Modern İnsana Rahatsız Edici Bir Soru: İnsan Ne İle Yaşar

Modern İnsana Rahatsız Edici Bir Soru: İnsan Ne İle Yaşar

Modern İnsana Rahatsız Edici Bir Soru: İnsan Ne İle Yaşar

06.09.2018 - Sueda Kurt
Modern İnsana Rahatsız Edici Bir Soru: İnsan Ne İle Yaşar

Burası bu sabah telefon sesiyle uyanan, zorla yatağından kalkıp işe giden ve kendine kalan zamanında istediğini yapan insanlarla dolu. Burası eğlencelerle uyuşturulan beyinlerin, sabah duşa girip, sert kahvelerle ayıldığı insanlarla dolu. Burada göze göz, dişe diş dendiğini duyuyoruz. Peki burası neresi ve biz burada ne arıyoruz?

Belki de kendimize sormaya vakit bulamadığımız çoğu soruyu bizlere yönelttiği için kitap okumayı sevmiyoruz. Modern zamanların insanı, şüphesiz yalnızlıktan kendi ile kaldığında yüzleşeceği sorular yüzünden korkuyor. Fakat Tolstoy bizi, İNSAN NE İLE YAŞAR? Sorusu ile ayıltıyor. İnsan para ile çevre ile saygı ile çocukları ile yaşar. Ama bir kez daha sorduğumuzda burada olmamızı mantıklı kılan ve bizi gerçek anlamda yaşatan nedir?

“Bugün ne yazık ki modern batı dünyasının icat ettiği dinin adı sekülerliktir. İnsanın sınır tanımazlığı ve başkaldırısı ile kurduğu dinin tanrısı da insan(!) “ alıntısı bizleri bu kitapla yeniden düşünmeye zorluyor.

Tolstoy’u tanıtırken ilk etapta hümanist bir kişilik olması ile söze başlanıyor. Esasında bizler hakikatleri mırıldanan birilerini gördüğümüzde biraz da duymamaya bahane üretmek için aramıza kavramlardan setler çekmekteyiz. Tolstoy hümanist midir? Hümanist olsaydı bu kitabı yazar mıydı?

Hümanizm; kelime kökü olarak humus yani topraktan geliyor. Fakat hümanizmle temelleri atılan, insanı yücelten ve insanca yaşama gayesi ile doğan modernite projesi, beklenildiği gibi, insanın, insanca bir dünya kurmasıyla sonuçlanmamış, bizzat insanın kendisini bile yok etmiştir. Onu her şeyi yapabileceğine inandırmıştır. Ona tabiate ve isteklerine karşı gelen her şeye meydan okuma hakkı vermiştir. Onu İnsanın acizliğine meydan okutan bir makineye döndürürken Tanrı tanımaz bir reddiyeyle onu tabiatte yalnızlaştırmıştır.

Tolstoy’un İnsan Neyle Yaşar? Adlı kitabı, tam da bugünün batı dünyasının durması gereken yeri bildiren bir bildiri niteliğinde âdeta. Kitap altı hikayeden oluşuyor. İlk hikayesinin ismi olan insan ne ile yaşar? Kitabın da adını oluşturuyor. Her bir hikâye belli bir ders verme niteliği barındırıyor. Bu derslerle ilgili kalıcılığı ve kavrayışı artırmak adına da hikâyelerin başlarına Yuhanna ve Matta’dan alıntılar yapılmış. “ Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.”(1.Yuhanna 3:18.bap) Kitaptaki hikâyelerde betimleme, kahramanların özellikleri üzerinde kalıcı şekilde durulmamış ve ayrıntıya uzunca yer verilmemiş. Tolstoy’un hayattan insana dair kavradıklarını basit kurgularla ders vermek niyetinde olduğunu açıkça görüyoruz. Dersler çoğu zaman insanların anlaması için zorlanmamış. Bizlerin kıssadan hisse geleneğine benzeyen edebi ağırlığından ziyade öğretici yanı önde tutulmuş. Örneğin ilk hikâyesinde bazı kahramanlar bazı hakikatleri bir cümle ile özetlemiştir.”..seven insan Tanrı’nın. Tanrı da onun içindir, çünkü Tanrı sevgidir.”

Altı hikâyeyi de kapsayan, kitaba da adını veren ilk hikaye üç temel soruyu insana sordurur. İnsanda ne var? Yazar insanda sevgi olduğunu ancak sevgi sahibi olan insanın Tanrı’ya yaklaşabileceğini çünkü Tanrı’nın da zaten sevgiden olduğunu ifade eder. İkinci soru insana ne verilmemiştir? Sorusudur. İnsana neye ihtiyacı olduğu bilgisi verilmemiştir. Yine bu soru ve cevap da insanın acziyetine vurgudur. Üçüncü soru insan neyle yaşar? Sorusudur. İnsan Tanrı ile yaşayabilir cevabı verilmiştir.

Bu üç soru ve cevabı hem Tolstoy’un hayatı algılayışını, insanın sınırlarını bilişini ve mutlaka insan fıtratının sevgiye olan sempatisini vurgulamaktadır. Hikâyelerin çıkarımları Tolstoy’un varlığını sorguladığını gösterir. Bugün bizler ise bu cevapları aramıyor, soruları dahi sormuyor, bu soruları hatırlatan edebi eserlerden de uzaklaştırıyoruz kendimizi.

Edebiyat, Tolstoy’un elinde, insana hakikatlerin kavratılması ve doğruya ulaştırmasına bir vesile olarak kullanılmıştır. Yazdıkları hakikatler şüphesiz ilahi kaynaklara dayanmaktadır. Hakikat ise ırk, cinsiyet, din ayırımı yapmaksızın tektir. Bu nedenle, bu kitap okunduğu her kesimde ve her zamanda kendine bir yer bulur, insanı düşünmeye iter. Bir kez daha minik bir vakit oluşturup kendimize sorduğumuzda, insan âdeta kurduğu sahte dünyasından çıkar ve yeniden dünyaya gelir. Peki siz ne için yaratıldınız ve siz şu an ne ile yaşıyorsunuz?

Sueda Kurt - 06.09.2018

,

892

Sueda Kurt Hakkında

Sueda Kurt

Fehminaz Sueda KURT. 1993 doğumlu.  Mimarlık yapmakta. Yazarken ve çizerken  yıllardır ne olduğunu bilmediği bir duygu ile hırpalanmakta. Bunun cevabını bulamayacak olsa da yazarak o şeyi  aramakta.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin