Muhabbet ve Hıyanet Ekseninde Bir Udi

Muhabbet ve Hıyanet Ekseninde Bir Udi

Muhabbet ve Hıyanet Ekseninde Bir Udi

30.10.2020 - Sena Alper
Muhabbet ve Hıyanet Ekseninde Bir Udi

Farklı dönemlerde yazılmış eserleri okurken, bize güncel hayatla bağlar kurduran şey nedir? Fatih Altuğ'un hazırladığı Kadınların Hafızası dizisinin diğer romanları Levayih-i Hayat ve Refet’i okuduğumda “Hiç mi bir şey değişmez?” diyerek hayıflanasım gelmişti. Romanlarda tartışılagelen temalar halen daha tartıştığımız sorunlardı ve Fatma Aliye’nin belli başlı soruları vardı. Modernleşme dönemindeki Türk toplumunu çok iyi tahlil etmiş olacak ki, zamanın ruhu değişse de tartışmaların benzer sorunlar etrafında şekillendiğini söylemek mümkün. Fatma Aliye’yi, yaşadığı toplumun şartlarını, aile dinamiklerini, modernleşme karşısındaki sorunlarını bilen; modernleşirken “ama” diyerek korunması gereken değerleri olan bir portre olarak okursam herhalde doğru bir yorumda bulunmuş olurum. Bu anlam da gerek modernleşme ve aile kavramlarına gerekse toplumsal cinsiyet tartışmalarına göz kırpan bir kadın bakışından değil, bir Osmanlı kadını bakışından söz edebiliriz.

Udi’de çocukluğundan beri iyi bir musiki eğitimi almış, udunu hayatında özneleştirmiş Bedia’nın, evlendiği adamın işret meclislerine müptela oluşunun ve bu durumun ortaya çıkışının hikâyesini okuruz. Uduna işlenen “Muhabbette hıyanetten başka her şey çekilir,” ibaresi adeta Bedia’nın aldatılmakla imtihan edileceğinin habercisi gibidir. Romanın merkezinde namus meselesi vardır. Tartışılan çalışan kadının namusu olarak görünse de, bence bundan daha çok musikinin namusu tartışmaya açılır. Bedia klasik kültürü imlerken, Bedia’nın kocasının metresi Helvila popüler kültürü temsil ediyor gibidir. Çünkü Bedia, kalıcı, kadim, vefalı, dönüp dolaşıp varılan yeri yani geleneksel olanı ünlerken, Helvila geçici, hazza dayalı, bilinçsiz tercihleri ifade eder. Klasik kültür yadsınırken, popüler olanın revaçta olduğu görülür.

Fatma Aliye, hayat görüşü birbirinden farklı bu iki kadını konuşturur ve birbirlerini saygıyla dinleyip kendi fikirlerini söylemeleri için ortam hazırlar. Kocasıyla konuşmayı şiddetle reddeden Bedia, tuhaftır, kocasının metresi Helvila ile neredeyse dertleşmeye varacak derecede uzunca konuşur ve gerektiği yerde tartışır da.

Annesinin çaldığı udun ritmiyle dans ederek para kazanan Helvila, “Siz erkekleri soyduğumuzu onları fenalığa teşvik ettiğimizi söylüyorsunuz. Bunu erkekler böyle istediği için işte biz de şimdi onları soyuyoruz,” derken, yazarın iffet konusunda yalnızca kadınları değil, hatta kadınlardan daha çok erkekleri suçladığı görülür.

Nihayetinde çalışmak mecburiyetinde kalan bu iki kadının, maîşet kaygısıyla müziği kullanım şekillerine göre birbirlerinden ayrılırlar. Çocukluğundan beri müzikle iç içe büyüyen, çeşitli enstrümanlar çalabilen, bilhassa udda ustalaşmış Bedia çalışma hayatına atılmak durumunda kalır. Helvila’nın “başka yolu yok, kadın ancak bedeniyle para kazanabilir,” düşüncesinin aksine, enstrüman öğretmenliği yaparak geçimini iffet dairesinde idame eden altın bilezikli bir Bedia’yla karşı karşıya kalırız.

Fatma Aliye, Refet’te olduğu gibi bir karakter olarak kitapta yer alır. İlk kez Ahmet Mithat Efendi’nin Müşahedat romanında gördüğümüz bu üst kurmaca tekniğinin Fatma Aliye’de de olması bana, bu iki ismin daha önce Hayal ve Hakikat romanında yollarının kesişmesini hatırlattı. Ahmet Mithat’la birlikte yazdığı eserde “Bir Kadın” takma adını imza olarak kullanmıştı Fatma Aliye. Anlatıcının bir karakter olarak romana girmesi ve romanın yazılışını romanın konusu haline getirmesi yani üst kurmaca unsurlarının izlerini eserde sürmek mümkün.

Kısacası Udi, üst kurmaca özelliklerini taşıyan, kadınların sorunlarını ve sorularını bir sohbet havasında paylaşan dönemini yansıtan ve okuması keyifli olduğu kadar rahatsız da eden bir roman. Metinde geçen Osmanlı Türkçesi kelimelerin hemen aynı sayfada dipnotlandırılmış olması da bir okuma kolaylığı da sağlıyor.

Udi

Fatma Aliye

Turkuvaz Kitap

2019

140 s.

Sena Alper - 30.10.2020

,

2563

Sena Alper Hakkında

Sena Alper

1996, İstanbul doğumlu. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun. Yediiklim ve Yolcu dergilerinde hikâyeleri yayınlandı. 

 

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin