Öp O Kurbağayı

Öp O Kurbağayı

Öp O Kurbağayı

23.10.2020 - Ulus Çeliker
Öp O Kurbağayı

Brian Tracy, 1944 yılında Kanada’nın Vancouver şehrinde dünyaya gelmiştir. Erken yaşta okuldan ayrılmış ve 20 yaşında seyahat etmeye başlayıncaya kadar bir işte çalışmıştır. Öğrenmeye olan devingen yaklaşımı ABD’de, Kanada’da ve dünyadaki 55 ülkede toplam 5 milyon kişiyi etkilemiştir. Brian Tracy, iktisat, kişisel gelişim, tarih ve iş felsefesi gibi çeşitli alanlarda okumuş ve birçok alanda uzmanlaşmıştır. Aynı zamanda dünya çapında binden fazla şirkete yönetici danışmanlıkta yapmıştır. Brian Tracy, eğitimlerinin sonucu olarak çok kısa zamanda binlerce kişiye hedeflerine ulaşmasında yardımcı olmuş ve birçok dile çevrilen yazdığı 45’in üstünde kitabı ile saygı duyulan bir yazar haline gelmiştir.

Brian Tracy’nin "aslında duygularımızın sorumluluğunu alabilirsek onları kontrol de edebiliriz." gibi bir prensibi var. Ayrıca "kendinizi adadığınız hedefleriniz hakkında net olmalısınız; duygularınızın kararlarınızın üzerini örtmesine veya başarıya ulaşma yolunda olumsuz düşüncelerinizin bunu engellemesine izin vermemelisiniz." gibi önemli öğütler de veriyor. "Olumsuz duygularınız, beyninizin verimli çalışmasına engel olur ve bu doğrultuda yanlış kararlar alıp yanlış değerlendirmelerle karşılaşırsınız." diyor Brian.

Kitap çoğumuzun bildiği ve kitaba adını veren bir peri masalıyla başlıyor. Yakışıklı bir genç, hain bir cadı tarafından çirkin bir kurbağaya dönüştürülmüş. Bu zalim büyü, sadece kurbağa bir prenses tarafından öpülürse bozulabilirmiş. Güzel prenses bir gölün kenarında çirkin bir kurbağaya rastlamış. Kurbağa, prensese aslında yakışıklı bir prens olduğunu ve prenses onu öperse, daha önce olduğu yakışıklı prense geri dönüşebileceğini anlatmış. O zaman prensesle evleneceğine ve onu ölene kadar seveceğine söz vermiş. Bu fikir prensese çok saçma gelse de, büyük bir isteksizlikle tüm cesaretini ve inancını toplamış ve kurbağayı dudaklarından öpmüş. Kurbağa daha önce anlattığı gibi hemen yakışıklı prense dönüşmüş ve söz verdiği gibi prensesle evlenmiş ve ömürlerinin sonuna kadar mutlu yaşamışlar. Yazar, bu masaldan yola çıkarak hayatımızın mümkün kıldıklarına ulaşabilmek için hangi "kurbağayı öpmemiz" gerektiğini soruyor. Eğer "kurbağayı öpmeyi" öğrenirseniz ve her tecrübenin içerisinde olumlu ve değerli olanları aramayı ve bulmayı bir alışkanlık haline getirirseniz, başarınız için gerekli olan potansiyelinizin kilidini kırarsınız. Kendiniz hakkındaki düşünceleri değiştirebilirseniz hayatınızı da değiştirirsiniz diyor.

"Düşünce dünyanız bir bahçe gibidir: Eğer bilinçli bir şekilde çiçek ekmezseniz, bahçenizde yabani otlar büyür. Eğer bilinçli bir şekilde pozitif düşünceler ekmezseniz, onların yerine olumsuz düşünceler büyürler." (s.14)

Yazar, mutlu ve dengeli kişilerin en önemli özelliklerinin sorunların ardına, yani çirkin kurbağalarının yüzüne bakabilmeleri olduğunu, değiştirilemez geçmişimizi kabullenip, dersleri çıkartıp hayatlarımızla ve işlerimizle meşgul olmamızı tavsiye ediyor.

"İnkar yerine kabullenmeyi, kaçmak yerine yüzleşmeyi olduğundan daha iyi görmek yerine kurbağanın yüzüne bakmayı öğrenmek, etkili insanların en önemli özellikleridir." (s.33)

Tracy, evrende kontrol edebileceğimiz tek şeyin zihnimizin içeriği olduğunu, bizi mutsuz eden olumsuz düşünceler yerine, olumlu olan " sorumlusu benim" düşüncesine bağlı kaldıkça, sadece saniyeler içerisinde olumlu, iyimser ve tamamen kontrollü bir insan haline gelebileceğimizi iddia ediyor.

Çoğumuz mutlu bir ilişki, iyi bir iş veya sağlam bir maddi durumumuz varsa ve bunları bir nedenden dolayı kaybedersek, kendimizi kedere ve pişmanlıklara batmış halde buluruz. Bu durum, çoğu zaman aylarca veya yıllarca sürebilir. Yazar böyle bir durumda ne olursa olsun bunu kabullenmemizi, buna direnmek veya karşı koymayı reddetmemiz gerektiğini vurgulamaktadır.

Başarının ve mutluluğun en önemli prensibinin "Affetme Kanunu" olduğunu ileri süren yazar bu kanunun, olumsuz tecrübelerimizi hangi ölçüde affedebiliyor, unutabiliyor ve silebiliyorsak, o ölçüde akıl sağlığımızın yerinde olduğunu söylemektedir. "Tüm büyük öğretiler, iç huzurun anahtarının affetmek olduğunu anlatırlar. Affedemezseniz, mutluluğun ve tatmin olmanın daha düşük bir düzeyini yaşarsınız. Daha önce yaşadığınız bir acıyı geride bırakmayı reddettiğiniz için kendinizi yıllar boyunca mutluluktan alıkoymuş olursunuz." (s.122)

"Affetmek diğer kişiyle değil, sadece sizinle alakalıdır. Affetme mükemmel derecede bencil bir davranıştır. Diğer bir kişiyi affederek, onu özgür kılmıyorsunuz, siz kendinizi özgür kılıyorsunuz." (s.124)

Tracy, affetme sanatının geleceğimize açılan kapının anahtarı olduğunu söylemektedir. Hayatımızda bizi mutsuz eden bir kişinin bize yapmış olduğu hataları ve verdiği acıları hatırlamak yerine, onu kutsayın, onu affedin ve bırakın gitsin önerisini sunmaktadır. Bu şekilde davranmayı alışkanlık haline getirirseniz kişiliğinizin hızla daha iyiye doğru değişim gösterir diyor.

"Bugüne kadar hayatınızda size bir şekilde kötülük etmiş ve sizin hala suçlamakta olduğunuz ne kadar insan varsa, hepsini affetmelisiniz. Hatırlayın, onları kendinizi iyi hissetmek için affediyorsunuz. Siz onlara affettiğinizi söylemek zorunda bile değilsiniz. Onları sadece kendi içinizde affedin yeter." (s.139)

Sizi Pozitif Bir Kişiliğe Ulaştıracak Yedi Yol

Zihinsel olarak formda olmak ile fiziksel olarak formda olmak aynı şeydir diyen yazar kendinizi daha iyi hissetmek istiyorsanız, tamamıyla pozitif bir insan olmanın yedi yolunu öğrenin diyerek bu yolları şöyle maddelemektedir:

Pozitif kendinle konuşma: Duyguların yüzde 95’inin kendinizle nasıl konuştuğunuza bağlı olarak gelişir. Eğer kendinizle bilinçli olarak pozitif ve yapıcı şekilde konuşmazsanız, zihniniz, oluşan boşluğu sizi endişelendiren, korkutan ve mutsuz eden düşüncelerle doldurur.

Zihniniz bir bahçedir. Sürekli çiçek ekmez ve onlara bakmazsanız, hiç istemediğiniz halde, yabani otlar büyümeye başlar. Bu konuda Hz. Pir Mevlana şöyle demiş: "Kardeşim sen düşünceden ibaretsin. Geriye kalan et ve kemiksin. Gül düşünürsen gülistan olursun, diken düşünürsen dikenlik olursun."

Pozitif görselleştirme: Olayları zihninizde görsel olarak canlandırmak ve hedeflerinizi bu şekilde hayal edebilme yeteneğiniz vardır. Kendinizi içinizde nasıl görürseniz dışarıya da öyle yansırsınız.

Pozitif insanlar: Başarılı insanlarla, pozitif insanlarla, mutlu ve iyimser insanlarla ve hayatlarında belli bir yolda ilerleyen insanlarla birlikte olmaya karar verin. Negatif insanlardan uzak durun. Negatif insanlar hayatınızdaki birincil mutsuzluk kaynağıdır.

Pozitif zihinsel besin: Kitap okuyun, dergi okuyun, bilimsel, teknolojik veya motive edici ve ilham verici makaleleri okuyun. Zihninizi, yapıcı ve sizi mutlu eden ayrıca kendinize ve dünyaya daha gerçekçi bakmanızı sağlayacak bilgiler ve fikirlerle besleyin.

Pozitif olma çabaları ve gelişmeler: Kendinizi öğrenmeye, gelişmeye ve düşüncelerinizde ve hareketlerinizde daha iyi ve daha etkili olmaya odaklarsanız, hayatınızın kontrolünü ele alır ve daha üst seviyelere yükselişinizi inanılmaz derecede hızlandırırsınız.

Pozitif sağlık alışkanlıkları: İyi, sağlıklı ve faydalı beslenin, tutumlu ve dengeli yiyin. Dengeli beslenmenin duygularınıza ve düşüncelerinize inanılmaz pozitif bir etkisi vardır. Bizi her türlü negatif duygulara sevk eden bazı faktörler: Kötü beslenme alışkanlıkları, yorgunluk, hareketsizlik ve aşırı çalışmadır. Hayatınızdaki dengeyi sağlayın.

Pozitif beklentiler: Beklentileriniz, kehanetleriniz haline dönüşebilirler. Beklentileriniz her ne olursa olsunlar, inançla devam ederseniz, gerçek olurlar. Başarılı olmayı bekleyin. Yeni insanlarla tanıştığınızda, beğenilmeyi bekleyin. Büyük hedeflerinize ulaşmayı ve muhteşem bir hayat yaratmayı bekleyin. Sürekli iyi şeyler beklerseniz, hayal kırıklığına uğramazsınız.

"Hayal ettikleri hayatı yaşamak isteyen kişiler bu kitabı mutlaka okumak zorundalar. Hem kışkırtıcı, hem de ilham verici bu kitabı okumaya ve içindeki teknikleri uygulamaya başlarsanız, hayatınızın nasıl değiştiğini göreceksiniz." John Assaraf, Girişimci Koçu

Öp O Kurbağayı
Brian Tracy ve Christina Tracy Stein
Arıtan Yayınevi
155 Sayfa

Ulus Çeliker - 23.10.2020

,

2533

Ulus Çeliker Hakkında

Ulus Çeliker

1976 Akşehir doğumlu. Uludağ Üniversitesi sosyoloji mezunu bir sosyolog. Araştırmaya, okumaya, anlamaya, anlamlandırmaya gayret eden hakikat arayışında bir yolcu...

Yorumlar
  • Şükrü Çeliket 2020.10.23 19:49

    Okudum. Akici buldum. Daha ilerisi için kendin özgün bir kitap yazımına başlama zamanın geldi. Yeni girişimin kanimca öyle de olmalıdır..

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin