Mavi Marmara Risalesi - Bülent AKYÜREK

Mavi Marmara Risalesi - Bülent AKYÜREK

Mavi Marmara Risalesi - Bülent AKYÜREK

11.04.2012 - Şüheda Hüsna
Mavi Marmara Risalesi - Bülent AKYÜREK

"Denizde Allah yolunda cihada çıkan bir kimse ki Allah kendi yolunda cihada çıkanları en iyi bilendir- Yüce Allah'a bütünüyle itaati eksiksiz yerine getirmiş olur ve cennete çıkan tüm yolları izlemiş, cehennemden de oraya götüren bütün yollardan kaçmış olur." (Taberani, İmran b. Husayn)

"Benimle birlikte cihada çıkma imkânı bulunmayan kimse denizde cihada çıksın." (Taberani, Vâsile b. Eska) hadisleriyle bizi bize getiren bir tokat ile başlayan bu risale, gelecek tokatların habercisiydi. Ne mutlu bu tokadı yedikten sonra yine silkelenmek adına öbür yanağını dönenlere!

Cesur yazar Bülent Akyürek'in yazdığı bu risale, ufkumuzu açan, çoğumuzun silkelenmesine vesile olan Mavi Marmara'ya ve yiğitlerine işaret etmektedir. Cesur anlatımıyla, insanı coşturan üslubuyla, "israil" kelimesini -doğaya ve ağaçlara duyarlılığından olsa gerek- küçük yazmasıyla dikkat çekmektedir.

Bu kitap Akyürek'in deyimiyle "ağızlarımız yalanların sarayı, yüreğimiz doğruların mezarı" olan bizlere karşı ağızları da yürekleri de sadakat dolu yiğitleri anlatmaktadır.

Bu kitap gazetecilik ve Gazze'tecilik arasındaki farkı ortaya koymuş ve "Bir Gazze'tecinin köşesinde 'yazarımız yılın izninin bir kısmını kullanmak üzere cihada gitmiştir.' yazar." demiştir.

Bu kitap Muhittin Arabi'nin dilinden "kör yürümek güzeldir." demiştir. Henüz böyle yürümeye hazır mıyız ki" Peki ya Firavun'un sarayına kör halde girmeye" Oraya girdiğimizde "Lailahe İllallah, ama..." diyen bir ümmet olarak kendimize kefil miyiz ve imanımıza" Peki ya hazır mıyız muzaffer olmaya"

Bu risale öyle şeyler söyledi ki, insanı söylediği kahramanca sözlerden utandırdı; şiir gecelerinde ağlayan bıyıklı adamlar utandı...

Bizimkiler Akyürek'in deyişiyle- tam donanımlı, maskeli, sözde korkutucu korkak israil askerlerine karşı vileda sopalarıyla karşı koydular. israilin uyuşmuş askerlerinin ne kadar korkak olduğunu "AĞLAYAN KOMANDO" fotoğrafıyla ortaya koydular. Bizimkiler bize, "İslam İmparatorluğu'na yol açık." müjdesiyle geri döndüler. Bizimkiler bize Irak'a girmek isteyen amerikanın üssüne saldıran karga sürüsü kadar olamadığımızı hatırlattılar. Bizimkiler bıyığı yeni terlemiş gençlere "elinize alın haritayı ve plan yapın!" dediler. Bizimkiler Ahzab 23. ayeti yaşadılar, bizlere yaşattılar: " Müminler içinde Allah'a verdikleri sözde duran nice ERLER var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir."

İşte o ERLER ki yola nasıl çıkılır, o yolda nasıl Ebu Bekir'ce yürünür, yol kimin hatrına yürünür onu öğrettiler. Bizlere "Nuh (a.s) yok, evet ama Nuh'un gemisi hala varmış, yiğitleri hala aynı coşkudaymış, o gemi batacak olsa bile yola çıkacaklarmış." dedirttiler.

Ve sancılı bekleyişlerle dolup taşan, Mavi Marmara'nın vurulduğu o gece, "... kılıbıklar erkek oldu. Kadınlar, çocuklarının yüzüne bakmadı, saçlarını taramadı. Kahvelerde, parklarda, cafelerde oturan on beş yaşındaki delikanlılar, yirmi yaş büyüyüp yiğit oldular. Diyarbakırlıyla Kayserili aynı camide dualar ediyordu."

Mavi Marmara tüm takımları unutturdu bize fanatiği olduğumuz; "Tek takımı tutuyoruz artık: Mavi Marmara... Dokuz kişiyi oyundan attılar ama milyonlarca taraftarımız oldu çok şükür!"

Artık "yer, gök mavi olacak, her yer Marmara OLACAK! Balkonlarda ısınan yiğitler de inecek sahaya, Allah büyük... (Âmin)"

Şüheda Hüsna - 11.04.2012

,

2746

Şüheda Hüsna Hakkında

Şüheda Hüsna
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin