Müslüman Mahallesinde Sekülerleşmek

Müslüman Mahallesinde Sekülerleşmek

Müslüman Mahallesinde Sekülerleşmek

10.10.2014 - Mustafa Şevgin
Müslüman Mahallesinde Sekülerleşmek

Dev bir çınar yıkılmıştı. Dış argümanlar bir tarafa iç güruh farklı bir kemirme politikası gütmüştü ve bu kemirme netice veriyordu. Onlar okumuş her şeyi iyi sentezlemiş Paris, Sorbonne, Strazbourg gibi okullarda okumuşlardı. Felsefe, siyaset,  ekonomi ve toplum bilimi onlardan sorulurdu. Eğlence, gece partileri Leyla'ya şiirler de onların cabasıydı. Yüksek ihtisasları '' Doğu'' yu adam etmek. Nefret ettikleri doğuyu, yani Osmanlı'yı revize etmek.

 Nitekim okuyup geldiler yeni yeni şeyler muştuladılar. Edebiyat, gazel, kadın ve şarap üstüne yeminler  revizyon getirdi. Tanzimat, Servet-i Funün derken Fecr-i Ati'de yeni bir cumhuriyet sedaları yükseliyordu. Ve koca çınar hazana yakalanmış bir ağaç gibi tek tek yapraklarını döküyordu. Sekülarizmin  kucağında yeni bir medeniyet inşa edeceklerdi. İslam,  Türkiye, Sekülarizm...

                                                                        

                                                                        *******

  Cumhuriyet'te kendi aydıncığını yetiştirmek zorundaydı; artık o hasta adama muhtaç olmamalıydı. Sanatta siyasette dinde bir ''sekürülarizm'' veyahut Laiklik, bir gömlek üretmekti.

Bu seküler adımlar ilk önce Galatasaray Lisesinde başladı bu lise adeta batıya açılan penceremizdi

Şerif Mardin 'de ittihatçıların ardından Cumhuriyetin yeni entelijiyasında mukimdi. O da bu liseden nasiplenmişti ve üstüne düşen görevi yapacaktı.Mardin, Türkiye, İslam ve Sekülarizm adlı eserinde bu üç kavram hakkında veryansın ediyor. Kitabı okurken bir hayli sinirlendim ama yine de bir sinir serüveniyle bitirdim aslında bazı yerleri de hızlı geçtim ee sinirden işte.

 Hazret, Tanzimat dönemindeki dil politikasını siyasi mefhumlara vurarak bir açıklık getirmeye çalışmış ''Kamu'' oluşturma yani kendi gerçeklerini dışarıda canhıraş bir şekilde haykıracak bir Kamu... Tanzimat aydının vehimlerini dili ve siyasi boyutunu incelemiş ve oluşan bu grup kendi taraftarını bulamamış niye? Padişahlık denen bir makam var.

 Mardin, bütün seküler düşüncesini din ve kanaat önderleri etrafında yapılandırmış soğuk ve mesnetsiz argümanlar üretmiş. Yani dünyevileşmeye engel teşkil eden bu şeylerdir demeye getiriyor.  '' Futbol, Türkiye'de cumhuriyetçi seküler ideolojisinin parçası olan bir gençlik imgesini teşvik eder. Aynı zamanda 20. Yüzyılın sonlarında İslamcıların lanetlediği bir etkinliktir. Gençliğin ve gençlik kültürünün bu şekilde yeniden değerlendirilmesi, Erdoğan'ın, bugün geleneksel mücahid  figüründen daha etkili olan bir imgeyi yetiştirmesini sağlayan kuşaklar arası bir eşik oluşturmuştur. Erbakan'la ve ' büyükleriyle' olan mücadelesinde Erdoğan'a yeni ve denenmemiş olanı meşrulaştırma imkanı verende budur.'' Syf: 93

 Dindarların futbola bakış açısı nasılmış onu gördük ve Erdoğan bunun için futbol oynamış yeni yeni dünya nimetlerinden faydalanmış ve cumhuriyetçi gençlikte yeşil sahalarda bayağı seküler toplum inşa etmiş. Şerif Mardin ve ondan önce sekülerizmle uğraşanlar hep din üzerinden, muhafazakar yaşam alanından dünyevileştirme üzerine yürümüşler. Demem o ki sekülerizm ve onun ideologları dünyevileşmeye engel olan ilk şey Din'dir ve bunu hep savunmuşlardır.

 

Şerif Mardin

Türkiye İslam ve seküralizm

İletşim yayınları

288 sayfa

Mustafa Şevgin - 10.10.2014

,

2288

Mustafa Şevgin Hakkında

Mustafa Şevgin

1986 yılında Urfa'da doğdu. Gazi Üniversitesi Sanat Tarihi bölümüne bir süre devam ettikten sonra Erciyes Üniversitesi İletişim fakültesinden mezun oldu. 

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin