Or'da Kimse Var mı'nın Hıtâmı: Beyaz Türkler Küstüler

Or'da Kimse Var mı'nın Hıtâmı: Beyaz Türkler Küstüler

Or'da Kimse Var mı'nın Hıtâmı: Beyaz Türkler Küstüler

15.09.2021 - Resul Olcay
Or'da Kimse Var mı'nın Hıtâmı: Beyaz Türkler Küstüler

Zaman & Mekân & Karakterler

Kitap, ilki 1992'de başlayıp 1994'de biten 'Or'da Kimse Var mı' dörtlüsünün 19 yıl aradan sonra yazılan beşincisi. Kitap, dört ana bölüme ve her bölüm farklı alt başlıklara ayrılmış: Birinci Bölüm on; İkinci Bölüm dört; Üçüncü Bölüm iki; ve Dördüncü Bölüm beş başlıktan müteşekkildir.

2010 dolaylarında yuvarlak bir zamanda, Nişantaşı-Ayvalık arasında: Plastinatlardan TV cazgırlarına; Kürt Sorunundan para-politikaya; turbo kapitalizmden sosyalist hayıflanmalara, Yeni Dünya Düzeni'nden Panteizme... Dünyayı sığdırır yine, Alatlı.

Eserin Mühim Karakterleri

Doç. Dr. Mehmet Ömer Sedes, "Yangın kulesindeki nöbetçi", baş karakter; Meral, kitabın hikâye edicisi; önceki dört kitabın hikâye edicisi Mehmet Ömer Sedes'in ikinci eşi, evvelki dört kitaptaki Günay Rodoplu'nun yerini Mehmet Sedes, Mehmet Sedes'in yerini de Meral Sedes alıyor.

Mübeccel Atıye, Meral'in annesi, Türkiye'nin ayaklı yakın tarihi, 'Beyaz Türkler'in timsali. Kirkor Saroyan, mağdur Ermeni; Cem Öztürk, haber anchormanı ve Kırca, Muhtar, Ay ve Altaylı'vâri provakatif moderatör; Tolga Eralp, yasalara bağlılık adı altındaki yasakçılığın numune-i imtisali.

Velûd Bir Romancı: Alatlı

Alatlı'nın dağarcığı çok geniş olduğu gibi, okurunun da dağarcığını tabiî olarak genişletiyor. Şahsen, sadece bu eserinde 159 yeni [eski de olsa bizim için yeni]kelimeyle muhatap ve müşerref olduk. Bunu, bütün kitaplarında yapıyor. Sözlükleri toz tutmaktan kurtarıyor. Kendisini de, okurunu da üç-beş klişeye hapsetmiyor; hemen her kitabındaki yaptığı, insana Allah Teâlâ'nın yüklediği halifelik misyonu, vicadî sorumluluk gibi, bazı tekrarlar ise mevzuun öneminden kaynaklı.

“Turbo kapitalizm; Habasetin aleladeliği; Güve yeniği ütopyalar; Sükût suikastı; Ramazan paketleri misali herkese eşit dağıtılan eğitim hizmetleri...” gibi nev-i şahsına münhasır terkiplerle, literatüre yeni deyimler hediye eder, Alatlı.

Beyaz Türkler Küstüler'in Sınırları

Önceden beri 'Beyaz Türkler'in kümelendiği yer olan Nişantaşı ve dolayısıyla Şişli yine ilgi odağındadır Alatlı'nın. Önceki eserinde eleştiri oklarıyla belediye başkanı Fatma Giriğ'i hedefe alıyordu; burada, yani 2010'larda ise "Beni nasıl beğeniyorsanız öyleyim" tipolojisinin Türkiye çeşitlemesi olan Mustafa Sarıgül'ü hedefe alıyor. Nekfofiliyle mücadelesi hâlen baki. Burada üzerinde titizlikle durduğu "nekrofilik/ölü-sevici" konu ise "plastinat". Alman doktor, Gunther Von Hagens'in (Gantır van Hagins) enstitüsünü kurduğu "Plastinat" mevzuu, 'Body Worlds' sergisi, eserin büyük yekûnunu tutuyor.

B4 kodlu Işık Evleri talebelerini, henüz "FETÖ" terör örgütü olmadan önce sezerek irdeler, Alatlı. "Medeniyet, ıssızda döl tutmaz." diyerek, esasında çürüme ve kokuşmanın da merkezi olan şehirleşmeyi, medeniyetin birincil şartı olarak gösterir.

Romanın mühim karakterlerinden Kirkor Saroyan diye bir Ermeni'nin, sırf Ermeni olduğu için evlerinin yıkılmasını ve onu destekleyen gazetecilerin desteğini tahkiye eder.

Kirkor'un gözünden statükocular, düzen bekçileri, Kemalistler tasvir edilir. İnternet ve internete dair portalları ve bu portalların kurucularından ikisi de ateist olan Gates ve Zuckerberk gibi aktörlerin niyetleri ve kısa biyografilerine yer verir.

Eser, yer yer bir tartışma programı hüviyetine bürünür. "Üniversite Ölüyor Mu" isimli akademik makale ve "Genç Yaşta Ölüm" kitabı üzerine, bî-taraf olması gereken, utanma duygusundan istifa ederek, Ay, Kırca, Muhtar, Altaylı gibi iyice çirkinleşen Cem Öztürk moderatörlüğünde tartışma programına katılan, moderatörün öğrencileri kışkırtıcı soruları ve öğrencilerin gaza gelmesi eşliğinde Mehmet Sedes'in, hudutsuz cehalet karşısındaki çaresizliği resmedilir.

Ruhselman, Bedri Bey, Sadrettin Arel, Mete Akyol, Çetin Altan, Cenk Koray, Zeki Müren, Rüçhan Çamay, Gönül Akkor, Neco gibi Türk ruhçuları ve ruhçuluğu tanıtarak okurun merakını celbeder.

Kirkor Saroyan Çirkince (Şirince) ilçesindeki 22 Aralık 2012'de Marduk gezegeninin çarpması sonucu kıyamet senaryolarını da alır romanına, Alatlı.

Aydın bir hanım olarak, feministlerin kınamalarına aldırmadan, metres, sevgili bağlamında modern "Taaddüd-i zevcat" üzerine değinmeler yapar. Hatta, taaddüt-i zevcat [çok-eşlilik]yasalaşırsa dost tutma, metres edinme ahlâksızlığı ve edepsizliğinin önüne geçileceği tezini savunur: "Erkeklerin % 85'i zaten karılarını aldatıyor. Böyle bakarsanız, çokeşlilik var zaten.

Durum ortada, ikinci, üçüncü kadınlar muhafazakâr kesimde 'İmam nikahlı eş', diğer kesimde 'metres' veya 'sevgili' adını alıyor. Erkek, zaten resmi karısına sormuyor, öteki kadını alayım mı diye. Ama bu konuda yasal düzenleme olsa, hiçbir erkek elini kolunu sallayarak metrese, ikinci eşe sahip olmaz, çünkü yasanın çıkması demek, erkeğin mal varlığına ortak gelmesi demek. Yasal yükümlülükler demek, bugün olduğu gibi, 'Param var,' diyen herkes herhangi bir kadınla beraber olmaz. [325]

HDP-PKK iltisakı, HDP'lilerin apo meftuniyetini aktararak tarihe not düşer.

Eski Ahid'in Yehova'sı ve Apo tahlili; apoizmin sosyolojik arka planı; serinin üçüncüsü “Valla, Kurda Yedirdin Beni” de eksik bıraktığı yeri burada ikmal eder, Alatlı.

Mübeccel Atıye'nin ağzından Apo biyografisini yapar.

"Aldı Yehova" diye Eski Ahid'den âyet okuyup, ardından "Aldı Öcalan" diye ikisinin tıpa tıp benzeşen sözlerini öyküleştirir.

Anti-Paçoz Manifestosu

Kitabın merkezî kavramı "paçoz"dur. Hatta siyaset, edebiyat, düşünce dünyasından örneklerle yazılmış bir "anti-paçoz manifestosu" olarak nitelense de abartı olmaz.

Paçozu: "Arsız, densiz, ilkesiz, haddini bilmez, bayağı, küstah, mürai, tufeyli, rüküş, sokak kurnazı, korkak, zevzek, müptezel, basmakalıp, palavracı, hoyrat, içtenliksiz, sevgisiz, pespaye, nekes, terbiyesiz, aşağılık, ahlâksız, kalleş" diye tanımlar ve vasıflarını aktarıp, edebiyat dünyasından örneklerle destekler:

"Paçozlukta sürüden ayrılmamak esastır: Kim ne yapıyorsa onu yapmak, kim nereye gidiyorsa oraya gitmek, kim neye rağbet ediyorsa ona rağbet etmek. Ana arter kabullere sıkı sıkıya yapışmak, açığa düşmemek... Paçozluğun öteki adını deccal [poşlost]olarak isimlendiren Dostoyevski'den, Rusya aydınlarının yüz elli yıllık mücadelesine, Gogol'ün 'Ölü Canlar'ından Ömer Seyfettin'in 'Efruz Bey'ine, Aziz Nesin'in 'Zübüğ'ünden Oğuz Atay'ın 'Tutunamayanlar'ına... Turgenyev, Dostoyevski, Lenin, Schopenheaur, Goethe, Nietzsche gibi isimlerin öncelikli uğraş alanının "paçozluk" olduğunu aktarır. [185-186]

Bu arada elle sayılır azınlıkta olan siyasi ideolojilerin Batı düşününe sızıp kemikleştirmesine müsaade etmeyen, "insanlığın yüz akı" aydınları da sayar: "Miguel de Unamuno, Julien Benda, Jose Ortega y Gasset, Karl Jaspers... Hugo Chavez, 'İsrail Devleti yargılanmalıdır' derken, Kabe'ye Tayyip Erdoğan'dan daha yakındır. " [187, 384]

Sonuç Yerine

Bu kitapla ilgili yaptığı bir söyleşide "ben birikimimin, varlığımın zekâtını vermek zorundayım" diyor, Alatlı. "Her şeyin zekâtı kendi cinsindendir" fehvasınca [fetvasınca değil!], eserlerinde kırkta bir de değil, çok çok daha cömertçe veriyor zekâtını. Okurunu bilgi bombardımanına tutmasını bu misyonla ilişkilendirdim ve hak verdim.

İlk defa bir sonuç bildiriyor, Alatlı. Okunduğunda görüleceği üzere, hazin bir son/uç.

Zamanın ruhu gereği olsa gerek, sonsöz yerine, Celaleddin Rûmî'nin engin hoşgörüsü hilafına anti-paçoz manifestosunu haykırır:

"Arsız, densiz, ilkesiz, haddini bilmez, bayağı isen, YANIMIZA UĞRAMA!..

"Küstah, mürai, tufeyli, zevzek, müptezel, basmakalıp isen, KAPIMIZI ÇALMA!..

"Palavracı, korkak, kalleş, ahlâksız isen, EŞİĞİMİZİ GEÇME!..

"İçtenliksiz, sevgisiz, pespaye, paçoz isen, EVİMİZE GELME!..

"Çilehanedir burası, hoşgörü dergâhı değil!..

"Ahde vefa bilmez isen, tövbe tutmaz isen,

SAKIN GELME!"

Beyaz Türkler Küstüler

Alev Alatlı

Everest Yayınları

15. Baskı, 2020 (1. Baskı 2013)

455 sayfa

Resul Olcay - 15.09.2021

,

235

Resul Olcay Hakkında

Resul Olcay

75'de Gölbaşı'nda doğdu, Gölbaşı'nda mukim ve muammer. Muhibbi kitap, müebbet talip, okur-yaşar abd-i âciz.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin