Modernizmin Meleği

Modernizmin Meleği

Modernizmin Meleği

17.02.2021 - Bilal Can
Modernizmin Meleği

İnsanı ve toplumu anlayıp anlamlandırma sosyolojisinin önde gelen ismi olan Weber, kendinden sonra gelen bir çok sosyoloğu düşünce bakımından etkilemiş, farkına vardığı farklılıkları da fark ettirmek için yoğun çaba sarf etmiştir. Weber’in ortaya koyduğu usul daha çok açıklamacı sosyoloji bağlamında değerlendirilmiş, bu usulden gitme biçimselliği de Weberyan usul olarak kategorize edilmiştir. Bu akımın temsilcileri, sosyolojiyi mümkün mertebe açıklayıcı, irdeleyici ve konu itibariyle de Weber’e benzeyen ilgi alanlarına yönelerek bu akımı devam ettirmişlerdir.

Weber, ele aldığı konular bakımından din, bürokrasi, ekonomi, sınıf dahilinde toplumsal çözüm önerileri getirmiş, irdelediği konulara orijinal yaklaşımlar sergileyerek toplumu anlamaya ve anlamlandırmaya çalışmıştır. Peter L. Berger de tıpkı Weber’de olduğu gibi açıklayıcı bir anlayış sergileyerek sosyolojinin bu bakış açısıyla değerlendirilmesine katkı sağlamıştır. Bu bakımdan Weberyan bir sosyolog olan Peter L. Berger, kendini Lutheryan bir din sosyoloğu olarak tanıtarak din sosyoloji alanına yoğunlaşmış bir isimdir. Amerika’da eğitim hayatına başlayan Avusturya asıllı Berger (DERELİ, 2016), çağı anlamak ve irdelemek konusunda modernleşme üzerine yoğunlaşmış, modernizmin ortaya çıkarttığı sekülerleşme ve çoğulculuk düşünceleri ekseninde dikkat çekici düşünceler ortaya koymuştur. Teoloji eğitimi ve Lutheryan eğitim usulüne göre eğitim gördüğü için bu konudaki birikimlerini din sosyolojisi ekseninde devam ettirmiştir.

Bir Söylenti

Teolojik birikiminin bir yansıması olarak modern çağa din ekseninde bir reddiye girişimi olarak okunan Melekler Hakkında Söylenti adlı eser, Berger’in ifade ettiği üzere “görecileştiricileri görecileştirmek” (Berger, 2012, s. 13) üzerinden hareket eder. Bu yaklaşım, rölativist yaklaşımın bir tür açıklanması, bunun daha ayrıntılı bir biçimde gösterilmesi, felsefenin etik ve bilgiye yaklaşımının bir sonucu olarak ortaya çıksa da bunun özellikle günümüz paradigmalarında kırılgan bir zemine oturmuş olması “hakikat yitimi” olarak ifade bulduğu için Berger, bu duruma bir tepkisellik içerisinde yaklaşarak bunun farkına varılması amacıyla bu eseri ortaya koyduğunu ifade etmektedir. Görecileşen bir olgunun tekrardan görecileştirilmesi yaklaşımı onun hakikat yitimine uğramış postmodern dünyanın dilsel kırılmalarına bir tepkimedir. Bu ifadesiyle kırılan ve yitirilen hakikat unsuruna yoğunlaşarak bunu dinsel bir tema olan “melekler” unsuru üzerinden bir aktarımla sağlar. Dinsel ve bir tür kültürel harmoni yumağındaki “melek” unsuru, her kültüre farklı tezahürleri olan bir olgudur. Bu durum mistik bir yaklaşım biçimi olarak kabul görse de bilim “melek” unsuruna “metafiziksel” olgu olarak yaklaşır ve kendi sınırları içerisine girmediği için ilgi göstermez. Berger, din konusunu kültürel bir yaklaşım ile irdeler, sosyoloji yaklaşımı da buna benzerdir; “Ben sosyolojinin bu gün uluslar ve kültürler arası bir disiplin olmak zorunda olduğu kanaatindeyim” (Berger, 2012, s. 15) ifadesi onun din, kültür ve sosyoloji çalışmalarının bir özeti niteliğindedir.

