Nebevi Eğitim Modeli Olarak Daru'l-Erkam

Nebevi Eğitim Modeli Olarak Daru'l-Erkam

Nebevi Eğitim Modeli Olarak Daru'l-Erkam

17.01.2014 - Esra Şen
Nebevi Eğitim Modeli Olarak Daru'l-Erkam

Darü'l Erkam, Rasulullah Efendimiz'in (sav) Nübüvvetin gelişinden kısa bir müddet sonra teşkil ettiği, İslam'ın ilk eğitim yuvasıdır. Adını evin sahibi Erkam b. Ebi'l Erkam'dan alır lakin Sahabe Efendilerimiz bu yuvaya Daru'l İslam da demektedirler.

Mekke'de Darü'l Erkam'dan çok daha eski yıllarda kurulmuş bir meclis daha bulunur ki adı Daru'n Nedve'dir. Bu meclisin siyer kaynaklarımızda "Müşriklerin Meclisi" diye anılmasının sebebi, Nübüvvetten itibaren Rasulullah'a ve iman edenlere karşı şiddetli bir mücadeleye girişen Mekke'nin kalburüstü tabakasının çoğunlukla Daru'n Nedve'de teşkilatlanmış olmasıdır. Fakat esas itibariyle Daru'n Nedve'nin kuruluş tarihi Miladi 440. yıla yani Rasulullah'ın doğumundan 131 sene önceye dayanmaktadır.

Hocamız Muhammed Emin Yıldırım, bu iki meclisin Hz. Adem'in iki oğlu Habil ve Kabil'den beridir süregelen bir misyonu temsil ettiğini söyleyerek evlerimizi birer Darü'l Erkam yapabilmemiz adına bu eğitim yuvasını daha yakından tanımamızı istemektedir.

Eser'in birinci bölümü; "Darü'l Erkam'ın seçilme sebepleri, buraya alınan talebelerin özellikleri" ana başlığını taşır. Buna binaen  Rasulullah'ın özel davetine muhattab olmuş Daru'l Erkam'ın ilk  45 talebesi mercek altına alınmıştır. Bu 45 mümtaz şahsiyet Nübüvvetin 6. yılında Hz. Ömer'in de bu kutlu evde İslam'a girişine kadarki sürede vahyin ilk talebeleri olmuşlar ve ümmetin kemik kadrosunu oluşturmuşlardır. Hz. Ömer'in müslüman oluşuyla birlikte faaliyetlerini gizli sürdüren Darü'l Erkam'ın varlığı da açığa çıkmış böylece ortadan kaldırılmasa da maalesef eski işlevini yavaş yavaş yitirmiştir. 

İlk 45 talebe üzerinden genel bir değerlendirme yapıldığında Rasulullah'ın bu kadroyu alalâde değil, özenle seçerek böyle bir eğitimden geçirdiği de fark edilecektir: Erkam'ın evini oluşturan ilk 45 talebeden 32'si erkek 13'ü kadındır. 34'ü zengin, 11'i ise fakirdir. 16 ayrı aileye mensup talebe bulunmaktadır. 31'i hür, 7'si mevali, geri kalan 7'si de köledir. Belâzurî'nin tesbitine göre o dönemde Mekke'de okuma-yazma bilen insan sayısı sadece 17 iken, Darü'l Erkam'ın 8 talebesi okuma-yazma bilmektedir. Evin yaş ortalaması ise takriben 25-28 arasıdır. Rasûlullah Efendimiz'in "Bana gençliğin yardımı lutfedildi" demesinden de anlaşılıyor ki, bu pek seçkin ve genç kadro İslam davası adına Peygamberimizin sırtındaki yükü biraz olsun sırtlanmış, Daru'l Erkam'da ise bu zorlu görev için hazırlanmışlardır.

İkinci bölüm; "Darü'l Erkam'ın eğitim usulü"nü incelemektedir. Hocamız, Rasulullah'ın bu altın nesle verdiği şahsiyet eğitiminin 3 mühim basamağı olduğunu söylemektedir. Bunlar; 1. Sağlam bir akide, 2. Aklî eğitim, 3. Ruhî eğitim olarak kategorize edilmiştir. 

Akide eğitimi ile Sahabe Efendilerimize verilmek istenen düzgün bir İlah ve Rab tasavvuru olmuştur. Cahiliye toplumunun yanlış İlah tasavvurlarından ötürü geldiği bu kör nokta, ancak bu özel eğitim ile netleştirilebilecektir. Aklî eğitimdeki öncelik ise kavramların islamlaştırılmasıdır. Toplumdaki herhangi biri ile Erkam'ın evinde vahyin terbiyesi ile yetişen bir talebenin kavramlara yüklediği mana farklılık arz etmelidir. Bu yüzden, başarı, istikbal, kazanç, kayıp, güç, hidayet, dalalet, sabır, izzet, ölü, diri vb. gibi birçok kavram yeniden anlamlandırılmıştır. Bu yüzden müşrikler çoğu kez Mü'minleri anlamakta güçlük çekmiştir. Kur'an'ı Kerim'i ilk kez açıktan Kabe'de okuyan Abdullan ibn Mes'ud'un üzerine saldıranlar için "Müşriklerin hiç o günkü kadar acziyet içinde küçüldüklerini görmemiştim." demesi, böyle bir kavram eğitiminin ürünüdür. Rasulullah'ın Ruhî eğitiminin temel iki maddesi ise iradenin sağlamlaştırılması ve Kur'an'i bir ahlakın inşası olmuştur.

Kitabımızın üçüncü bölümüne "Kur'an'ın nüzul süreci ve Darü'l Erkam" adı verilmiştir. Şüphesiz ki bu ilk eğitim yuvasının tek bir ders kitabı vardı; Kur'an'ı Kerim. Bu sebeple, Nübüvvetin ilk 6 yılında nazil olmuş ayetler, bu dönemi anlamamız açısından büyük bir önem arz etmektedir. Müellifimiz, eserin bu bölümünde Kur'an ayetlerinin iniş zamanları hususundaki ihtilafları ve ittifakları öz bir biçimde anlatarak, "Nuzül Sırası" hususunda son nokta denebilecek bir listenin imkansız denebilecek kadar zor olduğunu özellikle vurgulamıştır. Bununla birlikte, siyer kaynakları dikkate alınarak oluşturulmuş bir " Nübüvvetin ilk 6 yılında inen sure ve ayet sıralaması" tablosu biz okuyucularla paylaşılmıştır. Tabloya göre Nübüvvetin 1. yılında inen ayet sayısı: 148, 2. yılında inen: 155, 3. yılında inen: 366, 4. yılında inen: 568, 5. yılında inen: 924 ve 6. yılında inen ise; 943'dür. Yani ilk 6 yılda toplam inen ayet sayısı 3104'tür ve bu neredeyse Kur'an'ı Kerim'in yarısı demektir. Bu önemli verilerin ardında ise incelenmesi önem arzeden husus elbette dönem ayetlerinin muhtevalarıdır. Yüce Allah (cc), ilk dönem ayetlerinde nelere değinmiştir? Kitabımız bu soruyu dört ara başlıkla inceler. "Kavramlar, Esmaü'l Hüsna, Kıssa ve Şahsiyetler, Vahyin kaynağı ve niteliği" vahyin bu ilk döneminde değinilen başlıca konulardır.

Dördüncü ve son bölüm ise "Darü'l Erkam'ın talebelerini başarıya ulaştıran 12 temel anahtar"ı sunarak, evlerimizi birer Erkam evi yapmanın kısa formülünü vermiştir. Buna göre; Eğitim ve öğretimin olmazsa olması "Güzel Örneklik"tir. Ardından "Güven, Sevgi, Samimyet, İlim, Süreklilik, Sabır. Tedricilik, Bütünlük, Tevekkül, Emel ve Beklentisizlik (Karşılığı verecek olan sadece Allah'tır.)" gelmektedir.

Darü'l Erkam, Hicretin 8. yılı Mekke'nin fethinden sonra tekrar Erkam b. Ebi'l Erkam'ın yuvası olmuş fakat Rasulullah ile birlikte tekrar Medine'ye dönen Erkam, bu evi satılmamak ve tevârüs etmemek şartı ile oğlu Osman'a bırakmıştır. Osman'dan da oğlu Abdullah'a kalacak ondan ise Abbasi Halifesi Ebû Ca'fer el- Mansur zorba bir yolla satın alacaktır. Böylece risalet davasını göğüslemiş nice yiğitlerin yetiştiği Darü'l Erkam, devlet eline geçmiştir. Uzun bir müddet Devlet misafirhanesi gibi kullanılan ve elden ele dolaşan ev, Osmanlı döneminde Üçüncü Sultan Murad tarafından Mescid'e çevirilerek ibadete açılmıştır. Son olarak 1955'te Mescid'i Haram'ı genişletme çalışmalarında Suud yönetimi tarafından Harem'e dahil edilmişir. Safa Tepesi'nin 36 metre doğusunda üzerinde "Babu Darül Erkam" yazılı kapı, işte bu  ilk Nebevi Medresesi'nin bulunduğu yeri temsil etmektedir. (Bknz: Darü'l Erkam'ın Tarihi Süreci s.45-49)

İstifadeli okumalar dilerim.

Nebevi Eğitim Modeli: Daru'l Erkam 
Muhammed Emin Yıldırım 
Siyer Yayınları 
223 sayfa

Esra Şen - 17.01.2014

,

3463

Esra Şen Hakkında

Esra Şen

Sosyoloji öğrencisi. Hılfu'l-fudul'da eğitmen. Osmanlı ve Cumhuriyet Târihi derslerine giriyor. 1988 doğumlu.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin