Namaz Çağrısı - Ramazan Kayan

Mustafa Atalay | İslam Düşüncesi | Okunma: 389 | 11.05.11

“Namazda öncelikle kendimizle buluşuyoruz”

Unutmak, unutabilmek ancak görmemek veya görmemeye çalışmakla mümkündür. Atalarımızın “gözden ırak olan, gönülden de ırak olur” diye ifade ettikleri hakikat, işte bu derin çıkmazlarımızın söze dökülmüş şeklidir. Zira gönül gözün de tecelligâhıdır. Kaygılanabileceğimiz, hayatımızdan bir parça kabul edeceğimiz ve olmasa yaşayamayacağımızı düşündüğümüz şey elbette yüreğimize, gönlümüze yakın, hatta bunların tam ortasında olmalıydı.

Modern diye tabir edilen yaşam tarzının aşırı dayatmalarıyla bencilleşen, bireyselleşen insan kendine uzaklaşır oldu. Kendini ne kadar düşünürse düşünsün, hep bir yerlerde bir şeylerin eksik kaldığını hissetti. Kendini görmeyen insanın kendi kendisini düşünmesi ikileminde bocaladı ve kaybetmenin eşiğine geldi. Daha dün İslam’a kendisini uyduran insan, bugün İslam’ı kendine uydurmaya çalıştı. Ve İslam’ın şiarlarından namaz da bundan nasibini aldı.

Bu gidişata dur demek için çırpınan Namaz Platformu ekibinin de üyelerinden olan Ramazan Kayan’ın kaleme aldığı Namaz Çağrısı adlı kitabımız Çıra Yayınları öncülüğünde çıkarılmış. 143 sayfadan oluşan eserimiz namazla ilgili toplam 19 makale içeriyor.

Yazar, “o kadar eser varken neden bir tane daha namazla ilgili eser?” sorusuna kendini muhatap kılıp buna cevap vererek başlıyor önsözüne… Bu soru dolaysıyla uzun süre beklediğini ve sonunda namaz hususunda ne söylense, ne kadar tekrarlansa, ne yazılsa yine de azdır diyerek heybesindekileri döktüğünü ifade ederek zihinlerde oluşacak soruya cevap sunarak başlıyor eserine.

Namaz denince aklınıza ne geliyorsa yazar tarafından incelikle ele alınıyor. Namazın anlam dünyası, namazın gerekliliği, nasıl bir namazın hedeflendiği, namazın vazgeçilmez unsuru olan huşu iklimi, namazla kişilik gelişimi, namaz ve sosyal hayat vs… Yazar namazı derinlemesine inceleyerek okurun zihin dünyasında var olan sabiteleri yerinden oynatıp, yerine yeni bir namaz bilinci ikame etmeye çalışıyor. Namazın içinin boşaltıldığı şu zaman diliminde, namazı anlamlandırmanın, namazla var olmanın yollarını sunuyor okurlara.

Bir sohbet havasında, kimi zaman sahabe döneminden örneklerle zenginleştirilen kitabımız, Peygamberimizin, “Ümmetin en son çözülmesi namazda olacaktır” uyarısını dikkate alarak son çözülmenin kıyısındaki ümmete kurtuluş reçetesi sunuyor. Bununla birlikte derin tahliller ve gözlemlere yer verilerek hali pür mealimiz ortaya konuluyor. Bunlardan bir kaçını burada aktarmanın yapılan çalışmanın değerini ortaya koyması için gerekli olduğunu düşünüyorum:

“Namaz esas ihtiyaçtır… Samed olana muhtaç olduğunu ilan etmektir.

Namaz, beden çamuruna her gün yeni bir ruh üflemektir.

Huşu, kişinin sadece kendisi ile meşgul olmayı bırakıp Allah ile ilgilenmesidir.
Biz namazı korursak namaz da bizi koruyacaktır…

Acaba Hz. İbrahim(as), biricik çocuğu İsmal’i, başını bıçağa uzatmaya nasıl ikna etmişti? Biz hala çocuğumuzun başını secdeye uzatmasına ikna edemedik, nedendir?

Modernizmin dayattığı gece hayatı gecelerimizi renklendirdi (!) diye sevinirken gördük ki gündüzlerimiz karardı”

Burada damaklarımıza bir parmak bal hükmünde olan bu satırlar gibi ince ve derin tahliller ve açıklamalarla yazar, namaz hakkında dolu dolu bir kitap sunuyor okurlarına. Böylece namaz muhtevalı eserler içerisindeki konumunu bu yapısıyla farklı bir yerde tutuyor. Zira çağrı yapan karşısındakini ikna etmek zorundadır. Yazar da bunun farkında olduğundan eserini oldukça yoğun bilgi birikimi ile donatıyor.

Bizim için en güzel örnek olan Peygamberimizin, “gözümün nuru” diye ifade ettiği namazımızı bugün yeniden bakıma almamız gerekiyor. “Ey iman edenler iman edin” çağrısını, imanın işaretlerinden olan namaz için “Ey namaz kılanlar namaz kılın” şeklinde gündemimize almamız namazımızın korunması açısından elzemdir. Alışkanlıkların ve hızlı yaşamın etkisi altında bir ritüel haline gelen namazımızın bizi koruyup korumadığını gözlemlemeliyiz. Namazımızı çeşitli dualarla süslemeli ve ancak namazda var olabileceğimiz gerçeğini unutmamalıyız. Elimizdeki eser bir başucu eseri olacak birikime ve donanıma sahip. Ve bize bu hakikati hatırlatıcı misyonunu fazlasıyla yapıyor. Yeter ki biz her namazımızı son namazımızmış gibi ikame etmek için gayret gösterelim…

Ramazan Kayan
Namaz Çağrısı
Çıra Yayınları
143 sayfa


1988 yılında bir gölün yanıbaşında yokluktan varlığa çıkarıldı.
2007'den bu yana ise bir denizin yakınlığında varlığına şahit olmaya çalışıyor.
Şimdilik öğrenci olarak üzerine biçilmiş rolü oynuyor.
Haydarpaşa'nın denize bakan yönünde Eczacılık okuyor.
Ömrünü bugün bilmek için çırpınıyor.
Düşüyor, kalkıyor, düşüyor, kalkıyor...
Ve insan olmayı seviyor.

Mustafa Atalay İsmine Kayıtlı 31 Yazı Bulunmakdadır.