Öyküdeki Modern İnsan Tipleri

Öyküdeki Modern İnsan Tipleri

Öyküdeki Modern İnsan Tipleri

02.01.2013 - Bilal Can
Öyküdeki Modern İnsan Tipleri

Hikayeler üzerine derin bir iç çekiş sürecini işleyen yazarlar artık günümüzde insan tipolojilerine dair de bilgiler içeren öyküleriyle de vitrinde durmaya başladı. Vitrin, bir gösteri, görenin cazibesine kapılıp karşılığını ödemeyle elde edebileceği şeylerle dolu metaların yeri. Vitrin bir boy gösterisi, bir yarış, bir savaş en çok.

Yayıncılık sektörünün gitgide geliştiği ülkemizde her gün yüzlerce kitap basılır, bu kitaplar kendini ön plana çıkarmak için birbiriyle tatlı bir yarış içerisine girer. İyi reklam yapılanlar şanslı, kötü bile olsa bir kitle edinir. Fakat iyi kitap olup da reklamda kötü olanların ise kaderlerini ancak iyi okuyucular belirleyebilir. Reklamın iyisi kötüsü olmaz denilebilir fakat hiç reklamı olmayan kitaplar da var. İşte kötü reklamdan kastımız budur.

Okuyucular her gün farklı türlerden çıkan yayınlar arasında kendine "neyi tercih etmelidir?" sorusuyla karşı karşıya kalır. Bir tercih, bir ayıklamaya maruz kalan eserlerde tercih unsuru bazen yazarın ismi, bazen kitabın ismi, bazen yayınevinin ismi, bazen ise kitap içindeki cümlelerdir. Eğer son tercih unsurunu seçerek kitap tercih ediyorsanız o zaman kendinize seslenecek cümleler bulabilirsiniz. Çünkü duyargalarınız kendini "almaya" yoğunlaştırarak bir şeyler elde etmeye açılmıştır. Açık duyargalar ise sürekli bir şeyler elde etmeye hazır olduğu için "niyetine uygun cümleleri kendine alır" yargısını kesinlikle söyleyebiliriz.

Güray Süngü, romanlarıyla ön plana çıkmasına rağmen öyküleriyle de farklı bir sesi okuyuculara duyurarak öykü alanında da isminden bahsettiren bir yazar. Daha önce "Deli Gömleği" isimli öykü kitabıyla okurların karşısına çıkan Süngü yeni eseri olan "Hiçbir Şey Anlatmayan Hikâyelerin İkincisi" isimli ikinci öykü kitabıyla da okuyuculara söyleyecek sözler taşıyor. Öykülerini Hece Öykü, E-Edebiyat, Özgür Edebiyat gibi dergilerde gördüğümüz Süngü'nin öykülerindeki genel karakterler çağımızın modern inan siluetlerinin karamsarlığını, kimliğini elde edememiş ve bu yüzden bir çıkmazda olan kişilikleri, daha çok toplum tarafından sorunlu olan kişilerin özgün biçimde anlatılmasıyla bir tipoloji sunması bakımından önemli..

Yaşama tutunma, toplumsallıkta kendine yer edinme çabası tüm insanlığın giriştiği bir savaş olarak günümüzde insanların en büyük uğraşlarının da kaynağı. Modern zamanların içinde yaşayan insanlık toplumsal koşulların getirdiği ağır yükümlülük ile yaşama tutunma çabaları alışılmışın dışında bir eylem olarak görülmez. Fakat Süngü'nün öykülerindeki karakterlerin öyle bir çabası yok. Bu da bize alışılmışın dışında bir tipoloji, bir karakter tahlili sunmayı olanaklı kılıyor.

Tutunamayanlar'ın değişik bir varyasyonu şeklinde gözüken bu karakterler günlük hayat koşusundan yorulmuş, bezmiş, mücadele azmini yitirmiş insanların bir toplum tarafından nasıl algılanabilirliği konusunda da okuyuculara ip uçları verebilir. Bu ip uçları ile de yazarın toplumu algılayış biçimi üzerine sorgulamalara gidilebilir. Çünkü yazar toplumdan muaf olan biri değildir. İstese de zaten olamaz. Her ne kadar fildişi kuleye çekildiğini söyleyenler olsa bile o kule de yine toplum içinde bir yerde durmaktadır.

Sosyolojik bir okumayı haklı olarak beraberinde getiren Hiçbir Şey Anlatmayan Hikâyelerin İkincisi; kimlik bunalımı, yabancılaşma, toplumsal dışlanmışlık, modern zamanın insan psikolojisi üzerindeki yerini, toplumda yer edinememe gibi kavramlar dahilinde irdelenebilir. Bu irdeleme ara ara mizahi bir biçimde sunularak öykülerin tekdüzeliği giderilmiş. Özgün bir anlatımla sunulan öykülerdeki bu unsurlar Süngü'ye haklı olarak "zengin bir öykü diline sahiptir" yargısını haklı ona verir.

"...Ama haberleri çok renklidir yirmi birinci yüzyılın. İnsanlar ölmeye doyamaz, her şey için ölebilirler ve ne zaman nerede kaç kişi ölse, akşam haberlerinde yemek sofrasındaki çorbamıza katık olurlar. Böyle yetenekler kazanmıştır yirmi bilmem kaçıncı yüzyılın insanı. Ben ve benim gibi olanlar yani, biz yani kazanmışızdır böyle yetenekler. Sonra haberler biter ve dizi başlar." [sayfa 19]

Hiçbir Şey Anlatmayan Hikayelerin İkincisi
Güray Süngü
Okur Kitaplığı
134 Sayfa

bu yazı daha önce on5yirmi5.com'da yayınlanmıştır.

Bilal Can - 02.01.2013

,

1862

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2012 yılından beri Kitaphaber.com.tr nin editörlüğünü, 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor. 

twitter: @bilalcan1

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin