Meşruluğun Toplumsal Gerçekliği - Ejder Okumuş

Ferit Genç | Sosyoloji | Okunma: 276 | 22.07.11

Meşruiyet; egemen sistemin hukuksal yapısına, kanun ve kurallarına uygunluk olarak yürürlükteki yasalarla çelişmemek demektir. Yani yasalara uygunluk bir geçerlilik süreci demektir.

Meşruluk, sosyolojinin toplumsal konumu açısından inceleme alanlarından birini oluşturmaktadır. Meşruiyet; meşruluk, meşru olma hali demektir. Burada yine meşruluğun toplumsal ilişkilerin gerçekleşmesi ve toplumsal yapının inşasında çok önemli bir mekanizma/kurum olduğunu söyleyebiliriz.

Meşruiyet grup içi ilişkilerde, grup üyelerinin gerek otoriteye itaatlerinde gerekse grup içindeki hiyerarşik düzenin oluşması ve sürdürülmesinde çok önemli bir konum üstlenmektedir. Böylece toplumsal ve siyasal ilişkilerde de meşruiyet sadece bir iktidar, hükümdar, yönetici veya rejimler çerçevesinde alınan bir meşru hal olmayıp bunlara ek olarak ta bir devletin yapısında yer alan mülkiyet kavramı, üretim, eğitim, hukuk, düşünce, kimlik, ifade özgürlüğü, dil, sanat vb alanlarda da kendini gösterebilir.

Devletin her kurumunun yapısında yer alan meşruiyet, bazen devletten gelen ve siyasi otoritelerin damgasını taşıyan her şeyin boyun eğilmeye değer olduğuna güven duymalarını ve itaat etmelerinin gerekliliğine inanmalarını amaçlamayı amaçlar. Böylece örnek verdiğimizde; vatandaş her hangi bir aktörün, uyulması gereken yasa ve ya kuralın, emir ve ya yasağın akla uygun olmasa ya da yasanın gerektirdiği kuralın yapılmasını istediği şeyden hoşlanmasa bile meşruiyet sayesinde yasaya itaat edilmesi sağlanılır.

Sosyolojik olarak baktığımız zaman meşrulaştırımlar, bir toplumun var olan düzenindeki nitelikleri koruyup ve bunları sürdürmek için gerekli olan aygıt, eşya, süreç veyahut bu süreç ve yöntemlerin işlenmesidir.

Meşruaştırım, radikalci bir yapıdan meydana gelir. Ve bu giderek otoritenin halk üzerindeki güven duygusunun zamanla ilerlemesine neden olur. Yani otoritenin meşrulaştırımı güvenle, insanların otoriteye güven beslemelerine neden olur. Diğer bir bakış açısıyla güven, meşrulaştırımın olmazsa olmazıdır.

Türkiye deki meşrulaştırım konusuna değinecek olursak şayet. Osmanlıdan bu yana süren gelenek hala da etkisini sürdürdüğünü söyleyebiliriz. Osmanlı Saltanat ile yönetildiğinden dolayı devlet yapısında en çok başvurduğu kurum dini yapıdır. Bu günümüz Türkiye’sinde hala da sürdürdüğünü söyleyebiliriz. Şöyle ki meşruiyet-güven ilişkisi dinde kişisel inanç ve Kuran-ı kerim ile bağlantısı kurulduğunu düşünebiliriz.

Kitap yedi ana başlıktan oluşmaktadır. Her bölüm meşruiyet’in devlet içindeki kurumlarla (din, ekonomi, siyasi vb) birlikte ele alınmıştır. Kısaca bölümlere değinecek olursak eğer; 1. bölümde aslında kitabın geneli olarak bir özet çalışmasından bahsedebiliriz. Burada ‘‘Meşruluğun Sosyolojisi’’ başlığı altında meşruluğun toplumsal boyutları, siyasal veçheleri, meşrulaştırım, meşruiyet krizi ve dini meşrulaştırım konuları yer almaktadır. 2. bölümde bilgi sosyolojisi çerçevesinde meşrulaştırımın etkisinden bahsedilmektedir. 3. bölümde yine yazarın her eserinde görmeye aşina olduğumuz Sosyolog/yazar Hobermas’ın ‘‘Sosyal-bilimsel bir kriz kavramı’’ adlı bir çalışmayı ele almıştır. Eserin 3. ve 4. bölümü yazarın kendi makalelerinden yaptığı çalışmalar yer almaktadır. Burada yine meşruiyet ile Türkiye deki Din, sosyal statü, sınıf, itibar, hiyerarşi, cinsiyet, servet vb toplumsal konulara değinmektedir. 6. bölümde ise “Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat” adlı bir makale yer bulmaktadır. Son olarak da meşruiyet ile adalet kavramdan bir sentezleme çalışmasında bulunmuştur.

Meşruluğun Toplumsal Gerçekliği
Ejder Okumuş
İnsan Yayınları


89 yılında temmuz ayında dünyaya geldi. Bitlis doğumlu. Sosyoloji öğrencisi. 43 numaralı ayakkabısıyla 43 plakalı Kütahya sokaklarını arşınlayıp parmak uçlarıyla üşütür dünyayı. Soğuk espirilerin en hayır kısmında sağanak yağmurun ıslaklığıyla dokunur kancık bir klavyeye.

Neden hayallerinizi sürekli erteliyorsunuz diye iddalı düşünceleri sağlam bir temele oturduğunda ve iyi bir sigara içicisi durumuna geldiğinde ciğerlerinden bir himalaya fışkırtmaya çalışacak.

Ferit Genç İsmine Kayıtlı 46 Yazı Bulunmakdadır.


Ferit Genç İsmine Kayıtlı 46 Yazı Bulunmakdadır.

Beyaz Gemi - Cengiz Aytmatov
Gençlere Sesleniş - İsmail Öz
Hükümdar - Machiavelli
En Uzun Gece - Ahmet Altan
Siyaset spor sermaye imparatorluğu - İsmet Orhan
Ceviz Sandıkları ve Para Kasaları - Ali Ayçil
Şayenler: Kızılderili Bir Kabilenin Öyküsü
Uçurtmayı Vurmasınlar - Feride Çiçekoğlu
Kış Bahçesi - Güray Süngü
İhtiyarın Vefatı - Polat Onat
Henüz Vakit Varken Gülüm - Nazım Hikmet Ran
Her Şey Seninle Başlar - Mümin Sekman
Delal - Gülseren Günana
Meşruluğun Toplumsal Gerçekliği - Ejder Okumuş
Bir Gün - David Nicholls
Yılan Yastığı/Balgifa Mar - Murathan Mungan
Ben Bunları Yazarken Sen Yine Uyuyordun - Bedirhan Gökçe
Toplumsal Çöküş Teorileri - Ejder Okumuş
Söyle Sen Aşk Mısın? - Behçet Yani
Filistin Şiirleri Antolojisi - Nurettin Durman
Sessiz Harfler - Ceyhun Yılmaz
Sevdiğim İkinci Kadınsın Sen - Ceyhun Yılmaz
Deccal Sahte İsa - F. Nietzsche
İskilipli Atıf Hoca - Mehmet Sılay
Değişen Ortadoğu'da Kürtler - Altan Tan
Ben Hep Terk Edip Giden Kadınları Sevdim
Hayvan Çiftliği - George Orwell
Yolculuklardaki Dost : Kitaplar
Açılım Politikaları, Kemalizm ve Müslümanlar - Hamza Türkmen
Siyah Zamanlar - Behçet Yani
Edebiyat Hayat Memat - Cevat Akkanat
İskilipli Atıf Hoca - Mehmet Sılay
Keşke Yine Kar Yağsa - Murat Taş
Tarihsel Hesaplaşma ve Sosyalizmin Yeni Stratejisi - Gazi Eke
Bu Ülke - Cemil Meriç
Girdap - Süleyman Bozdoğan
Sokrates'in İsyanı - H. Fuat Beşik
Başka - Kahraman Tazeoğlu
Çırpınan Yürek - Seyfettin Karamızrak
Cengiz Han - M. Turhan Tan
Savaşlar Kararında - Ünsal Ünlü
Yüreğim Seni Çok Sevdi - Canan Tan
Hergün Hüzün - Christy Brown
Kadın Avcısı - M. Turhan Tan
Üç Ay Yatakta - M. Turhan Tan
Sakla Yamalarını Kalbim - Yılmaz Odabaşı