Mücadeleci Bir Vatanperverin Hikâyesi

Mücadeleci Bir Vatanperverin Hikâyesi

Mücadeleci Bir Vatanperverin Hikâyesi

04.01.2021 - Ülker Gündoğdu
Mücadeleci Bir Vatanperverin Hikâyesi

Gizemlerle düğümlenmiş esrarlı olayları aydınlatır kitaplar. Kahramanlardır yazarları. Açığa çıkarılmamış, saklanmış olayları barındırır kitaplar. Yazıldığı halde hiç gün yüzüne vurmadan yok edilmiş ya da yok edildiği sanılan esrarlı kitaplar. Yusuf Eren, Kazım Karabekir’in esrarlı kayıp günlükleriyle tarihimizi anlamamıza yardım edecek eseri Mahrem-i Esrar ile günümüzü anlamamıza katkı sağlamaktadır.

Şark Orduları Komutanı Kazım Karabekir’in yazdığı kitabın basımlarının matbaadan toplatılıp yakıldığından, ayrıca sabaha karşı evinin basılıp didik didik arandığından yola çıkılarak: Kazım Karabekir’in neden böyle bir muamele gördüğü sorgusuyla günümüzde paralel gelişen konu örgüsüyle aktarılmaktadır. Bir milletin omuz omuza verdiği kanlı bir mücadelenin en önemli kahramanlarından biri Kazım Karabekir’i yeni baştan yazmaktadır. Onu anlamamızı sağlayarak günümüzü, onun hayatını öğreterek yakın tarihimizi anlatmaktadır. Çetin şartlar altında yaşanmış bir yaşamı vardır. Sadece zafer kazanılana kadar değil, ölene kadar her gün mücadele etmek zorunda bırakılan bir vatanperverin öyküsü aktarılmaktadır. Milli mücadeleyi araştıran Ermeni asıllı İclal, sırlarla dolu bir dünyaya açılan çarpıcı hayatıyla olayların sonuna giden adımlarını hissettirmektedir. Yüz yıl öncesinin yansımasını karşısında bulmasıyla geçmişiyle yüzleşmektedir. Okura duygu yoğunluğu yaşatır Mahrem-i Esrar. “Kahramanlık vazifenin bittiği yerde başlar!” Diyerek kahramanca yaşadığı hayatın esrarı okuru sarmaktadır.

Aksiyon Dolu Bir Ömür

İclal, Paris’ten İstiklal Harbi’ni araştırmak için geldiği Ankara’da: teyzesinin evine geldiği gün polislerin kapıyı kırarak teyzesinin kocasını apar topar götürmelerine tanık olur. Bu olay ile paralel ilerleyen Kazım Karabekir’in yaptıklarına dayanan gerçeklere ulaşan araştırmaları başlamaktadır. Kazım Karabekir Paşa, Şark’ı Ermeniler’den kurtarmış olduğundan, halkın güven ve sevgisini kazanmıştır. Milli bir hükümet kurmak ve şark illerini istilaya hazırlanan Ermenistan’ı bir barış rehinesi olarak ele geçirip batıya yönelmeyi ister. Osmanlı devleti zamanında her türlü hakka sahip olan Ermeniler, Birinci Dünya Savaşı’nda Ruslar tarafından bağımsızlık vadiyle silahlandırılırlar. Köyleri basarak masum insanları katletmektedirler. Etnik temizlikle bölgenin kendilerine ait olduğunu savunmaktadırlar. Doğu Anadolu’nun kendilerinin olduğunu kabul ettikleri için soykırım olarak kabul ediyorlar ve tazminat almak istiyorlardı Türkiye’den. Bir yandan bununla mücadele ederken diğer yandan; Milli Mücadele’nin ilk liderleri Kazım Karabekir, Cafer Tayyar Paşa, Refet Bele, Ali Fuat Paşa, Mersinli Cemal Paşa ile Rauf Bey, hükümeti devirme ve Gazi Paşa’ya suikast teşebbüsünde bulunmakla suçlanıyordu.

Binlerce yetim çocuğun hayatını kurtardığı, bakımını üstlendiği için yetimler babasıydı. İclal’in dedesi de o yetimlerdendi. Gazi Paşa’dan sonra Anadolu’da hayranlık duyulan ikinci kişiydi Kazım Karabekir. Kurulan ilk muhalif partinin de genel başkanıydı. İzmir suikastı davasına adı karışmıştı. İstiklal Mahkemesi’nde idamla yargılanmıştı. Fikirlerine ve düşüncelerine önem verilmiyordu. Ne cumhuriyetin ilanında ne de hilafetin kaldırılmasında. Cumhuriyet ve demokrasi taraftarı bir kişiliğe sahip olmasına rağmen susturulduğu için başka bir şey yapamıyordu. Cumhuriyet yönetim şeklinin bir şahıs veya zümre için kullanılmasına mani olmaya çalışacaktı. Belirli bir zümre zenginleşirken halk eziliyordu.

Çetin Bir Ceviz ve Mücadele Yılları

Hayatını tevazu içinde, senelerce milleti için yıpratan, suikastlara ve çeteciliğe karşı derin nefret beslediği herkesçe bilinen Kazım Karabekir, suikast ve hükümet darbesi için heyet oluşturmaktan zanlı bulunmaktaydı. Bedeli ne olursa olsun kimseye yaltaklanmadan milleti, vatanı için ne biliyorsa onu söylemekteydi.

Eski devirlerde hakanlar bütün hayatlarında refah ve ihtişam içinde yaşayabilmek için halkı sindirerek şahsi teşebbüsleri mahvetmişlerdi. Sonraki devirlerde de bu zihniyeti tamamiyle atamayarak, fikirlere hürmet yerine hoşlanmadığımız kimseleri ezerek yine aynı neticeyi hâsıl ediyoruz. Batılılar her kayıttan azade olarak bire bir katıp iki ediyorlar. Doğulular ise iktidardaki mevkilerini kaybetmemek için bir takım vehim ve zanlarla birden bir çıkarıp işi sıfıra getiriyorlar. (S237)

Hak, adalet neden yerini bulmalı? Kişinin kişiye zulmetmemesi gerekirdi. İnsanı bundan alıkoyacak olan neydi? İnsanlara suç işledikleri zaman cezasını çekeceklerini kim öğretmeliydi? Çalışkanla tembeli, haklı ile haksızı, zengin ile fakiri, mazlum ile zalimi, bilgili ile cahili aynı kefeye koymayacak adalet sahibi olabilir mi insanoğlu? Tarihin esrarından kaynaklı cahilliğin nesillere aşılanmasıyla yetişen caniliğin durdurulmasını sağlamak için omuz omuza verilen mücadelenin kahramanlarının vatanperverliğinde ilerlemelidirler.

Mahrem-i Esrar

Yusuf Eren

Çınaraltı Yayınları

272 sayfa

2020 İstanbul

Ülker Gündoğdu - 04.01.2021

,

4032

Ülker Gündoğdu Hakkında

Ülker Gündoğdu

Okumaya başladığımdan bu güne bulabildiğim her tür kitabı okumaktan duyduğum zevk daha fazla okumaya teşvik etti. Bir çok alanda okuma gayreti ile beni seçen kitapları okuyorum. Bilgi birikimimi paylaşma isteği ile uygun platformlarda okur yazar olarak okuma sevgisine farkındalık oluşturmak için kitaplara verdiğim anlamı aktarıyorum. Bibliyomani değilim sadece bir kitap daha okuyacağım…

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin