Meşhurların Son Anları - Burhan Bozgeyik

Meşhurların Son Anları - Burhan Bozgeyik

Meşhurların Son Anları - Burhan Bozgeyik

Meşhurların Son Anları - Burhan Bozgeyik
- O, burada mı?
- Evet. a, şimdi buradaydı. Gitmiş..
İşte! İnsan ömrünün özeti olan iki cümle.
Kim olursan ol, nasıl yaşarsan yaşa ve ne yaparsan yap, senden geriye kalan replikler şunlar olacak;
- Daha düne kadar aramızdaydı.
- Daha geçen hafta konuşmuştuk.
- Daha demin gülmüştü.

İnsan dünden ibaret, Hayatsa ölümden...

"Gerçek nedir" sorusunun halen ittifaklı bir yanıtı yok. "Hakikat", onlarca teoriye rağmen mutlak bir sonuca varılamamış bir kavramdan ibaret. Fakat ben şuan için tek cevabı yeterli buluyorum: Hayattaki tek gerçek ölümdür! Bilhassa üç hafta kadar evvel vuku bulan dedemin vefatıyla, ölümle olan dostluğum daha da sıkı bir hal aldı. Ve yıllardır sancısını çekmekte olduğum varoluş gerçeği tek cisime büründü: ölüm !

İnsanoğlu fıtratı gereği iman yahut inkar bazlı bir mücadele ile varoluşunu keşfetmenin peşinde bir ömür yaşar. Ve varoluşunun kaynağı olan Yüce Yaratıcıyı dini öğretileri ile bilip, sevip ona bağlanırsa o kişi için yokluk yoktur. Zira " Ölürse ten ölür, aşıklar ölesi değil." (Yunus Emre) Fakat varoluşunu kendi nefsine dayandıran ve böylelikle uluhiyet iddiasıyla zalim bir hayat yaşayanlar ise, öldükleri anda yeryüzünden silinirler. Yalnız bittabi zulümlerinin izleri baki kalır. İşte bu noktada insanın yaşama tutunmasında tek neden, ardında "hoş bir sadâ" bırakıp, ebedi yurdunda mutlu mesud yaşama çabası olmalıdır.

Elimdeki kitap, hep o anı anlatıyor. İnsan çeşitli hayaller kurar, çeşitli arzularla pençeleşir. Daima istek, tutku, arzu ve hayallerle dolu bir deryada akıp gider hayatı. Kimisi gerçekleşir, kimisi gerçekleşmez. Fakat her insanın hayalini kursun kurmasın mutlaka yaşayacağı bir "an" vardır. "Son an."

Kitabın mevzubahisi olan son anlar ise; kimimizin yetişip asırdaş olduğu, kimimizinse karşılaşamayıp, iyi ya da kötü bildiği, hayranlık yahut nefret duyduğu meşhurlara ait. Elhâsıl öyle ya da böyle dünyada bir iz bırakan insanların sonları.

Kitabın ilk baskısı 1998'de yapılmış. Ve ara ara baskı yenilendikçe ölüler kervanına katılan ünlülerde eklenmiş kitaba. Elimdeki kitabın basım tarihi 2008. Ve kitapta 99 ünlü var. Saddam Hüseyin, Bülent Ecevit, Benazir Butto da yeni katılanlardan.

Yazarın anlatım metodu, meşhurların yaşamlarının populer yanlarını 2-3 sayfada özetleyip, son anlarına vurgu yapmak şeklinde. Klasik biyografi yolunu izlediği için yaşam hikayesini konu ettiği kişinin en meşhur yönünü kaleme almış. Bu nedenle ara ara, okurken çok farklı bildiğiniz hikayeler oluyor.

Mesela, tartışmalı bir hayat hikayesine sahip olan Cem Sultan'ı saltanat heveslisi olan, aykırı davranıp kendi adına hutbeler okutan biri olduğu yorumuyla ele almış. Fakat, aynı Cem Sultan bazı tarihçilerimizin ısrarlı beyanına göre, babası Fatih Sultan Mehmed'den vasiyetli taht vasisi idi. Ve bu vasiyet onu bir şekilde hakkına aramaya itmişti. Bu nedenle bizce, her iki yönü de belirtseydi daha açıklayıcı olurdu.

Ayrıca ünlü Alman şairi Goethe'nin son anında parmağıyla göğsüne W harfi çizdiğini ve bu harfin aslında arapça Allah lafzına mukabil olduğu görüşü de, pek kesinlik kazanamamış görüşlerden.

Yazarın kaleme aldığı meşhurların kimisi; halkın kafalarına basarak yükselip, kendi fikirlerini emperyal baskılarla empoze eden ve bu eylemi esnasında can almaktan çekinmeyen zalim liderler. Kimisi; ümmeti yahut halkı için malını canını paralamış ve i'lay-ı kelimetullah için son anına kadar mücadele etmiş mümin liderler. Kimisi sanatçı, kimisi iş adamı, kimisi ise şair... Ve yine Mao, Lenin, Troçki gibi komünizmin öncüleri olan şahısları, islam dinine karşıt olmaları hasebiyle biraz "taraflı" değerlendirmiş. Bazı kaynaklara göre 360 bin müslüman türk'ü asan Mao gibi bir zalimi anlı şanlı bir devrimci diye övemezdi! Bu durum bizce de olması gereken, yalnız objektif veya karşıt kesime göre taraflı bir kitap olduğunu da belirtmeden geçemedim..

Satırlar aktıkça anlaşılan şu ki, yazarımız dünyayı önder edinenlere arka kapakta da belirtildiği gibi bu dünyanın bir "misafirhane" olduğunu hatırlatmak amacıyla kitabını kaleme almış. Kitap sürerken Efendimizin (s.a.v) "Ağzınızın tadını kaçıran ölümü çokça hatırlayınız" hadisi sıkça tezahür ediyor. Mesela, zevki uğruna Roma'yı yakabildiği halde kölesi tarafından gelen ölüme karşı duramayan Neron, "en kötü adam" rolünü en iyi yapan aktör Erol Taş, Rusya'daki komünist ihtilalin babası olduğu halde sevgilisi tarafından adice öldürülen Troçki, bu milletin İstiklal Marşı şairi olduğu halde cenazesi dört hamal tarafından kahve önüne bırakılan ve törene katılan gençlere soruşturma açılacak olan şair Mehmet Akif, pek çok filminde rol icabı ölmüş olan ve uçak fobisi yüzünden kalp krizi geçirerek ilk kez rol yapmadan ve gülmeden ölen kahkaha makinesi denilen sanatçı Kemal Sunal, zenginliği darbı mesel olan iş adamı Vehbi Koç, Katolik dünyasının lideri Papa 2. Jean Paul ve diğerleri...

Hasılı öyle ya da böyle meşhur olup tarihte yerini alan insanların son anlarını okumak, hakikaten şaşırtıp sersemleten bir tokmak gibi. Kitapta çok klişe şeyler de var. Yalnız yine de, fikirleri şekillenmek üzere olan gençler için iyi bir el kitabı, kısa bir genel kültür antolojisi diyebilirim.

"Neylersin, ölüm herkesin başında" (Cahit Sıtkı Tarancı)

ibretli okumalar!

Meşhurların Son Anları
Burhan Bozgeyik
Cihan Yayınları
320 sh. Meryem Betül Altuntaş - 25.04.2011

,

6500

Meryem Betül Altuntaş Hakkında

Meryem Betül Altuntaş

14 Eylülde Kocaeli'nde doğdu. Tahsil hayatı İstanbul'da geçti. Çeşitli eğitim kuruluşlarında Arap dili üzerine dersler veriyor. Bir Yardım kuruluşunda gönüllü çalışıyor.

Kocaeli'nde yaşıyor. İstanbul'u ve Kitapları seviyor.

Yorumlar
  • Natamam1 2011.08.20 03:52

    yazarın uslubu güzel iş,sanat,asker,pegabember dünyasından tanınmış kişilerin son anlarını anlatan kitap gençliğimde okumaya değer bulduğum kitaplardandı. o zaman cin taifesinin Allah'ın izni ve inayeti olmadan insana bir şey yapamaacağı ve bilemeyeceğini Süleyman a.s kıssası ile hafızamın ücra yerlerinde kaydolmuş...Beşir Fuatın son anları çok garibime gitmişti... bileklerden kan damlayarak yazı yazmak...Ölüm hissini acayip bir duygu... yazarın anlatımından etkilenerek "ölüm sonrası hayat" kitabını almıştım...Gençler için tavsiye edilecek bir kitap... yazı sahibine teşekürler.

  • Ömer Faruk KARATAŞ 2012.01.12 15:32

    ilk baskısını okumuştum, keyifli olmaktan çok ibretlik ve ders verici. Zaten ölüm başlı başına herkes için derstir; sonrası için değil öncesi için!!!

  • yasin süngü 2013.02.15 09:55

    Bu kitabı yıllar önce okumuştum çok etkilenmiştim şimdi ise üstüne daha da fazla bilgiler eklenmiş bu kitabı da alacağım....

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin