M.Emin Oyar İle Kitaplarının Hikayesini Konuştuk

M.Emin Oyar İle Kitaplarının Hikayesini Konuştuk

M.Emin Oyar İle Kitaplarının Hikayesini Konuştuk

26.10.2018 - Kitaphaber
M.Emin Oyar İle Kitaplarının Hikayesini Konuştuk

İlk kitabınızın yazılış öyküsünü bize anlatır mısınız?

İlk kitabım 2015 yılında Semerkand Çocuk Yayınlarından çıkan İzci Şendir’di. Yayınevinin 2012 yılında yapmış olduğu Çocuk Macera Romanı Yarışmasında dördüncü olmuştu bu eser. Sonra da kitabı bastılar. Baskısı tükendiği için şuan kitaba ulaşmak mümkün değil. Ama yayınevinin dediğine göre yakın zamanda ikinci baskısı çıkacakmış.

İlk eserinizi ne zaman yazdınız? Neler hissettiniz?

İzci Şendir’i 2012’de bahsettiğim yarışma için yazmıştım. Henüz öğrenciydim. Yarışmanın sona ermesine bir ay kala kitabı yazmaya başlamıştım. Bu kitabı yazmak için henüz okulların açılmasına bir ay kala Eskişehir’e gidip neredeyse bir ay boyunca koca yurtta tek başıma kalarak sabah-akşam demeden kitap için uğraşmıştım. Başlarda çocuk macera romanı olduğu için bu işi küçümsüyordum ama bu süreç, vasat bile olsa ortaya bir eser koymanın ne kadar zor olduğunu bana göstermişti. Yarışma sonuçları açıklandığında da dereceye girdiğim için çok sevinmiştim tabi ki. Sevincim para ödülünden ziyade kitabın basılacak olmasıydı. Henüz öğrenciyken bir kitabım çıkacaktı. Bu iyi bir başlangıç olacaktı ki öyle de oldu. Eğer o yarışmada dereceye giremeseydim ne olurdu, tam olarak kestiremiyorum.

Yazmasaydınız delirir miydiniz? Yazmak sizin için ne anlam ifade ediyor?

İlkokul zamanlarından beri bir şeyler yazıyorum. Hatta o zamanlarda şiirlerimi ve hikâyelerimi bir deftere yazıyordum. O defter hâlâ duruyor. Zaman zaman kardeşlerim defteri çıkarıp benimle dalga geçerler. Çok küçük yaşlarda yazmaya başlamama rağmen yazmasaydım delirmezdim herhalde. Mutlaka yapacak başka bir şeyler bulurdum diye düşünüyorum. Delirmek bir yana, beni yazmaya iten şeyin konuşmayı sevmemek olduğunu düşünüyorum. Küçük yaşlarda da bu böyleydi. Pek konuşmazdım. İçimde olup bitenleri hayal gücüyle harmanlayıp kağıda aktarmayı tercih ederdim.

Size göre okumak yazmanın neresindedir? Okumadan yazmak mümkün mü?

Okumak, yazmanın olmazsa olmazıdır. Az okuyarak ortaya güzel eserler çıkaranlar olabilir. Aynı zamanda her çok okuyan iyi bir yazar olamayabilir. Ama hiç okumadan bir şeyler yazmaya kalkmak hadsizliktir bana göre. Her işte olduğu gibi bir şeyler yazabilmek için de tecrübe edinmek gerekir. Bu konudaki en iyi tecrübe edinme yöntemi de okumaktır. Daha sonra yaşamak… Gezmek, görmek, sohbet etmek, düşünmek, öğrenmek…

Kitaphaber - 26.10.2018

,

687

Kitaphaber Hakkında

Kitaphaber

Yayınladığımız ajans haberlerini bu profilden paylaşıyoruz.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin