Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım - Paolu Coelho

Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım - Paolu Coelho

Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım - Paolu Coelho

02.02.2011 - Nihat İlhan
Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım - Paolu Coelho
Paulo Coelho, ‘Simyacı’ isimli kitabıyla ün yapmış bir yazar. Gabriel Garcia Marquez’den sonra Güney Amerika’nın en çok tanınan yazarlarından biri. Okuduğum ‘Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım’ adlı kitabıyla birlikte bu ünü hak ettiğini anladım. İçtenlikle neşredilen bu kitap sanki yazarın ağzından -kaleminden- değil de, romanda ki kahraman tarafından anlatılmış. Yani sanki kitabı anlatan başkahramanın ta kendisi. Fakat roman Tanrının Kadın Yüzünü -Meryem’i- ortaya çıkarmaya çalışmış olduğundan, anlatılan şahıs ve başkahraman kadındır.

Paulo Coelho, gerçekle hayali bir kurguyu iyi yapılandırmış. Ve bana öyle geliyor ki hayat tecrübeleri ona doğru olan kelimeleri de yedirmiş, bal ötesi sunarak kitaba da hazmettirmiş. İnsanların içlerinde bir yerlerde bulunan dertlerin, acıların faal bir cümle yapısıyla ve basit ve de sade olarak bu kadar güzel anlatımı yapılamazdı yahut da herkesin- her yazarın- yapabileceği bir iş değildi diye düşünüyorum.

”Yüreğine söz dinletebilen kişi, dünyayı fethedebilir.”

Bu söz, kitabın orta yerine sığdırılmış bir kalıp gibi sırıtıyor. Mutlaka da her okuyan bu sözün geçerliliğini ve haklılığını anlayabilir. Olayın örgüsü şu şekilde gerçekleşiyor; Pilar adlı kız ve sevdiği adam önceden, çocukluktan beri tanışıktırlar. Sonunda sevdiği adam dünyayı gezme ve bir şeyler öğrenme hayaliyle memleketleri olan Zaragoza’dan ayrılır. Aradan on yıl gibi uzun bir zaman geçtiğinde adam bir gün yazdığı mektupta tekrar Zaragoza’ya geleceğini ve konuşma yapacağını söyler. Bir din görevlisidir artık. Geldiğinde Pilar’ı sevdiğini açıklar. Çocukluk duygularının tekrar kabarmasını istememektedir Pilar. Fakat dürtüleri onu, sevdiği adamla birlikte uzun bir yolculuğa çıkarır.

Eski hayatı kalmamıştır artık Pilar’ın. Ders kitapları ve sınavları da yoktur. Kendi olmak istediği gibi davranmaya başlar ve öğrenir ki sevdiği adam bir takım mucizeler göstermektedir. Pilar kaybetmiş olduğu inançlarını tekrar kazanır ve çocukluktan duyduğu aşkı yine kabarır ve bu sefer de onu kaybedip kaybetmeyeceğini düşünür. Şimdi O, sevdiği adam, Tanrı ve Tanrı’nın Kadın Yüzü, yani Meryem Ana arasında kalacaktır.Roman tamamen Tanrının Kadın Yüzü üzerinden yürütülmektedir. Mucizeler gerçekleşmekte ve inancın kutsallığı doğrulanmaktadır.


”Biz aşkın peşine düştüğümüz anda, o da bizi karşılamaya çıkacaktır.”

Bir erkek olarak başkahramanını kadın seçse de Coelho, en güzel sözleri, en güzel cümleleri âşık olduğu erkeğin ağzından döktürmektedir. Hayat deneyimlerini, tecrübelerini bu adam sayesinde sızdırabilmiştir satırlara. Konuştuğu her sözde ayrı bir anlam, ayrı bir yaşam mücadelesi vardır. Bu cümleler ya da sözler aynı zamanda okuyan için birer öğüt olarak alınabilir.

”Çünkü sevgi, kimseyi düşlerinden uzaklaştırmamıştır.”

Yalın, açıklayıcı ve sade bir dili vardır. İki yüz on iki sayfalık bir kitap ve Can Yayınları tarafından basılmış. Roman okuyucusu için kalitesinden ve güzelliğinden ödün vermez, okunması gereken bir yazar diye düşünüyorum.

”Bu arada sözcükler, söz konusu keşfi yapmamda bir işe yaramayacaktı. Aşk, kendini sevme ediminin içinde keşfeder.”

Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım
Paulo Coelho
Can Yayınları Nihat İlhan - 02.02.2011

,

3529

Nihat İlhan Hakkında

Nihat İlhan

14 Eylül 1991 Bursa/Yenişehir doğumlu. Halen Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Muhasebe Bölümünde okumaya devam ediyor.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin