Öfkeni Tanıyabilmek

Öfkeni Tanıyabilmek

Öfkeni Tanıyabilmek

01.10.2021 - Gurbet LÜY
Öfkeni Tanıyabilmek

Duygularını ifade edebilmek bir insanın en temel haklarından bir tanesidir. Herhangi bir rahatsızlığı olmayan bir insanın duygularını hissetmesini engelleyemeyeceğimiz gibi bunları ifade etmesine de engel olmaya hakkımız yok. Ancak içerisinde yaşadığımız dünyada biz farkında bile olmadan bu hak elimizden alınıyor. Nasıl mı? “Erkekler ağlamaz?”, “Acımamıştır o geçer şimdi”, “Yok ya sana öyle gelmiştir”, “Ne sırıtıp duruyorsun?”, “Ne var bunda surat asacak?”, “Kımıldama,dinle burayı daha zil çalmadı”, “O kapılar çarpılmayacak!” gibi onlarca cümle daha sıralayabilirim. Eminim çok tanıdık gelmiştir. Bunların hepsi iyi niyetimizle söylediğimiz ancak karşımızdaki kişinin duygularını ifade etmelerine engel olan etkiler. Yıllardır hepimizin içerisinde yer aldığı eğitim sistemi de bunu tetikleyen unsurlardan bir tanesi. Sistemimizde itaat olgusu ön planda olduğu için çocuklardan itaat etmesi bekleniyor, duygularını açıkça ifade etmeleri değil. İtaat etmeyi öğrenen çocuklarımız da yetişkin olduklarında kendi duygularını tanıyamaz hale geliyorlar. Hepsi birbirini tetikleyen olgular aslında. Duygularını tanımayan bir insanın da o duygunun altında yatan temeli görebilmesi imkansızlaşıyor.

Öfke, sanırım en çok dışa vurduğumuz duygulardan bir tanesi. Özellikle erkeklerin öfkelerini dışa vurması çok daha kolay. Onlar öfkelendiği zaman, etrafındaki insanlar tarafından bu durum anlayışla karşılanırken bir kadının öfkelenmesi, bunu dışa vurması nedense hoş karşılanmıyor. Erkek öfkelendiğinde, bunu gösterme şekli ne olursa olsun, herkes ona göre gardını alırken, kadın öfkelendiğinde etiketleniyor. Bu durumdan rahatsız olan ve insanların farkındalık kazanabilmesine yardımcı olmak isteyen Harriet Lerner’ın Öfke Dansı isimli kitabından bahsedeceğim.

Harriet Lerner, feminist teorileri de olan bir yazar. Aynı zamanda kadın psikolojisi ve ailelerde değişim süreci konusunda en saygın otoritelerden birisi. 1985 yılında yayıncısının isteği üzerine Öfke Dansı kitabını kaleme alıyor ancak basım süreci biraz sancılı geçiyor. Kitabın giriş sayfasında “Yakın ilişki modellerini değiştirmek isteyen kadınlar için bir rehber” tanımlaması yer alıyor. Bu tanım içeriği hakkında ipucu veriyor bize. İlk okuduğumda özellikle kadınlar için yazıldığını görmek beni şaşırtmıştı. Hatta yazarın feminist teorilerinin oluşu kendimi farklı bir yolculuğa hazırlamama sebep olmuştu. Ancak okuduktan sonra yanıldığımı anladım. Yazar kitabını feminist teorilerini desteklemeyi düşünerek değil kadınların bu konuda yaşadığı sıkıntılara gerçekten çözüm bulabilmelerine yardımcı olabilmek için yazmış. Kitapta öfkenin sebeplerini anlayabilmemiz için açıklamalar mevcut. Çok küçük bir duruma verilen aşırı tepkilerin asıl sebeplerinin neler olabileceği, öfkemizi bastırmamız sonrasında karşılaşacağımız sorunlar, öfkemizi ifade etmemizin en doğru şekli, öfkemizi kontrol edebilmek için ilişkilerimizin boyutunu ve düzenini değiştirmek gibi birçok konuya açıklamalar getiren yazar, kadınların yaşamlarını yeniden şekillendirebilmeleri için bir rehber sunuyor. İçerisinde yer alan örnek olaylar bir yerlerden mutlaka tanıdık gelecek ve olaylara dışardan farklı bir gözle bakabilmenize vesile olacaktır. İlişkilerimizde daha güçlü bir “ben” haline gelebilmemizin ve tüm tepkilerimizi buna göre verebilmemizin öneminden bahsediyor. Kendi davranışlarımızı değiştirerek karşımızdaki kişinin de davranışlarını değiştirmesini sağlayabilir ve daha sağlıklı bir ilişki modeli oluşturabiliriz.

Bu tarz kitaplarda aklınıza şöyle bir soru gelebilir, “Neden ben kendimi değiştirmek zorundayım? İnsanlar bana uyum sağlasınlar.” Farkında olmasak da tüm insanlar bunu istiyor zaten. Etrafımdaki kişiler değişsin onlar uyumlu olsun onlar benim istediğim gibi davransın diyorlar. Ama bir insan daha kendini kontrol edemiyor ve davranışlarına müdahale edemiyorken başkasının değişmesini beklemesi ne kadar mantıklı olur. Yazar bunun için diyor ki, “Değiştirip kontrol edebileceğimiz tek insan kendimiziz.” Öfke ya da diğer tüm duygularımız bize ait ve onlardan biz sorumluyuz. Hem de erkek ya da kadın farketmeksizin. Ancak kadınlar bu konuda daha fazla engellendikleri için yazar suçluluk duymayı “salgın halinde bir kadın sorunu” olarak ifade ediyor. Bu salgından sağlam çıkabilmek, öfkemizin farkına varabilmek ve daha sağlıklı bir ruh haline sahip olabilmek için bize yardımcı olacak en güzel kitaplardan birisi Öfke Dansı.

Öfke Dansı

Dr. Harriet Lerner

Varlık Yayınları

199 sayfa

Gurbet LÜY - 01.10.2021

,

301

Gurbet LÜY Hakkında

Gurbet LÜY

Gurbet LÜY ismine kayıtlı 3 yazı bulunmaktadır.

Yorumlar
  • Garip Tasarımcı 2021.10.08 12:08

    Giriş bölümünde konuya yaklaşımın yerinde ve güzel olduğunu görüyorum. Ancak uzun paragrafların okumayı zorlaştırıcı yönünü düşündüğümüzde, yorucu olmaması adına biraz daha paragraf boyları kısaltılabilir. Ayrıca eser ve yazarın üslubu ile ilgili değerlendirmenin biraz eksik kaldığını düşünüyorum.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin