Otel Gören Defterler 1: Çarpışan Sesler - Nuri Pakdil

Otel Gören Defterler 1: Çarpışan Sesler - Nuri Pakdil

Otel Gören Defterler 1: Çarpışan Sesler - Nuri Pakdil

24.10.2011 - Hüseyin Sultanoğlu
Otel Gören Defterler 1: Çarpışan Sesler - Nuri Pakdil

Çıkılmış bir yolculukta yan koltukta oturan yoldaşınızdır Nuri Pakdil. Yol boyunca size kaldığı otellerden bahseder. Anlattığı otel değildir aslında kendinden parçalar sunar size bu yüzden birbirinden bağımsız paragraflar okursunuz. Bütünden ufak parçalardır oysa koca mozaiğin en göz alıcı yerini sunmak derdindedir. Bu yüzden yolculuğun ilk durağında çarpışan seslere uğrarsınız.

Gözünüz kapalı olarak yazılanları sadece işitmiş olsaydınız trende olduğunuzu hisseder, tren kalkarken Nuri Pakdil"in kulağınıza "Trene binmek İstanbul"a gitmek demektir, başka nerelere gidilirse gidilsin. Hele de çıra gibi yanan cümleler ortalığı kaplamaya görsün, kalemin ucunda bir tren Haydarpaşa"dan gelir, Haydarpaşa"ya gider." (syf:17) fısıldadığını duyardınız.

Yolculuk içinde yolculuk yaparsınız, bir an kendinizi İzmir"de bir an Maraş"ta, muhakkak ki İstanbul"da bulmamanız olanaksızdır... Emiralem"de trenin sabah alacalığında portakal ağaçlarının pencereye kadar yaklaşarak sanki 'hoş geldiniz" diyorlarmışçasına kendisini karşılamasını unutmanın mümkün olmayacağını söyler. Kendine hayret ettiği bir diğer anısı da Karşıyaka"da yalı caddesinde 'Ortadoğu, Ortadoğu" diye ses çıkararak yürümesidir. "Rüzgara karşı yürümek : ürümek : hiç mi hiç ırgalanmadan 'Bir adım daha" kıvılcımı taşındı mı, o adımı görse herhalde büyülenir insan : kendi kendinizi beklemek de en zoru." (syf:16)

Kelimelerle bil hassa kelimeleri oluşturan harflerle arkadaşlığını, yazmanın ipuçlarını sır veriyormuşçasına anlatır;

"Ses yakalamak: yazmak.
Av hali: tazı gibi koşacaksın, tazı yoksa.
Uykunun boynuzları tak tak kafanıza vursa da.
Kaf dağı üstünüze çökse de.
İnsanın alın yazısı yoksulluk değildir.
Alınteri kadar engin denizlere açılır yazar: av duruşu.
Bilirsiniz ki, enerjilerin kaynağı insan vicdanıdır: gece, oteli teslim aldığında"
(syf:22)

Yazmak zordur bazen saatlerce bazen de günlerce hiç yazmadan masanın başında oturabilirsiniz. Geceleriniz altüst olur yakalamaya çalıştığınız kelimeler uykularınızı bozar. "Yazı aslında yakalanan sesi eze eze işini bitirme eylemidir." (syf:70) Sesler çarpışıverir yakalayabildiklerinizle cümleleri oluşturursunuz.

"Fethe çıkan insan tek bir cümleyi bile, ele geçiremeyeceğini bilmelidir: has yazar, masada yerini alır almaz ilk elde as kare buldum diye şişinmez.
Yüce gönüllüdür daima.
İki asada teşekkür eder.
Başka ne yapsın, tek asla pas geçer."
(syf:23) Böyle diyor Nuri Pakdil yazı yazmak isteyen kişini halini tasvir ederken.

Yazı yazmak üzerine alıntılanacak çok şey var kitapta. Okumaya başlar başlamaz dış dünyayla bağınız kopar, kitap, farklı bir boyuta geçirir sizi. Bu yolculuğun ilk durağının sonunda bütünlüğün verdiği hazzı duyarsınız. Ve tren bir sonraki durağa yol almadan önce; Nuri Pakdil birlik çağrısını şiirimsi bir tatla sesleri çarpıştıra çarpıştıra "Çarpışan Sesler" le anlatır.

"kardeş
bacı, kardeş
uzun uzun merhaba, tek tek hepinize
varoluşa bin selam
bacı kardeş çok derin kanallarda
o bizim külli müşterekliğimiz
kardeşlik köklerimiz
dinle kardeş, dinle
tek yol birlik, çare birlik
kardeş dinle diye yazıyorum
dinle kardeş dinle, biz kardeşiz
tek bir vücut değil miyiz
kardeş dinle, ezeli birlik
bizi kimse ayıramaz
ayıramaz bizi kimse
ayıramaz vallah billah
tarihimiz tanık, tarihimiz
biz kardeşiz
tarihimiz bizi birleştirdi
dinle kardeş vicdanı dinle
tek yol umut
dinle, kardeşliktir birliğimiz
hayır, hayır bölünmeye
vallah, billah bölünmeye hayır
tarihimiz, uzun tarihimiz tanık
dinle, vatanımız hepimizin
mutlak birlik, vallah mutlak birlik
önümüzü ışıtacak vicdanımız
bizi birbirimize düşüren bütün fitne uzaklara gitsin
dinle kardeş, tarihimiz konuşuyor
etle kemik gibi iç içeyiz biz
vallah gel bak, sana doğru koşuyorum kucaklaşmaya
yaşasın, çok çok söylemeli birliğimizi
dinle yeniden fethe çıkalım birliğimizi kardeş
dayanışma, birlik, kardeşlik
içi bizim, dışı bizim bu ateşin
biz, bir tek biziz, bir tek gövde, bir tek vicdan, tek bilinç
kardeş, tek bir yarın biziz
kardeş ezelden ebede gürül gürül akan can suyuyuz
biz, yani kardeş dostuz, biziz
ölümsüzlük isteriz biz
dostum kardeşim
biji birlik biji hevi biji hevi biji"
(syf:93, 94, 95, 96)

Otel Gören Defterler 1: Çarpışan Sesler
Nuri Pakdil
Edebiyat Dergisi Yayınları
97 Sayfa

Hüseyin Sultanoğlu - 24.10.2011

,

3222

Hüseyin Sultanoğlu Hakkında

Hüseyin Sultanoğlu

Profesyonel öğrenci ve sosyolog adayı. @hsynsultanoglu adresinden twitter'ı sallamaya devam ediyor.

Yorumlar
  • nubihar 2011.10.25 21:37

    seslerin çarpışması başlığı hayli çarpıcı olmuş. insanın bu iki kelime bilhassa ikinci kelime üzerine söyleyebileceği öyle çok materyal war ki..hayatın bu eylem üzerinde yükselen değerleri olduğu sürece -ki bu değişmez bir mazeret olarak kendini ahir zamana dek idame ettirecektir-biz de bu fiilin te'siri altında değişim we dönüşümleri yaşıyor olacağız..değerli yorumlarınız için teşekkür ediyorum Hüseyin Bey,alınacak listeme ekliyorum,en kalbi şükranlar...

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin