Öznel Hakikat Hangimizin Sorunu?

Öznel Hakikat Hangimizin Sorunu?

Öznel Hakikat Hangimizin Sorunu?

08.09.2020 - Uğur Cumaoğlu
Öznel Hakikat Hangimizin Sorunu?

Hakikat, algı kanalları tamamen işgal altında olan günümüz insanının sorunu değil. Çünkü hakikati(ni) aramak gibi bir problemi yok. Bu nedenle postmodern insan, kendini arama merakının yerini sayısız hurafe ile doldurmuş durumda. Gündelik veya anlık olarak değişkenlik gösteren bu haller, zaman ve zemine göre farklı görüntülerle ortaya çıkabilmektedir. Kendine dönme, yola kendinden çıkma, kendine varma, kendi olma gibi dertlere sahip olmak elbette en başta o cesareti kuşanmakla mümkün olmaktadır. Bu cesarete sahip olamamanın görüntüsü de her yolla ve her yönden ‘kendinden kaçma’ olarak karşımıza çıkmaktadır.

Çıkış noktası varış noktasını da belirler. Çıktığımız yolda ihtiyaç duyduğumuz en önemli destek bilgidir. Bilgimiz arttıkça altında ezildiğimiz ağırlığın da artması, bu bilgi ve tecrübe ile ayaklarımız yerden kesilsin diye beklerken yerçekiminin daha da güçlü bir şekilde bizi sabitlemesi tesadüf olamaz. Bir şeylerin yanlış gittiğinden emin olsak da bizi sürekli korkutan o soruyu sormak yukarıda da belirttiğimiz gibi kişinin kendi olmaya cesaret ettiği başlangıç çizgisidir. ‘Ben Kimim?’ diye sormak belki de taşımak zorunda kaldığımız sayısız ağırlıktan da kurtulmak demek. Çünkü varolmak, insanın/kendi düşüşünün en dip noktasını tespit edip en üst irtifaya ulaşmak için çaba harcamak demek.

Kendinden kaçma bir rahatlık ve konfor halidir. Kendini aramaya/bulamaya çalışma öz(n)el bir çabadır ve en önemlisi gerçeklerle yüzleşme ve renk değiştiren yalanlarla mücadele etme azmidir. Şeniz Yıldırımer’in Soren Kierkegaard'da Öznel Hakikat Kavramı başlıklı çalışması da öznel bir çabayı işaret etmektedir ve insanın kendini arama ve hakikatini keşfetme mücadelesini karşımıza çıkarmaktadır. Ancak bunu düşünce tarihinin önemli isimlerinden biri olan Kierkegaard’ın kendini bilmenin yolu olarak ortaya koyduğu ‘öznel hakikat’ kavramı ile tartışıyor.

Nitekim Søren Kierkegaard’ın da buna işaret ederek dediği gibi “Gerçekten açıklığa kavuşturmaya ihtiyacım olan şey; bütün eylemlerin öncesinde mutlaka bilginin gelmesinin gerekmesi hariç, neyi bilmem gerektiği değil, ne yapacağım. Bu kendi kaderimi anlama, Tanrı’nın benim gerçekte ne yapmamı istediğini bilme sorunudur. Mesele şu ki, benim için olan hakikati bulmak; uğrunda yaşamayı ve ölmeyi arzulayacağım fikri bulmaktır.”

Çalışmanın giriş bölümü Kierkegaard’ın hayatına, felsefesinin önemli kavramlarına ve onun üslubuna ışık tutmaya çalışıyor. Giriş bölümü, filozofu anlamak ve tanımak için etkili bir ön okuma imkânı sağlıyor. Eserin birinci bölümünde ‘öznel hakikat’ kavramının ne olduğu ve bu kavramın varoluş ile olan ilişkisi inceleniyor. Nesnelliğin belirsizliği ve öznelliğin kesinliği, özne olmanın anlamı ve değeri aracılığıyla karşılaştırılıyor. Zira özne olmak, muhatap alınmaktır ve bunun değerini belirleyen de hakikattir.

İkinci bölümün temel tartışma başlığı ise insanın sonsuzluk tutkusudur ve bu tutkunun insandaki karşılığı Kierkegaard’a göre Tanrı’dır. Ona göre İnsanın sonsuzluk arayışı en başta kendini aramakla başlar. İnsan, paradokslar veya çıkmazlar içinde çırpınsa da kendini arama yoluna girmiş kişi, bu sonsuzluk tutkusu ile ebedi mutluluğu aramaktadır.

Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde önceki bölümlerde örülmeye çalışılan ve kitabın asıl tartışma konusu olan ‘öznel hakikat’ kavramının müstakil bir bölümde ayrıntılı olarak incelemesini görüyoruz. Kierkegaard’a göre varoluşun özünde öznellik yer alır. Öznellik hakikat, hakikat özneldir. Öznellik kendilik, hakikat ise Tanrıdır ve kendini bilen Tanrısını bilir. Böylece Tanrının da öznel bir hakikat olduğu ve varoluşsal olarak kişiden kişiye tabiatının değişebileceği gerçeği karşımıza çıkmaktadır.

Şeniz Yıldırımer’in ciddi bir emeğin ürünü olan bu eseri akademik bir inceleme olup, Kierkegaard’ın daha iyi anlaşılması için bu literatüre kıymetli bir katkı sunmaktadır. Kitap, asıl tartışma bölümü olan ve üçüncü bölümden sonra gelen sonuç bölümü ile nihayete erdirilmiştir.

Soren Kierkegaard'da Öznel Hakikat Kavramı

Kendini Bilen Tanrısını Bilir

Şeniz Yıldırımer

Hece Yayınları

İstanbul

Şubat 2020

432 Sayfa

Uğur Cumaoğlu - 08.09.2020

,

1084

Uğur Cumaoğlu Hakkında

Uğur Cumaoğlu

Yazar, Şair, Sosyolog, Sinema Eleştirmeni, Talebe.Yazıları ve şiirleri Beyaz Gemi, Temrin, Ayasofya, Bilge Adamlar, Muşta, Yolcu, Temmuz, Birnokta, Yedi İklim, Dergâh, Mahalle Mektebi, Mostar dergilerinde; Edebifikir.com, Kitaphaber.com.tr, Jurnalortadoğu.com da yayımlandı. Yeni Başlayanlar İçin Dünya adlı yayımlanmış bir kitabı var. 

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin