Ortadoğu Denkleminde Irak, Türkiye ve ABD - Ali Çevik

Ortadoğu Denkleminde Irak, Türkiye ve ABD - Ali Çevik

Ortadoğu Denkleminde Irak, Türkiye ve ABD - Ali Çevik

23.06.2011 - Misafir Köşesi
Ortadoğu Denkleminde Irak, Türkiye ve ABD - Ali Çevik

Metin Bilgeç yazdı...

"Coğrafya kaderdir." der İbn Haldun, gerçekten de öyledir. Hele bu coğrafya Mezopotamya ise, artık kader ve tarih kol kola, size, insanlığın büyük dinlerini, en muhteşem medeniyetlerini armağan ederler.

Okuyacağınız eserde Irak ele alınmış. Irak topraklarının bir kısmı Hz. Ebu Bekir (r.a.) zamanında Halid bin Velid (r.a.) komutasındaki İslâm ordusu tarafından fethedildi. Irak'ın tamamının fethi ise, ikinci halife, Hz. Ömer (r.a.) zamanında gerçekleştirildi. Bu tarihten sonra da Irak hep bizim medeniyetimize ait kaldı ve kalmaya da devam edecek.

Tarihte önemli ilim ve ticari merkez rolü üstlenmiş Irak'ın önemi, 20 yüzyılda da artarak sürmüştür. Petrolün en önemli enerji hammaddesi olması, batılı emperyalist ülkelerin gözlerini bu topraklara çevirmesine neden olmuştur. Birinci dünya savaşında (1915) emperyalist bir devlet olan İngiltere tarafından bir Osmanlı toprağı olan Irak işgal edilmiştir. Aynı kaderi Ortadoğu"daki diğer Müslüman toprakların yaşadığı coğrafyalar da paylaşacaktır. Tek tek Osmanlıdan koparılan bu coğrafyalar, emperyalistlerin gönüllü hizmetçileri olan şeyhler, krallar ve diktatörler tarafından idare edilen küçük küçük ülkeler haline getirilecektir...

Ümmet bilincinin zayıflaması neticesinde ortaya çıkan bu durum bütün İslam âlemini derinden etkileyecek sonuçlar doğurmuştur. Artık Müslümanlar tarihin bir öznesi olmaktan çıkmış, nesnesi durumuna getirilmiş; edilgen, cahil, biraz okumuşları ise batıyı taklit etmeye çalışan topluluklar haline gelmiştir. Daha sonraki süreçlerde bu topraklarda ortaya çıkmış İslami hareketler, öze dönüş çabaları, bu olumsuz durumların ortadan kalması için günümüz Müslümanlarını umutlandırmaktadır. Müslüman halkların yeniden ümmet bilincine sahip olması, İslami dinamiklerin harekete geçirilmesi, emperyalist batı ile mücadele, İslam medeniyetinin yeniden inşası gibi çok önemli mücadele noktaları oluşturulmuş ve bugün de bu mücadele devam etmektedir.

İki kulenin devrilmesinin bedeli olarak; iki ülke işgal eden emperyalist Amerika, "terörle mücadele, orada nükleer silah var" gibi bahanelerle, dünya kamuoyunu kandırmış ve Irak, Afganistan gibi Müslüman coğrafyaları kan ve gözyaşına boğmuş; yüz binlerce sivil insanın ölümüne neden olmuştur. Bütün dünyanın gözü önünde terörle mücadele ediyorum safsatası ile en büyük devlet terörünü gerçekleştirmiştir. Şu anda bile Afganistan"ın, hangi köyünün, Irak"ın hangi şehrinde nerelerin bombaladığını maalesef bilmiyoruz.

Okuyacağınız eserde yazar, Birinci Körfez Savaşı"ndan itibaren Amerika"nın Irak Savaşı"nı ele almış. Eser yeni başlayanlar için Amerika-Irak Savaşı niteliğinde, genelde herkesin bildiği gazete bilgilerinin tekrarından oluşuyor. Türkiye"nin bu süreçte geliştirmiş olduğu politikalar hakkında da ayrıntılı bilgiler verilmiş.

Yazar konuya diplomatik gözle, Türkiye açısından uluslararası çıkarlar ekseninde yaklaşmış. Bize sadece bildiğimiz olayların aktarımında bulunmuş, belki gözden kaçan bazı ayrıntıları ortaya koymaya çalışmış.

Yazar eserinde olayların fotoğrafını çeken bir muhabir gibi hareket ederek, olayların sonuçları üzerinde analizlere girmemiş. Bu konuda (Amerika-Irak Savaşı) yeterince kitap yazılmıştır. Benzer eksende diplomatik mantıkla yazılan bu eserlerden elimizdeki eserin şu farklılığı var, dememizi gerektirecek bir özelliği olmadığını görüyorsunuz.

Müslüman bir aydının Felluce"deki katliamlara ya da Ebu Gureyb cezaevinde yaşananlara, sadece diplomatik eksenden bakması-bakabilmesi büyük bir hata olarak karşımızda durmaktadır.

Hangi uluslararası çıkar, İncirlik"ten kalkan uçakların Irak"taki Müslüman halkı bombalamasını meşru kılar" Buna benzer birçok soru kitabı okurken aklınıza takılıyor.

Kitap, üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm; "2001 Sonrası Gelişmeler Türkiye-Irak ve Yeni Dünya Düzeni" ve bu bağlamda oluşturulan alt başlıklardan oluşmuş.

İkinci Bölüm; "2003 Sonrası Körfez Savaşı ve Türkiye"nin Artan Jeopolitiği" ve bu bağlamda oluşturulan alt başlıklardan oluşmuş.

Üçüncü Bölüm; "2004 Sonrası Irak"ın Yeni Dönemi ve Türkiye" ve yine bu bağlamda oluşturulan alt başlıklardan oluşmuş.

Sonuç olarak eser yukarıdaki olayları öğrenmek isteyen ya da unutanlar için başvurulacak yeterli bir çalışma niteliğinde olduğunu belirtmek isterim. Bol araştırmalı okumalar dilerim.

Ortadoğu Denkleminde Irak, Türkiye ve ABD
Ali Çevik
Çıra Yayınları

Misafir Köşesi - 23.06.2011

,

2994

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

2010-2017 yılları arasında destek vermiş arkadaşlarımızın yazıları... İlaveten alıntı olmadan ya da talepleri üzerine daha önce yayınlanan yazıları misafir ettiğimiz kalemlerin yazılarını bu profilde paylaşmaktayız.

Yorumlar
  • KUYU 2011.06.28 20:23

    Amerikan emperyalizminin ortadoğuda olduğu kadar ülkemizde de olumsuz etkiler yarattığı konusunda aynı fikirdeyim ancak ümmet bilincini vurgulayan cümlelere katılmıyorum. ülkemizde yaşayan insan ve inanç mozaiğinin gözardı edildiği ve müslümanlığın yeniden dirilişe geçtiğini vurgulayan cümlelerin farklı düşünce ve inançları ötekileştirdiğini düşünüyorum. yine de genel anlamda eleştirinizi başarılı buluyorum.tebrikler

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin