Neon Genesis Evangelion

Alıntı | Ve Sinema | Okunma: 369 | 24.03.13


Merhaba. İzlediğim animelerden dem vurup hiçbiri hakkında yazı yazmamam Bilal CAN kardeşimi haklı olarak tepki vermeye itti. Animeler hakkında yazı yazmak biraz zevk ve sinema sanatı bilgisi/ilgisi gerektiren bir alan. Animeler hakkında yazamıyor olsam da yazılanları arada takip eden birisi olarak İçten Keskin'in "Neon Genesis Evangelion" animesiyle ilgili yazısını sizinle paylaşmak istedim. (Sabırsız Çalakalem)

Tek bir kelimeyle anlatmak istersem Freudian derim. Belki animenin en öne çıkan yönü bu değil ama bir Freud hayranı ve psikoanalizi çok seven biri olarak benim en çok ilgimi çeken bu oldu. Bunalımlı, bulantılı, gerilimli ve -bence- muhteşem bir anime.

Hikaye pek de aydınlık olmayan bir gelecekte Tokyo-3 şehrinde geçiyor. Dünya iklim değişikliğine neden olan ve insanların hayatını zorlaştıran felaketler atlatmış, bu açıdan anime post-apocalyptic türüne giriyor. Dünyaya sürekli Angel denilen hem canlı hem mekanik özellikler gösteren dev robotumsular saldırıyor ve bunlarla insanlar tarafında ele geçirilip incelenmiş bir Angel'ın örnek alınmasıyla yapılmış Evangelion (kısaca eva) denilen savaş robotlarıyla savaşılıyor. Evangelionların pilotlarının 14 yaşındaki çocuklardan seçilmesi gerekiyor ve pilotla eva arasında zihinsel uyum sağlanmalı. Dolayısıyla pilot bulmaları kolay değil ve hikayenin büyük bölümünde tüm dünyanın yükü 3 çocuğun üzerine yıkılıyor.

Neon Genesis Evangelion mangadan uyarlanmış bir anime değil yalnız animenin çıktığı dönemde popüleritesini arttırmak için animedeki karakter tasarımlarını yapmış olan Sadamoto Yoshiyuki tarafından çizilen bir manga da çıkarılmış. Fakat Evangelio'un asıl yaratıcısı ve bütün övgüleri alması gereken kişi yönetmen ve senarist Anno Hideaki.

Sadamoto Yoshiyuki Evangelion'la ilgili amaçlarının tüm diğer mecha animelerinin antitezini oluşturmak olduğunu söylemiş. (mecha: animelerde geçen insanlar tarafından pilotluk edilen dev robotlar) Öyleyse amaçlarına ulaşmışlar diyebiliriz. Ama Neon Genesis Evangelion'un 'acayip' olmasının asıl nedeni yönetmen Anno Hideaki'nin ciddi psikolojik sorunlar yaşadığı bir dönemin sonrasına denk gelmesi ve Anno'nun bunalımını anime üzerinden anlatması. Bundan kastım yalnızca animenin bunalımlı atmosferi değil; tüm karakterlerin psikolojik sorunları var ve bunlar üzerinde fazlasıyla duruluyor, yönetmen karakterler aracılığıyla kendi depresyonunu anlatıyor. Benim de kendimi pek iyi hissetmediğim bir dönemime denk geldiği için Evangelion psikolojimin içine daha beter .ıçtı diyebilirim.

Neon Genesis Evangelion'un öne çıkan başka bir özelliği de İncil ve Tevrat'a göndermelerle dolu olması. Örneğin saldıran Angel'lara kutsal kitaplardaki meleklerin isimleri verilmiş. İlk Angel'a Adam (Adem), kaburga hikayesi gibi ondan yaratılan Evangelionlara da Eva (Havva)deniliyor. İkinci Angel olan Lillith (Ademin kendisi gibi topraktan yaratılan ilk eşi) çarmıha gerilmiş olarak görünüyor. Bana öyle geldi ki yine kutsal kitaplarda geçen "Tanrı insanı kendi suretinden yarattı" lafıyla da kafayı bozmuşlar, kim ne yaparsa kendi suretinden yapıyor, kendi karakterini yansıtıyor.

En sevdiğim karakter 'İlk çocuk' olarak geçen Rei oldu. Son derece sessiz, durgun ve soğuk görünen bu kız kesinlikle en gizemli karakter ve izleyende garip bir acıma duygusu uyandırıyor. İlerleyen bölümlerde bu kız ile ilgili "Neeeeeeeeeee! Nası yani?!" dedirten şeyler öğreniyoruz.

Ikari Gendo'yu sürekli aynı pozisyonda ellerini kavuşturarak oturup korkunç katılıkta emirler veren kalpsiz bir şahıs olarak görüyoruz. Adam resmen çevresindeki kadınları (Rei dahil) cazibesini (!) kullanarak çalıştırıyor. Bu çok baksak da bizim göremeyeceğimiz bir cazibe.

Anime'nin baş karakteri Ikari Shinji oidipus kompleksini andıran sorunlar yaşıyor. Babası Ikari Gendo'dan nefret ediyor fakat onun onayını kazanmak için Eva pilotluğu yapıyor.

Alman asıllı Eva pilotu Asuka ilk geldiğinde şımarıklığı, kibri ve gürültücülüğüyle animenin havasını bir anda değiştirmiş ve nefretimi kazanmıştı ama sonra görüldü ki aslında en sorunlu karakter oymuş. Küçük bir kızken annesinin delirip kendisini kızı olarak reddetmesine ve bir oyuncak bebeğe Asuka'nın bebekliği muamelesi yapmasına tanık oluyor. Annesi intihar ettiğinde cesedini ilk bulan da o. Bunun üzerine kimseye ihtiyacı olmadığını söylemeye başlıyor ve kibirli bir karakter geliştiriyor. Eva pilotluğu yapmasının nedeni de gücünü herkese kanıtlamak istemesi.

Akagi Ritsuko'da da elektra kompleksi gibi bir şeyler var. O da annesi gibi bir biliminsanı ve annesi gibi Ikari Gendo'ya aşık. Şu sözleri bana çok etkileyici gelmişti: "Annemi biliminsanı olarak takdir ettim, anne olarak anlamadım, kadın olaraksa nefret ettim"

Eva pilotlarının komutanı Katsuragi Misato'nun da baba sorunları var. Erkek arkadaşı Kaji'ye olan zaafının nedeni babasına benzetiyor olması, aynı nedenden ötürü de Kaji'den kaçmak istiyor.

Sanırım her psikolojik vakadan bir tane koyalım, herkes kendinden bir şey bulabilsin mantığıyla hareket etmişler. Anno da karakterleriyle ilgili "Evangelion'un hit haline gelmesi çok garip- bütün karakterler hasta!" demiş.

Neon Genesis Evangelion benim için uzun boşlukları, karakterlerin iç hesaplaşmalarının anlatılış şekli, Angel'ların sürekli evrim geçirip her seferinde daha zekice ve tahmin edilemez yöntemlerle saldırması, Angel saldırılarında çalan korkunç müziğiyle, her şeyiyle çok özel bir anime. Kalbimi çok fena fethetti.

İçten Keskin'e ait bu yazı yazarın kişisel blogundan alıntılanmıştır.





Alıntı İsmine Kayıtlı 65 Yazı Bulunmakdadır.