Mihail Bulgakov’dan; Bir Kalp Dönüşebilir mi?

Mihail Bulgakov’dan; Bir Kalp Dönüşebilir mi?

Mihail Bulgakov’dan; Bir Kalp Dönüşebilir mi?

22.08.2019 - Mustafa Atalay
Mihail Bulgakov’dan; Bir Kalp Dönüşebilir mi?

Özellikle klasik dönemin mitoloji eksenindeki insanüstü anlatım tarzına kıyasla, insanı olduğu gibi anlatma isteği birçok yazarın temel meselesi olmuştur. İnsanı olanca sadeliğiyle anlatmanın türlü yönden zorluklarını aşmak için kimi zaman farklı çeşit ve şekillerde yeni yöntemler denenmiştir.

Kişileştirme bu yöntemlerden en önemlisidir. Antropomorfizm denilen bu yöntem ile insanda bulunan bazı özellikler insan dışı varlıklara yüklenerek anlatım zenginleştirilmeye çalışılır. Bu yöntemler bazen doğayı kişileştirme olarak, bazen hayvanları kişileştirerek, bazen de mekânları kişileştirme şeklinde karşımıza çıkarken, kimi zaman bu sürece bilim-kurgu boyutu da eklenerek yeni bir kişileştirme süreci oluşturulur.

Rus yazar Mihail Bulgakov’un kalem aldığı Köpek Kalbi adlı eser, bilim-kurgu süreciyle kişileştirme boyutunun harmanlanmasıyla oluşan böyle bir hikâyeyi konu edinir. Eserde bir sokak köpeği olan Şarik’in, bir laboratuvar köpeğine ve buradan insanlaşma sürecine dönüşümü ele alınıyor.

Hikâye kendi içinde katmanlara ayrılıyor. Kişileştirmenin olduğu yerde, ikincil bir anlatım boyutunun olduğu çıkarımıyla birlikte okuduğunuzda, eser bir Sovyet Rusya eleştirisine dönüşüyor. Lenin döneminin komünist rejimiyle birlikte sokaktaki yaşam, işçilerin durumu ve sosyal hayat köpeğin bir burjuva olarak resmedilen Filip Filipoviç ile karşılaşmasına kadar yansıtılmaya çalışılıyor.

Doktor Filipoviç’in bir insan erbezi ve hipofizini, köpek Şarik’e ameliyatla nakletmesi sonucu eser farklı bir mecrada akmaya başlıyor. Köpeğin tüylerinin dökülmesi, başının büyümesi, iki ayak üzere yürümesi ve konuşmasının nasıl gerçekleştiği yansıtılıyor. Bu andan itibaren ameliyatın boyutu ve köpeğin gelişimiyle ilgili notlar alan doktor, köpek-insanın nasıl bir boyuta ulaştığını gözler önüne seriyor. Yavaş yavaş konuşması, boyutunun değişmesi ve insanlaşmasını kademe kademe okuyucuya aktarıyor.

Eser böylece insanlaşan Şarik’in nasıl bir insan olduğuna, ahlaki ve sosyal dengelere uyum sağlayıp-sağlamadığına ve toplumsallaşmasına dönül ilerliyor. Bireyden topluma entegre olmanın zorluklarını gösteren bu bölümde, ahlaksız bir kişilik karakteri olan Şarik ekseninde yaşanan zorluklar belirtiliyor.

Bu arada köpeğin doktorla ilişkisindeki sorgulamacı tavırların ve kişilik çatışmasının yansıtıldığı bölümlerde, insanlaşma sürecinin en alt basamağındaki Şarik’in toplum içindeki pervasız hareketleri, beşeri bir varlık olarak eğitimsiz insanın halini ifade ediyor. Hatta bu durum kedilere saldıran Şarik’in neden böyle davrandığına dair yorumun yapıldığı şu pasajla dikkatlere sunuluyor: “Şimdi şarikov yalnızca köpeklik kalıntılarını dışarı vuruyor. Emin olun kediler yaptıklarının arasında en iyisi. Şunu anlayın ki, asıl korkunç olan artık köpek kalbi değil, insan kalbi taşımasıdır. Yani doğada var olanlar arasında en rezilini.”

Köpek Şarik, insanlaştıkça bazı haklarının olduğunu ve bunların verilmesini ister. Bu istek özellikle dışarıda karşılaştığı gruplar vasıtasıyla hak arama boyutunun ötesine taşınır. Burada aslında işçi sınıfının yaşadığı durum yanında burjuva işçi sınıf ayrımının ve kendi eliyle yarattığı insan karşısında burjuvayı temsil eden doktorun yaşadığı sıkıntıları görebiliyorsunuz.

Tıp fakültesinden mezun olan Bulgakov’un hipofiz hormonuna yeni bir açılım yapması yanında, tıp bilgilerini köpek-insan süreciyle farklı bir boyuta taşıması da eseri kıymetli kılan bir başka yöndür. Ameliyat bölümleri ve gelişimin takibi süreci çok ayrıntıya girmeden belli başlı teknikleri de içererek yetkin bir elden çıktığını gösteriyor.

Ölmek üzere olan yaralı bir köpeğin insanlaşması ve sonrasında tekrar köpeğe dönüşmesiyle yazar Bulgakov izi üzerinizden silinmeyecek bir eser ortaya koyuyor. Gerek dilindeki sadelik, gerek kişileştirmedeki ustalığı ve gerek bulunduğu dönemi yansıtması açısından mutlaka okunması gereken isimler arasında yerini korumayı başarabiliyor.

Köpek Kalbi

Mihail Bulgakov

İş Bankası Kültür Yayınları

132 Sayfa

Mustafa Atalay - 22.08.2019

,

312

Mustafa Atalay Hakkında

Mustafa Atalay

Bir gölün kıyısında 88 yılının Temmuz sıcağında hayata gözlerini açtı. Eğitiminin büyük bölümünü burada geçirdi. Bir denizin kıyısında 2007-2012 yılları arası Üniversite eğitimiyle birlikte hayat eğitimi de aldı.

Bir gölün kıyısına döndüğü yaşamını, 2012 Ağustos'undan bu yana 'Lale'lerle bezeli düşüncelerle 'Eczane'sinde devam ettiriyor.

Okuyor, yazıyor, çalışıyor ve başka alanlarda eğitimine devam ediyor.

Daha önce Üniversite bünyesinde çıkarılan Sentez Dergisi'nin editörlük ve yazı işleri sorumluluğu görevlerini üstlendi. Kardelen Derneği Bülteni'nin editörlüğünü yaptı. Dernek ve Vakıf bültenlerinde ara ara göründü, Alıntılar Mektebi'nde talebe oldu, Yolcu Dergisi'nde nefeslendi, on5yirmi5.com'da uzun bir serencamı oldu. Kitaphaber.com.tr'yi ise evi gibi görüyor...

Facebook: mvatalay
Twitter:@ayn_sin_kaf
Blog:http://aynsinkaf.blogspot.com.tr

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin