Müslüman Kutsalının Popülerleşmesi

Müslüman Kutsalının Popülerleşmesi

Müslüman Kutsalının Popülerleşmesi

22.02.2013 - Bilal Can
Müslüman Kutsalının Popülerleşmesi

Kültür endüstrisiyle eşdeğer bir gelişme gösteren popüler kültürün kendine yeni bir saha olarak ele geçirdiği kültür dünyası yansıması bugün biblolarda, elbiselerde, kolyelerde, kredi kartlarında, günlük kullan-at sınıfına giren birçok eşya ve aygıtta kendini göstererek sözde "gelenekselliğe bir tür katkı mahiyetinde" bakir bir alana girmiştir. Artık kültürel yansımalarını alelade sergileyen insanlar boyunlarındaki CHE kolyeleriyle devrimciliklerini, bileklerine taktıkları barış sembolüyle savaş karşıtlıklarını, kilim desenli tişörtler giyerek de Anatolia'lı olduklarını korkmadan, yorulmadan, sıkılmadan yansıtmaya başladılar. Bunu iyi kullanan firmalar da büyük satış rakamları elde ederek işin kaymağını kaptılar.

Bu gün kültür endüstrisi denilen kavram birçok alana nüfuz ederek insanları kurduğu bu dünyaya bir şekilde davet eder, bu kimi zaman misafirperver biçimde kimi zaman da dayatılarak oluşan bir süreçle kendini gösterir. İnandığın, güvendiğin, birlikte olmak istediğin, öyle anılmak istediğin, görülmek istediğin, yaşantı tarzı olarak kendine uygun gördüğün her şey kültür endüstrisinin saldırısına maruz kalmıştır.

Bellekteki Huriler: Hidayet Romanlarına Eleştirel Bir Bakış

Müslüman kutsalının popülerleşme olgusu Anderson'un "okuyan kamu" dediği yayılım ile kendini büyük ölçüde kitap-dergi-gazete üzerinden genişletmiştir. Ulus devletin gerekliliklerine bağlanılan bu "okuyan kamu" kavramı bilginin piyasada yayılımını sağlayarak insanların aynı düşünmesine yol açmaktadır. Aynı düşünmüş bir topluluğu hayal eden ulus devletler kendilerini inşa ederken bundan mümkün mertebe istifade etmeye çalışır. Çünkü aykırı düşünen yeri Foucalt'a göre ya cezaevleri ya hapishaneler ya da hastanelerdir.

Popüler kültür bir aynılaşma sürecidir. İnsanların yaşam tarzlarından düşünce biçimlerine kadar belirli bir kalıba sokma halidir. Sait Akçay'ın 2. Baskısının Okur Kitaplığı tarafından yapılan kitabında Popüler Kültür kavramıyla İslami duruşun hidayet romanları üzerinden değerlendirmesini okuduğumuz Bellekteki Huriler isimli eseri bize bir modernlik deneyimi olarak hidayet romanlarının sosyolojik değerlendirmesini sunmaktadır. Akçay bu eseriyle hidayet romanlarının genel bir değerlendirmesini, bu romanların ortaya çıktığı sosyolojik zemini, romanların genel hatlarıyla neler anlattığını ve neden hidayet romanları olarak adlandırıldığının cevabını bize vermektedir.

Belirli kavramların ve eserin yazılış amacını okuyabileceğimiz giriş bölümünde Akçay Hidayet kavramı hakkında şunları ifade eder " Hidayet kavramı Türkiye İslamcılığını anlamak için anahtar bir kavram. Hidayet algısıyla din algısı birbirine koşuttur. Hidayet, romanlarda da görüleceği gibi "olma"dır,(being) bir eşik gibi algılanır, sabittir, değişmez, sonrası huzurdur. Bu algılama biçimi hidayeti dondurmaktadır, hidayeti bir "an"a hapsetmektir. Aynı şekilde din de dondurulmuş bir nesneye dönüştürülür. Oysa hidayet bir "oluş"tur, (becoming) bir sürece işaret eder."(s.14) Bellekteki Huriler bu yüzden bir eleştiriyi içinde barındırarak, ortaya bir tahlil sunmakta ve bu romanların hidayet ekseni üzerinden değerlendirmesini geniş biçimde göstermektedir.

Her Edebi Eser Bir Sosyal Olgudur*

Ortaya konulan her eserin toplumsal durumu yansıttığı ve yazarın toplumsal durumdan bağımsız olamayacağı gerçeği bizi romanların, genel olarak edebi eserlerin sosyolojik değerlendirmesine götürebilir. Bu yüzden her edebi eserin bir sosyolojisinin yapılması gerekir. Hidayet romanları da bir döneme damgasını vurmuş, bir dönemi yetiştirmiş, bir dönemin hayallerini, isteklerini, amaçlarını, ideolojilerini işlemiş eserlerdir. Ahmet Sait Akçay da eserinde buna vurgu yaparak bu romanların "yeni bir neslin inşa edilmesinde İslamcı romanların rolü azımsanmayacak ölçüdedir" demiştir. Yoğun biçimde yazılan bu romanlar yine aynı şekilde yoğun biçimde satılmaktaydı. Bu da bu romanları isteyen bir kitlenin olduğunun göstergesidir.

Bir Karşı Edebiyat


Hidayet romanlarının geçmişine bakıldığında bu romanlar 50'li yıllarda köy romanları denilen ve genelde sol kesim diye bilinen yazarlar tarafından yüceltilerek belirli ideolojiyi içinde barındırmaları, İslami hassasiyete sahip yazarların hidayet romanları yazmalarına neden oldu. Akçay'ın ifadesiyle bu yeni akım bir tür "karşı edebiyat" girişimiydi. Hidayet romanlarının yazılmasıyla birlikte köy romanlarındaki ideoloji yerini İslamcı söyleme bıraktı. Bu dönemin ilk romancıları Şule Yüksel Şenler, Hüseyin Karatay ve Hekimoğlu İsmail'dir.

Karşıt edebiyat olarak hidayet romanları büyük bir başarı elde ederek o güne kadar belki de hasretle beklenen çalışmaların yayılımını hızlandırdı. Bu da kendisiyle birlikte popüler olmayı getirdi. Akçay da bunu şu şekilde ifade eder " Edebiyatın popülerleşmesi önce okurlar dolayımıyla sağlanır. Çok okunan, okundukça tüketilen ve bir tüketim nesnesi haline gelen her ne varsa popüler kültürün alanında anılmaya değer. Tüketilen edebiyatın yüzeysel oluşu da bunda etkilidir tabii. Gerek köy romanları gerekse İslamcı söylemin ürettiği romanlarda çizgisel tiplemelerden bahsetmek mümkündür. Her iki akımın-köy edebiyatı ve İslamcı söylemin edebiyatı- da misyon ağırlıklı çıkışı okur cemaatini doğurmuştur." (s.30)

Bellekteki Huriler isimli eserde hidayet romanlarının genel olarak değerlendirmesini görebilir, kapak tasarımından karakter analizlerine kadar birçok unsurun Ahmet Sait Akçay tarafından ele alınıp irdelendiğini göreceksiniz. Eserin geniş kapsamlı bir çalışma olduğunun ve büyük bir çaba gerektirerek yazıldığının altını çizmek gerek. Özellikle edebiyat ve sosyoloji alanında çalışacaklar için önemli bir kaynak eser niteliğindedir.

*cemil meriç



not: bu yazı daha önce on5yirmi5.com'da yayınlanmıştır.

Bilal Can - 22.02.2013

,

2362

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2012 yılından beri Kitaphaber.com.tr nin editörlüğünü, 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor. 

twitter: @bilalcan1

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin