208 sayfa olup 58 yazıdan oluşmaktadır.
“Kilo vermeye başlamak için her şey bir vesile halini almış. Her kıytırık hadise, pek münasip bir vesile oluyor, ya da her özel gün, kısmetli bir milat diyet takvimlerine. Her tatil, her tarih yeni bir rejimi muştuluyor. Kabak rejimiyle kilo veremedinizse sorun yok, bir de kuşkonmaz rejimini deneyin bu hafta. Şükran Günü gelmeden 10 günde 10 kilo verebilir, Şükran Günü’ne bir gün kala hâlâ iki kilo eksilebilir, Şükran Günü geldi ama siz gene de nelere dikkat edeceğinizi bu dergilerden öğrenebilir; Şükran Günü geldi geçti olan oldu aşamasında ise Şükran Günü kilolarını verme diyetine başlayabilirsiniz. Yeter ki bu çarka daha önce de kapıldığınızı hatırlamayın. Daha önce de rejim yaptığınızı ve mutsuz olduğunuzu hatırlamayasınız ki, şimdi de rejim yapıp mutsuz olabileseniz. Bu yüzden işte kadın dergilerinin dördüncü temel özelliği: “unutkanlık”. Carlos Fuentes boş yere ısrar etmemişti Amerika Birleşik Devletleri’ni Amnezi Birleşik Devletleri olarak değiştirmekte. Kadın dergileri her hafta “yeni” bir diyet ile çıkabiliyorlarsa ortaya, bunu, “eski”lerini unutturabilmelerine borçlular. Bu sayede sunulabiliyor her diyet “mucizevi” diye.”
Radikal gazetesinde ve çeşitli dergilerde yazdığı yazılarını topladığı bu eser Elif Şafak’ın dili ve yazış tarzı hakkında biz eyeterince bilgi vermektedir. Gerçi diğer eserleri kadar çekici olmasa da yine de okunmaya değer bir kitap.Ara ara ironik bir dille eleştirmeleri ve sesli düşünmeleri vesilesiyle de bizleri hem güldürüp hem düşündüren tarafından bakıldığında bende hoş bir hava estiren Elif Şafak’a teşekkürü bir borç biliyorum.
Karışık bir tabldot yemeği gibi önümüze sürülen bu kitap; içindeki yazılar dolayısıyla da çabuk tüketilebilecek bir yapıda. Ama yine de kitaplıkta durabilir türden. Arada bir nane şekeri niyetine ferahlatmak amacıyla kitaplıktan alınıp bir yazısı okunulup tekrardan yerine konulabilir cinsten.
“Hepsini yakaladım tuttum öğretmenim, fişlerime yazdım teker teker isimlerini, cisimlerini. Ama hâlâ varlar. Ne kadar çoklar. Neyse ki çok olduklarının farkında değiller. Çünkü birbirlerini dinlemekten acizler. Olanca güçlerini birbirlerini didiklemeye ayırmaktalar öğretmenim. Sol görüşlü öğrenci türbanlı kız ile, sağ görüşlü gazeteci bir feminist kadın ile hiçbir ortak noktası olamayacağına körü körüne inanmış, birbirlerini karalamakla meşguller. Ben bunları tutmasam da olur öğretmenim. Nasıl olsa birbirlerine dil uzatmaktan fırsat bulup da ortak noktalarını, ezilmişlik paydalarını konuşmaya, o ortak payda üzerinde yükselerek sistemi beraberce dönüştürmeye, demokratikleştirmeye ve sadece vatan-daş değil, aynı zamanda fiş-daş da olduklarını görmeye zaman bulamayacaklar.
BI-RAK-A-Lİ-BI-RAK… TUT-MA-SAN-DA-O-LUR…”
Yazana teşekkürler.

86 yılının mayıs ayında doğdu. Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji öğrencisi.
Filbahar | Edebiyatın Yeni Baharı sanal dergisini 15 sayı yayınladı.
Yolcu Dergisi'nde düzenli olarak deneme yazıları ve kitaplar üzerinden yazar portreleri yazıyor. Şiirleri çeşitli dergilerde yer alıyor.
Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor.
Bilal Can İsmine Kayıtlı 197 Yazı Bulunmakdadır.