Melekler Hakkında Söylenti adlı eser, şaşırtıcı biçimde farklı bakış açıları içeren, dünya dinlerine özellikle ilahi dinler noktasına odaklanarak teolojik düşünüşün imkanlarını sorgular. Eser; “teolojik düşünüşün günümüzde ne tür imkanlara sahip olduğunu ele alan bir kitaptır” (Berger, 2012, s. 19). Bu bakımdan modernizmin dinsel olana yaklaşımına bir karşı duruş, bir tür sorgulama biçimiyle irdelenmesine imkan sağlar. Eser, salt sosyologlara hitap etmek için değil, dini konularla ilgilenen ve bu konular hakkında sistematik bir biçimde düşünmeye çalışan herkese hitap etmek niyetindedir (Berger, 2012, s. 20). Bu bakımdan da eserin ortaya koyduğu bakış açısı sosyal bilim penceresinden önemli bir olgu olan “din” konusunun teolojik yaklaşımının bir sonucudur. Hristiyanlık merkezli bir yaklaşım olduğu için teolojiye odaklanarak her ne kadar diğer kitabi dinlere bakış açısı bazı konularda çelişse de dinsel olan açıklaması noktasında önemli ayrıntılar sunmaktadır.

Modernizmde Melek mi?

Son dönem sosyolojisinin batı tandansında “kiliseler sosyolojisi” (Berger, 2012, s. 20) haline büründüğünü itiraf eden Berger, din sosyolojisinin teolojik ve metafizik olgular dahilinde irdelenmesi hususuna önem vermektedir. Din sosyoloji, belirli bir dine odaklanarak genel dinsel durum hakkında ayrıntılar veremez. Berger, din olgusu üzerinden melekleri salt bir imgelem olarak ele alarak modern zihniyetin dinsel olana bakışını masaya yatırır. Modernizm bir cinnet hali gibi insanlığın üzerine çökmüş bulutlar kümesi hükmündedir. Modern insanın gittikçe yalnızlaşması, modernizmin bir sonucu olarak ortaya çıkmış, bu durum da insanları farklı arayışlara veyahut psikolojik rahatsızlıklara sürüklemiştir. Modernizmin dinsel olana yaklaşımının son tezahürü olarak okunabilecek olan olgu sekülerleşmedir. Sekülerleşme, en basit anlamıyla “din dışılık” olarak görülmekte “dünyevilik” ile bağdaştırılmak “aşkın” olan ile bağlantının kesilmesi olarak anlam bulmaktadır. Sekülerizm modern çağın toplumsal anlamda yol açtığı tahribatlardan biridir. Sekülerleşmenin ileri aşaması, modern endüstri toplumlarının kültürel bir doğal sonucu (Berger, 2012, s. 45) olduğunu ifade eden Berger, toplumların modernizm ve postmodernizm ile birlikte bir tür değişim ve dönüşüme büründüğünü bunun da sekülerleşme sonucuna ulaştırdığı yaklaşımını benimser. Sekülerleşme, Berger’e göre kültürel bir durumun sonucu olarak ortaya çıkmış, kendi kurgusunu postmodernizm üzerinden şekillendirmiştir. Shleirmacher “kültürlü küçümseyiciler” olarak ifade ettiği modern zihin, kültürel iatrojenez ile kendi düşünce biçimlerini toplumlara angaje ederek kapitalist kültürün yayılma alanını genişletmişler ve kendinden olmayanı ortadan kaldırma yoluna gitmiştirler.

Başvurular

Berger, P. L. (2012). Melekler Hakkında Söylenti & Modern Toplumda Tabiatüstünün Yeniden Keşfi. (N. Ö. Prof. Dr. Ali Coşkun, Çev.) İstanbul: Rağbet Yayınları.

DERELİ, M. D. (2016). Bir Din Sosyologu Olarak Peter L. Berger'in Entelektüel Portresi. Bilimname, 227-244.

Bilal Can - 17.02.2021

,

1582

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor.  Yayınlanmış 2 kitabı vardır. 

twitter: @bilalcan1

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin