Merve Yüksel Yazdı: Yakın/Uzak

Merve Yüksel Yazdı: Yakın/Uzak

Merve Yüksel Yazdı: Yakın/Uzak

09.02.2017 - Merve Yüksel
Merve Yüksel Yazdı: Yakın/Uzak

Çetin çarpışmalar, bireysel sorgulayışlar, hayatın insanlık dışı görüntüsü, bir genç kızın yaşamın her anını illustre edişi, fedakarlık, anlamlı anlamsız çabalar, tezatlar… Tüm bu temaların yer aldığı Yakın ve Uzak isimli kitap çeşitli dergilerden yazılarını okuduğumuz Yazar Ayşe Ovalı’nın roman türündeki eseri. Sade bir anlatımın olduğu Yakın ve Uzak, Nazlı ismindeki agnostik (bilinemezci) yapısı olan bir genç kızın engellere takılarak yaşadığı zorlukları ele alıyor. Kitap adıyla içimizdeki tezatlıkların getirdiği duygulara, onların asaletine, samimiyetine, kendiliğindenliğine vurgu yapıyor. Akıl yani fikir, yani düşünce, yani cesaret; karşısındaki her şeyi düzleştiren hümanist kutsal. Peki duygularımız; düşüncelerimizden, kabullerimizden, yargılarımızdan bağımsız mı?Herkes bu kadar akıllıyken işler neden yolunda gitmiyor? Bir hayat var karşımızda ve bazı hayat hikayeleri gerçeğe işaret ederken muhatapları o gerçeğin dışında olabilir. Bu kitap gibi.

Hikaye, kahramanımız Nazlı’nın doğup büyüdüğü yer olan Düzce’de başlıyor. Nazlı, idealleri olan başarılı bir öğrenciyken, Fen Liseleri’ne gireceği hafta çok sevdiği babaannesini kaybeder. Hayatında ilk kez başarısızlıkla karşılaşır ve tüm dengeleri alt üst olur. Akabinde, lise hayatı boyunca sindiremediği, Anadolu Ticaret Meslek Lisesi’ne başlar. Kendisini iyi bir üniversite hayali ile avuttuğu ve ne olmak istediğine karar veremediği dönemde, dershaneye başlar. Burada tüm hayatına etki edecek, çok sevgili matematik öğretmeni Hüseyin Yıldız ile tanışır. Artık, o da matematik öğretmeni olmak ister. Bu idealine ulaşabilmesi için tek yapması gereken sınava gireceği tarihi beklemektir. Fakat hiç planlamadığı gerçeklerle yüz yüze gelir. Türkiye 28 Şubat ile tanışmıştır. Bu tanışıklık, birçok insanın hayatını etkilediği gibi, Nazlı’nınkini de etkiler ve seneler sürecek karamsarlığının ve cevabını bulmadığı soruların başlangıcının müsebbibi olur.

Yazar Ayşe Ovalı, Nazlı’nın hayat hikayesi üzerinden tanıdığı her insanı bir anlamaya, algıya, anlamlı bir yolu bilinçli olarak seçmeye davet ediyor. İnsanın hayat çizgisindeki bazı yanlış ve eksik bilinen yönlerini alt mesajları ve felsefi yanıyla hayrete değer bir çalışmayla ortaya koyuyor. İçsel problemlerimizi yanlış algılarımıza varıncaya dek sorguluyor ve bu yanlışları ince eleyip sık dokuyor. Nitekim kitabın arka sözündeki yazısında bunu vurguluyor:
‘’İstemek neydi? Olacak olanlara kim karar verirdi? Adalet diye bir şey var mıydı? Varsa o zaman neredeydi? Ve ‘zaman’ nasıl bir mefhumdu ki adına saat denilen aletle somutlaştırılmasına rağmen bu kadar izafi olmayı beceriyordu? Sonra sevmek, bu kadar zor mu olmalıydı?’’ Yazar bu sorularıyla insanların, ‘’Benim düşünce dünyam yanlışsızdır, benim iddialarım doğrudur, yalnız ben bilirim.’’ şeklinde kendini gösteren düşüncelerini hegemonik söylem boyutuyla irdeliyor. Yazar, uzak ve yakın kavramlarının temelinde yer alan duyguları derinlemesine anlatımıyla; gözden kaçırılan, atlanılan kimi gerçeklerin, doğruların, olguların kolay anlaşılması adına okuyucuya zemin hazırlıyor.

Yazar Ayşe Ovalı, okuyucunun dimağına gerek aksiyon gerekse fikir jimnastiği açısından müspet katkı sunma iddiasındadır. Hayatı matematik penceresinden okumaya çalışan kahramanımız ve etrafındakilerin kişilik analizlerinin sunduğu romanında, okuyucuların kendileriyle özdeşleştireceği bir karakter bulmaları kuvvetle muhtemel olması bakımından kitap hayatın akışıyla iç içedir. Bununla birlikte eser, ele aldığı konular itibariyle edebiyat seven bir roman okuyucusunun yanında, din felsefesi ile ilgilenenlerin de kayıtsız kalamayacağı fikirler sunmaktadır. Zira romanımızın kahramanı, dünya üzerinde kötülüklerin olmasının, merhametli ve güçlü bir tanrının yokluğuna delil teşkil ettiğini salık veren şer problemine saplanmış, tam olarak ateist olmasa da agnostik bir hal almıştır. Onun bu sorular yığınının içinden kurtuluş macerası, romanda teodiseden yardım alarak ve onu modern zamanlara uygulayarak anlatılmaktadır. Bunun yanında zaman mefhumunun izafiliğini matematiksel bir dil kullanarak anlatan yazar, spekülasyona açık konulara bulaşmadan zamanın metafiziği hakkında okuyucuyu bilgilendirme çabasına girişmektedir.

Yazarın romanında anlatmaya çalıştığı dertlerinden biri de gençleri tek bir sınava adapte edip hayatı kaçırmalarına sebebiyet veren dershanecilik sisteminin açmazlarıdır. Eserde ciddi bir dershanecilik eleştirisi sunulmakta, eğitim işinin kar amacıyla nasıl ticarete evirildiği ortaya konmaktadır. İşin içine para girince, eğitmenlerin iştiyaklarını kazanca endekslemelerinin tenkide tutulmasıyla da ayrıca ciddi bir psikolojik tahlil sunulmaktadır. İşine âşık olan kahramanın nezdinde, öğrenci odaklı yaklaşım gibi eğitimde yenilikçi teknikler sunulan romanda, pek de alışık olmadığımız bir eğitimci modeli alternatifi teklif edilmektedir.

Özetle yazarın ön yazısında dile getirdiği gibi bu çalışma, ‘’ Neredeyse hepimiz bu büyük kozmolojiden habersiz, kendi yaşamımızdaki sıkıntıların içinde boğuluruz.’’ İfadesinin bir sonucu olarak, farklılıkları ortaya koyup bir öz bilinç yoklaması yapmayı amaçlamış.

Keyifli Okumalar!

Yakın ve Uzak
Ayşe Ovalı
290 sayfa

Merve Yüksel - 09.02.2017

,

1467

Merve Yüksel Hakkında

Merve Yüksel

Kitap sever, deniz sever, camilerin ezan seslerinin bereketinde yaşar; sadece olduğu gibi yaşamaya çalışan, gördüğünün ve yaşadığının hakkını vermeye çalışan bir kul...

 

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin