 kardeşi vardır. Babası baptist vazidir ki bu nedenle çoğu kez evlerine baskınlar düzenlenmiştir. Ölümü de bu yüzden olmuştur. Annesi ise mektep görmüş bir bayandır ve babasının beyaz oluşundan dolayı onu nefretle andığının görüyoruz yer yer kitapta. Ve bu yüzden Malcolm X tam bir siyahi değildi, teni ve saçları kızıl kahverengi idi. Bu ise New York ve Boston'da bir bakıma üstünlük alametiydi. 1931'de babasının ölümüyle annesi sıkıntılardan dolayı bunalıma girmişti, yemekleri bile yapamaz durumdaydı artık. Bu yüzden Malcolm Gohanna'lara evlatlık olarak verilmişti. Ağabeyi ve ablası hariç diğer kardeşlerinin akıbeti de aynıydı. Annesi artık bir hastahanedeydi ve 26 yıl sonra kimseyi tanıyamaz hale geldiğinde 1952'de vefat etmişti. Malcolm'ın bu aile hayatı da çok sürmedi. Okuldaki hal ve gidiş belgesiyle birlikte okuldan atılma kararı alınmıştı. Ve yeni yurdu ıslah eviydi. Yaşı ise daha 13. Okulla birlikte birde iş bulunmuştu ona; lokanta bulaşıkçılığı. İlk parayı böyle kazanmıştı ve yeşil bir elbise ile bir çift ayakkabı almıştı. Sevdiği dersler ingilizce ve tarihti. Sevmediği ise matematik. Nedeni bir yerde yanlış yaptığın zaman orada herşeyin bitmesi...

8. sınıfı bitirir bitirmez ablası Ella'nın sayesinde kendini Boston'a attı. Bundan dolayı da Allah'a şükrederdi hep. Çünkü gitmeseydi beyni yıkanmış bir siyah hristiyan olarak kalacaktı. Ve Boston'a ulaştığında Ella çatı katında onun için bir oda hazırlamıştı. Sıra iş bulmaktaydı. Bir ay kadar gezdikten sonra Shorty adında biriyle tanıştı ve onun sayesinde Roseland Devlet Bale Salonunda ayakkabı boyacılığına başlamıştı. İşi gibi kötü alışkanlıklarının da ilki böylece başlamış oldu. İlk içki, ilk sigara, ilk esrar...

Dans etmeyi bilmiyordu ama çok seviyordu. Yine böyle bir ortamdaydı ve zorla kendisini sahnede buldu. Dans ile iş birlikte gitmediğinden işini de bırakmşıtı. Yeni işi ise bir pastahanede garsonluktu. Buraya her akşam üstü gelen bir kız vardı. İsmi Laura. Herkesten farklıydı hali. Mutlaka ders kitapları olurdu elinde ve yediği tek şey ise dondurmalı muz tatlısıydı. Ondan etkilenmişti Malcolm ve sonunda konuşmayı başardı. Dans etmeyi sevmeleri de ortak noktalarıydı. Artık herkes gibi onlar da dans ediyorlardı ve bu durum da Laura'nın hayatını değiştirmişti. Artık ders çalışmıyor ve etrafındaki kişilerin -özellikle Malcolm x'in- etkisiyle o da yoldan çıkmıştı...

Ve Harlem! Ella Malcolm'ın Sophia adındaki arkadaşıyla görüşmesini istemediği için ona yeni bir iş buldu; trende bulaşıkçılık. New York'u göreceği için bu işi severek kabul etti. Buradan da çok geçmeden kovuldu şikayet mektuplarıyla ama o bunu beklediği için hiç şaşırmamıştı. Bundan sonraki işi ise barda garsonluktu. Bu işi de uzun sürmedi ve trende beleşten seyahat ederek turnedeki orkestra elemanlarına esrarlı sigara satma işinden ani bir kararla vazgeçtiktan sonra iki yıl içinde çevirdiği dümenlerin sayısını bile hatırlamıyordu artık. Esrar, kokoin, hırsızlık, kadın pazarlama ve neler neler...

Yakalanış! Çaldığı bir saatin kırık taşını değiştirmek üzere bir saatçi dükkanına bırakmıştı. İki gün sonra almaya gittiğinde herşey altüst oldu. Meğerse saatin sahibi tüm saatçilerle irtibata geçmiş ve çalındığını, ne gibi arızasının olduğunu bildirmişti. O iki günün ardından Malcolm X'in saatçi dükkanına girmesiyle dedektifler tarafından tutuklanması bir oldu. Ve mahkeme. 1945 Şubat ayı. Malcolm X 21 yaşında. 10 yıl hapis. Yer: Eyalet Hapishanesi...

Esrara müptelalığı devam ediyordu hapishanede. Gardiyanlarla bir nevi hallediyordu işini. Gerek hapishanedeki psikiyatrist gerekse papazlara ağzına geldiği küfürleri sayıyordu ve en çok hoşuna giden ise İncil'e ve Tanrı'ya sövmekti. O nedenle koğuştaki mahkumlar bir isim takmşılardı ona; İblis. Burada üzerinde olumlu etki bırakan tek kişi Bimbi adında bir mahkumdu. Gerek ablası Hilda ve gerekse Bimbi'nin teşvikiyle mektupla ingilizce ve latince kurslarına kaydoldu. Malcolm küfürlerin, oyunların döndüğü bu hapishaneden 1948 yılı sonlarında Ella'nın yardımıyla kültür ortamı, tartışma ve açık oturum gibi entelektüel faaliyetlerin yapıldığı Norfolk Mahkumlar Sitesine gelmişti...

Ve Malcolm X'in dönüm noktalarından biri daha. Kardeşi Reginald'ın ziyareti. Tanrı'nın Amerika'ya inmiş olduğunu ve Elijah adındaki bir zata 'siyah bir adam' suretinde görünmüş olduğundan bahsetti. Ve de tüm beyazların şeytan olduğundan! Sonra ilk mektubunu yazdı Malcolm Elijah Muhammed'e. Daktiloyla yazılan bir cevap geldi. Mutlak Hakikat'e yönelmesinden dolayı tebrik ediyordu. Ve imza; Allah'ın Elçisi. Artık hergün mektup yazıyordu. Burada hapishanedeki kütüphaneden de bolca kitap okuyordu. Gerek felsefi, gerek tarih. Haftalık tartışma programları oluyordu ve Malcolm okuduğu kitaplardan edindiği bilgileri arkadaşlarına söyleşi tarzında aktarıyordu.

1951 baharı ve tahliye kararı. Kardeşi Wilfred'in evinde guslünü alıp ilk abdestiyle namazına başladı. Ve dört gözle beklediği Detroit'teki Bir Numaralı Mabed toplantılarına katıldı. Bu yola canıyla, başıyla, herşeyini adayınca 1953 yazında Mabed Vekil Yardımcısı görevine getirildi. Ve bu göreve gelmesiyle birlikte beyazlara karşı içindeki o nefret kat be kat arttı. Bu düşüncesini de her toplantısında olabildiğince etkili bir şekilde tüm siyahlara aktardı. Eşi Betty ile evliliği de bu toplantılar sayesinde olmuştu. Betty hemşirelik okuluna ait büyük bir hastahanede çalışıyordu. Müslüman kızlara ve kadınlara sağlık bilgisi ve tıpla ilgili konularda dersler vermekteydi. Müslüman oluşundan dolayı da ailesi maddi açıdan yardımı kesmişti...

Malcolm X vekil konumunda olması hasebiyle çeşitli gazetelerde ve tv programlarında en çok anılan kişi durumundaydı artık. Elijah Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna ve beyazlara ne denli düşman olduğunu her konuşmasında açıkça dile getirmekten asla çekinmiyordu. Bu nedenle de gerek telefonlarla gerekse mektuplarla tehdit ediliyordu. Ve birgün Elijah Muhammed'in zina kelimesi ile birlikte anılmasına da bir türlü inanamıyordu. Elijah Muhammed'in özel sekreterlerinin ard arda hamile kalması ve hepsinin mahkemede bunu açıkça itiraf etmesi Malcolm X'e çok ağır gelmişti, kabullenemiyordu bu olayı. Karar vermişti karşılıklı bu durumu konuşacaktı. Dobra dobra, açıkça lafını hiç çekmeksizin anlattı dillerde dolaşanları. Elijah Muhammed'in cevabı ise şöyleydi:"Ben Davudum. Davud'u okurken, bir başkasının karısına nasıl göz diktiğini öğrenmişindir, işte ben o Davud'um. Nuh'u okumuşsundur, şu sarhoşu, işte ben onun ta kendisiyim. Lût'un serüvenini okumuşsundur, kendi kızlarıyla aynı yatağı paylaşan o adamı herhalde tanımışındır. Bana da tüm bunları işlemek caiz olmak gerektir." Malcolm X'in ilk kopuşu burada oldu ve ardından vurulması emri. Her önüne gelenden şüphelenir olmuştu ama yinede korkmuyordu bu durumdan. Uçağa atlayıp Boston'a ablası Ella'nın yanına gitti ve Mekke'ye hacca gitmek istediğini belirtti. Para işini de ablası halletmişti. Mekke'ye varır varmaz mutavafıyla birlikte Kâbe'yi tavaf etti, Arafat'a çıktı, Sa'y ibadetini yerine getirdi. Ve gerçek kardeşliği gördü burada. Şimdiye dek ne denli yanlış düşündüğünün bilincine vardı. Tabi bu düşüncelerini mektupla eşine, kardeşlerine ve en önemlisi Amerika'ya bildirmesi en önemli noktalardan...

Arabistan hükümdarı Kral Faysal devlet konuğu olarak ağırlamıştı Malcolm X'i. Gerek Mekke Belediye Başkanı, gerekse Kudüs Başmüftüsü gibi önemli zatlarla bu kutsal beldede tanışmış ve uzun uzadıya muhabbet etmişlerdi. Buradan ayrıldıktan sonra uçakla çeşitli ülkelere gitmiş ve basın toplantılarına katılmıştı. Yöneltilen ilk soru ise Elijah Muhammed'le, İslam Cemaatiyle arasının neden açıldığıydı.

Ve 1965! Yine bir toplantı ama bu sondu. Önemli değişim geçirdikten sonraki fikirlerini sunacaktı yine halka. Hiçbir şekilde ayrımcı olunmamasından, kardeşlikten ve belki de Mekke'deki önemli hatıralarını anlatacaktı. Ama sahneye çıkmasıyla birkaç kişinin küçük çaplı kavga çıkarmasının ardından üç kişinin ateşi altında kalmıştı. Tam on altı kurşun yemişti. Ve her canlı gibi Malcolm X de hayata gözlerini yummuştu. Gerekli işlemler yapıldıktan sonra naaş gömülmeden ziyarete açıldı, binlerce kişi geliyordu son kez Malcolm X'i görebilmek için. Önemli simaların kısa konuşmalarından sonra naaş Ardley'deki Ferncliff Mezarlığına İslami usulle gömüldü...

Ve bir zamanlar Malcolm X diye anılan, bir zamanlar Malcolm Little diye anılan, bir zamanlar Koca Kızıl ve iblis ve Hemşerim diye bilinen ve bunun gibi daha birçok isimle çağrılan El-Hacc Malik el-Şahbaz'ın geride bıraktığı tek şey olan o toprak birikintisine gece karanlığı çöktü...

New York Times yazıyordu: "Kur'an'a göre ölülerin cesetleri ahiret gününe yani hesap gününe kadar mezarda kalır. Kıyamet günü geldiğinde gökler yarılır, dağlar pamuk gibi atılır, mezarlar açılır ve Allah insanları hesaba çağırır. Mağfiret edilenler, yani dünyadayken Allah'tan korkanlar, alçakgönüllüğü elden bırakmayanlar, yardımseverlikten geri durmayanlar, Allah yolunda cihada çıkanlar cennet bahçelerine giderler... "

Duamız o ki; kabirlerimiz cennet bahçelerinden bir bahçe ola...

Yazımıza Malcolm X'in unutulmayan o cümlesiyle son verelim;

"Şan Allah'a özgüdür. Benim olan tek şeyse, günahlarımdır"

Malcolm X
Alex Haley
İnsan Yayınları
599 sayfa


Yazar: Misafir Köşesi - Yayın Tarihi: 16.12.2011 12:10 - Güncelleme Tarihi: 03.12.2021 13:24

,

22221

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

Kitaphaber ailesine misafir olmuş konuk yazarların yazılarını bu profilde bulabilirsiniz.

Misafir Köşesi ismine kayıtlı 620 yazı bulunmaktadır.

Yorumlar
  • Yüsra Aktaş 2017.11.14 18:43

    Çok sağolun çok güzel vermişsniz özeti

  • Beyza 2019.03.25 15:27

    Özet çok güzel olmuş çok açıklayıcı

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin