O Bir Köprüden Ziyade Tarih Ve Kimlik

O Bir Köprüden Ziyade Tarih Ve Kimlik

O Bir Köprüden Ziyade Tarih Ve Kimlik

16.03.2015 - Ersin Kendir
O Bir Köprüden Ziyade Tarih Ve Kimlik

Rızayı ilahi ile yapılan hayratlara şahit olmak, ecdadımızın ihlâsına şahit olmaktır aslında. Günümüzde özellikle ülkemizde şaheser diye tabir edilmesi ehemmiyetlerine işaret etmektedir.Osmanlı’nın, insanlığın yararına tesis ettiği eserler, hayatın akışına yön vermiş, kaderine etki etmiştir her daim. Romanda, bir kasabanın kaderine yön veren köprüden bahseder. Bosna Hersek’in Vişegrad kasabasında bulunan vakıf eseri olarak yaptırılan köprüyü konu alır. Adını üzerine kurulduğu nehirden alır “Drina Köprüsü”. İlk nesil yöre halkı, yeniliklere karşı direncini koruyarak köprünün yapımını engellemeye çalışırlar. Sonraki nesiller köprüyü benimseyerek duygusal bir bağ kurmuşlardır köprü ile.

Köprü, Osmanlı idaresi altındaki Sırp köyüne o kadar çok canlılık kazandırmış ki, Nobel ödüllü yazar “İvoAndriç” bir insanın hayatını anlatır gibi hayal sahnesinde dimağlarımıza dökmüş adeta.Okuyucunun hayal dünyasını renklendirebildiği için de yarım asırdır okunan bir eser. Kitap hakkında daha önce araştırma yapmamıştım, araştırıp biraz içerikle ilgili bilgi sahibi olunca okumaktan vazgeçebilirim diye. İyi ki de okumuşum diyorum. Yazar, tarihin derinliklerine, 1570’li yıllara selam verip günümüze kadar hızlandırılmış bir gezintiye konuk ediyor okurunu. Bazı olaylarda çok ayrıntıya yer verilip genel konularda hızlıca keskin geçişler yapılmasıokuyucu için konu kopukluğuna neden olabiliyor. Bu sebeple yazar, romanı dönemlere ayırıp tarihsel geçişlerde konu akışınayumuşak geçişler verebilirdi.

Romanda ana tema olarak köprünün sosyal etkisi ve değişen hayatlar ele alınmaktadır.Devşirme sistemi ile cihan devleti Osmanlı himayesinde yüksek makamlara muvaffak olan Osmanlı Sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa’nın, doğduğu yer olan Vişegrad’ı unutmayıp ahir ömründe kalıcı bir eser bırakmak niyeti ile uzun emeklerle yaptırdığı köprü, kasabanın kaderini değiştirir. Drina köprüsü, kasabanın dünyaya açılan kapısı haline geldikten sonra üzerinde nice acı ve tatlı olaylara sahne olur. Yazar, daha çok karakterleri konuşturmayı tercih ettiği görülüyor. Uzun bir tarih serüveninikapsadığı için romandaki karakterler tarih ilerledikçe değiştiğinden unutulabiliyor. Bu da romanlarda okuyucunun haz almasını etkileyen unsurlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Yazar, romanda her dinden insanın birlikte, etnik veya dinsel ayrımcılığa yer vermeden geçinebildiğini göstermiş ama karakterlerin yaşam tarzları ve din olarak daha çok Hristiyanlık dini örneklerini öne çıkardığı kanaatindeyim.

Osmanlı’nın Balkanlardaki hâkimiyetini kaybetmesi ile Drina Köprüsü’nün ve Vişegrad’ın başına gelenleri köprünün anlatımıyla okuyoruz satırlarda. Tarihin derinliklerine iniyor demiştim, yazar kişiler ve olaylara o dönemin efsanelerini de katarak sosyal ve kültürel açıdan zengin bir tat sunmuşokuyucusuna. Romanı okuduktan sonra Drina Köprüsünün üzerinde yürümek hayalen o günlere gidip tarihe tanıklık etmek isteği doğması muhtemeldir.

İhlas ile insanlığın hizmetine sunulan her eser manen baki olduğu gibi uzun yıllar insanlığa hizmet ederek maddeten de bakiliğini göstermektedir. Sokullu Mehmed Paşa da Drina’nın iki yakasını birleştirmeye vesile olmuş, insanlığa köprü olmuştur…

Drina Köprüsü
İvo Andriç
İletişim Yayınları-2000
354 Sayfa

Ersin Kendir - 16.03.2015

,

2675

Ersin Kendir Hakkında

Ersin Kendir

Ordu'da doğdu, İstanbul'da yaşıyor.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin