Mücahit Balıkçı yazdı: Yoksulluk Kimin İçin/de

Mücahit Balıkçı yazdı: Yoksulluk Kimin İçin/de

Mücahit Balıkçı yazdı: Yoksulluk Kimin İçin/de

22.02.2019 - Misafir Köşesi
Mücahit Balıkçı yazdı: Yoksulluk Kimin İçin/de

Mücahit BALIKÇI yazdı...

Türk öykücülüğünde Mustafa Kutlu denilince ruha dokunan ve maneviyatla harmanlaşmış aşklar gelir hatırlara. Yazdıkları; hayattan yansımalar, yüreğimizin en derininden çıkıp gelenlerdir, maneviyatı naif bir şekilde hissettirir.

Mustafa Kutlu’nun Yoksulluk İçimizde adlı eseri etkileyiciliğini, hikâyenin, insanın içine işleyen bir dil ve özgün bir anlatım biçimiyle ortaya çıkmasından alır. Kitap, dokuz bölüm ve bu bölümlerde anlatılan hikâyeleri tamamlayan ve açan, klasik kültürümüze ait altı levhayla çerçevelenmiş bir biçimdedir.

Eser, Emin Barın’ın bir çiçeği andıran Lafza-i Celal (Levha I ) çalışmasıyla açılır. Bu başlangıç bir gelenek olarak geçmişte eserlerin besmeleyle başlamasını hatırlatır. Ataullah İskenderî’nin Hikmetler adlı kitabından mülhem olarak yazılmış Ahlak Dersi başlığını taşıyan ikinci levha, Mefruşat (Levha III), Eşrefoğlu Rumî‘nin bir şiiri (Levha IV-Aşk), es-Salâtü hayrun mine’n-nevm başlıklı beşinci levha ve sonunda hikâyeyi kapatan kıssa olarak Levha-VI, diğer levhaları oluşturur. Bu levhalar yazılan hikâyenin mahiyetini görünür kılan, onları netleştiren bir nitelik taşır. Kahramanların içinde bulunduğu durumlar verilirken sık kullanılan bilinç akışı anlatım tarzı, onların iç dünyasını daha müşahhas bir hale getirir.

Yoksulluk İçimizde hikâyesinde her karakter kendine has şahsiyetinin beraberinde sürdürdükleri hayat tarzı ve birbirleriyle ilişkileri bakımından değişik telakkilerin sembolü olarak da okunabilir. Süheyla, Süheylaları yansıtır. Engin bir birey olmanın yanında bir anlayışın temsilcisidir. Şükran, maddi bir hayata bağlılığı ve daima bunu öncelemesiyle toplumdaki aynı idrake sahip olan kadınlara ayna tutar.

Bu eser de Kutlu, Süheyla ile Engin arasında geçen derin bir aşkın serüvenini yalın bir anlatım ile okurlara sunmaktadır. Süheyla... ‘’Hayyaalelfelah...’’ Haydi kurtuluşa çağrısına kulak veren Süheyla... Hayatı bir kelam ile değişme serüveni okuyucuya ayrı bir tat bırakmaktadır.

Şükran’ın düğün merasiminde karşılaşan Süheyla ve Engin arasında geçen konuşmalar, artık zengin olan Engin’in, tekrar Süheyla ile hayatını birleştirmek arzusu, Süheyla’nın ”Bugünkü hayatından vazgeç.”, ”Harama batmışsın, mülevves bir ortamda çırpınıp duruyorsun.”, ”Harama batmamış bir beldeye hicret ederiz” telkinlerine çarpar. Engin’deki manevi yolculuk ve değişim ise bu andan sonra başlayacaktır. Engin daha sonra Süheyla’yı tekrar görebilmek için evlerine gittiğinde taşındıklarını öğrenir.

Kitabın Ahlak dersi kısmında ise şu söz manidar idi: ‘’Ölüme ağlama.Kalbe bak.Hata ve isyan ile pişman,ibadet ve taat ile neşveli değilsen zaten ölüsün.’’ Burada ki dikkati çeken nokta ise insanın asıl ruhundaki güzelliklerin farkında olup o cihette hayatına yeni anlamlar ve değerler kazandırabilir. Ayrıca “Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe siz bir’e eremezsiniz mamafih her ne infak eyleseniz Allah onu bilir” Bu cümle de kişi sevdiği şeylerden fedakarlık etmedikçe hakiki bir şekilde bir olan Allah’a teslimiyeti nakıs olur.

İsminden de anlaşılacağı üzere Yoksulluk İçimizde eserinde, mütevazı bir hayatın serüveni ve asıl yokluğun insanın dışında, görünüşünde değil de içinde yani en derin ve hassas noktasında olduğunu anlatması ruh da yeni anlayışlar sağlamaktadır.

“Günler kısalmış. Bu sulusepken ne zamandır yağıyor? Belli akşam erken iniyor, sokaklar aniden tenhalaşıyor. Bir 22.45 vapurunda rastlıyoruz ona. Bir mezarlık duvarının dibinde bir cami avlusunda. Kravatından ve arabasından kurtulmuş. Rakamlardan kurtulmuş. Dalgın, biraz dağınık sakalları uzamış. Mütemadi yürüyor, çok çeşitli insanlarla konuşuyor, onlara hep aynı şeyi soruyor. Süheyla’yı gördüğünü söyleyenler oluyor. Temiz, mütevazı insanlar. Giderek dergâhlardan geçiyor yolu. Buralarda ana-kıza benzeyen o kadar insan var ki. Birbirinden ayırt etmek adeta imkânsız. Bazen şaşırıyor. İçlerinde birini Süheyla’ya benzetiyor... Gitmişti ve Engin bu gidişi anlayamamıştı.’’

Kitabın Sözün Nihayeti ve Sevdanın Bidayeti adlı son bölümünde Engin’in içinde bulunduğu hâl bu şekilde anlatılır. O, adeta Mecnun misali her yerde Süheyla’yı aramaktadır. Fakat hikâyenin sonunda ne olduğu okuyucunun muhayyilesine havale edilir. Ancak son bölümün mezkûr başlığı ve hikâyeyi kapatan Ebu Nuaym’ın Hilye’sinden alınmış son levha ile hikâye bir arada düşünüldüğünde kahramanları bekleyen hayat hakkında kuvvetli ipuçları buluruz.

Yoksulluk İçimizde

Mustafa Kutlu

Dergah Yayınları

Misafir Köşesi - 22.02.2019

,

1620

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

2010-2017 yılları arasında destek vermiş arkadaşlarımızın yazıları... İlaveten alıntı olmadan ya da talepleri üzerine daha önce yayınlanan yazıları misafir ettiğimiz kalemlerin yazılarını bu profilde paylaşmaktayız.

Yorumlar
  • Büşra Nur İpekdal 2019.02.22 22:41

    Sevgili Mücahit arkadaşım, o kadar güzel yazmış ve yorumlamışsın ki kitabı okumayı çok istedim. Çok başarılı olmuş tebrik ederim ve seninle gurur duyuyorum.

  • Www.kitaplarakacanlar.blogspot.com 2019.03.01 16:04

    Kutlunun en sevdiğim eserlerinden biridir. Yazınızda da bahsedilen, Süheyla'nın Engin'i harama batmamış bir beldeye hicret etmeye çağırması en çok etkilendiğim bölümlerdi.

  • Büşra Arslan 2019.05.04 22:01

    Nasıl güzel bir kitapmışsın sen kitabı okumadan sevdiren Hocam yüreğine kelamına sağlık

  • Tarih Sever 2019.10.27 15:11

    Başarılı bir inceleme gerçekleştirilmiş.Devamının gelmesi ümidi ile...

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin