Medeniyetin Engin Ufukları

Medeniyetin Engin Ufukları

Medeniyetin Engin Ufukları

19.02.2018 - Uğur Cumaoğlu
Medeniyetin Engin Ufukları

Günümüzde medeniyet kavramı üzerinden bir hayli kargaşa üretiliyor. Medeniyet, içi boşaltılmış ve dilden dile dolaşan bir rivayet gibi ulaştığı her dilde aslından biraz daha uzaklaşıyor. Aslına rücû etmesi için türlü çabalar harcansa da, medeniyet aslı itibariyle insanın en büyük kavgasıdır. Çünkü insanı da insana ait olanı da sürekli kılacak olan, medeniyet’in engin ufuklarıdır. Medeniyet aklı’nın üçlüsü kabul edilen insan/zaman/mekân da bu engin ufuklardan beslenir.

İnsan medeniyetin öznesi, zaman medeniyetin kalbi, mekân onun ruhudur. Bu üçlü bir araya geldiğinde medeniyet aklı’nı oluşturur. Birinin geride kalması diğerlerinin tökezlemesine sebep olur. İnsan, mârifet bilgisi elde ettikçe hakikate daha çok yaklaşır. Yaklaştıkça yakîn’i artar ve derinleşir. Bu derinleşme insanın en başta kendi özündeki gizleri keşfetmesini sağlar ve tali düzeyde çevresine sırlanmış irfan çeşmesini görmesine yardımcı olur. Ân’a dikkat kesildikçe zamana ve mekâna hükmeden asıl gücü tahkik eder ve bu tahakkukun hikmetlerini temaşa ederek zaman ve mekânı nasıl inşa edeceğini daha iyi kavrar.

Tüm bu tecrübeyi bir araya getiren, zaman ve mekânın insan eliyle hakikatin aynası olması için kişiyi sefer halinde tutan, her zaman da zamanlar üstü olanı insanın kalbiyle mekâna işleyen ve işleten, ona ruh, nazar edene şuur kazandıran medeniyet aklı dediğimiz derinlikli kavrayıştır. İş bu tecrübe, Savaş Ş. Barkçin’in de insan/zaman/mekân öğeleriyle üç boyutlu olarak tanımlamaya çalıştığı Medeniyet Aklı eserinde de dile getirilmiş.

Barkçin, iki yüz yıldır yanlış sorulan tanıdık bir soruyu tartışmaya açıyor ilkin. Tarihle arası iyi olmayan bir toplum olarak bizlerin ‘ne oldu da böyle güçsüz düştük’ sorusunu yanlış sormamızı ayrı bir mevzu olarak tartışırken, asıl problemimizin, bu soru üzerinden bu durumu kanıksamamız olduğunu dile getirir. Müslüman’ı her çağda ve zamanda güçlü kılan temel referans noktalarını unutmamızdan şikâyetçidir Barkçin ve kendimize ait değerlerimizden uzaklaştıktan sonra içine düştüğümüz çıkmazı başlıklar halinde analiz eder.

Barkçin, medeniyet kavramının insanın kim’liği olduğunu üstüne basa basa dile getirir. Batı ile Doğu’da bu kavrama yüklenen anlamı derinlemesine inceler. Medeniyet ve kültür ilişkisi, bunların bir sentezi olan mekânın görüntüleri, medeniyetimizi oluşturan temel dinamikleri, medeniyeti görünür ve özgün kılan özellikleri, medeniyetin yönünü belirleyip ona yol gösteren asıl koordinatları, boyutsuzluğun estetiğe dönüşen özgün boyutlarını yatay ve dikey olarak soruşturur.

Medeniyetin harcını din olarak tespit ettikten sonra, insanın kendine sorduğu temel soruya, ‘biz kimiz’ sorusuna yönelir ve bu sorunun karşılığını tespit etmeye çalışır Barkçin. Bu karşılığı tespit etmeye çalışırken üretmiş olduğumuz birçok kültürel öğeye başvurarak, cevabı temel parametreleri üzerinden bulmak ister. Bu mücadelede insan, en önemli unsur olarak mekân ile karşılaşır ve mekânı, medeniyetin en önemli unsuru ve kültürel derinliğin hüviyeti olarak görür. Çünkü dünyadaki yer’imizi belirleyen mekândır.

Barkçin, değerli bir tarihi vesika özelliği de taşıyan bu eserinde, zaman’a ve zaman bilincine ayrı bir başlık açar. Tarihe olan ilgisizliğin mekâna karşı da gösterildiğini dile getirir. Medeniyetimiz de zaman kutsal olmamakla birlikte zamana hürmet ve ona riayet şarttır der. Kavrama becerisine ayrı bir önem atfeden Barkçin, kavramların kavrama becerisi nedeniyle muzdarip duruma düşebileceğini söyler. Çünkü her şey gibi kavramlarda bir öze ve ruha sahiptir ve kavrama onun bu özüne ulaşmak demektir.

Medeniyetlerin her şeye bakışı birbirinden farklı olduğu gibi bilmek/kılmak/olmak anlayışlarının da doğal olarak farklılaştığını söyler. Ona göre Bilmek/insan, kılmak/mekân, olmak/zaman olarak eşleştirilse özne/eylem/olgu süreci ve pratiği de böylece ortaya çıkar. Barkçin bu durumu sentez becerisi olarak tanımlar. Fakat bu süreci canlı kılacak olan toplumsal enerjidir. Toplumsal enerji, kendini kurumsal olarak gösterir ve toplumu bu kurumlar aracılığıyla inşa ederek bu enerjiyi sürekli kılmaya çalışır. Enerji tecrübeye ve güce dönüşür. Dönüşen güç, medeniyet aklının sürekli olarak kendini yenileyen ve ileri taşıyan aurasıdır. Bu tekâmül müspet ve menfi olarak devridaim eder.

Medeniyet Aklı, günümüz insanının aidiyet krizine cevap veren kıymetli bir çalışma.

Savaş Ş. Barkçin’nin diğer eserleri;

Kalbin Aklı, İnsan Yayınları

Bir Kutlu Sefer, İnsan Yayınları

Gönül Makamı, İnsan Yayınları

Gönül Dağı, Erdem Yayınları

Ahmed Avni Konuk, Klasik Yayınları

Dîvân-ı Zerefşan, Litera Yayınları

Kalemin Dilinden, Hat Sanatı

Medeniyet Aklı - İnsan, Zaman, Mekân

Savaş Ş. Barkçin

Mostar Yayınları

İstanbul, Ekim 2017

322 Sayfa

Uğur Cumaoğlu - 19.02.2018

,

1865

Uğur Cumaoğlu Hakkında

Uğur Cumaoğlu
Yorumlar
  • Sadece Bir Okur 2018.03.09 00:08

    Kitaphaber çok güzel bir site. Birçok kitabı güncel ve son haliyle de sitede bulmak mümkün. Böyle güzel bir çaba ortadayken sitenin de kendini ve yüzünü yenilemesi lazım. Yeni ve ilgi çekici bir yüzle karşımıza çıksa ve hepimiz hayran olsak fena mı olur? Mesela uzun zamandır yazmayan veya bir iki üç yazı gönderip köşesine çekilen yazarlara da ara sıra titreşim göndermek lazım ki bu güncel ve yeni durumu özümsesinler. Bazı önerilerdi sadece. İyi çalışmalar.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin