Portakal Kızım - Duran Çetin

Portakal Kızım - Duran Çetin

Portakal Kızım - Duran Çetin

16.11.2011 - Mehmet Burhan
Portakal Kızım - Duran Çetin
Hayat o kadar kısa ki onun hızına yetişmek için ne yapılsa boş kalıyor. Yaşadığımız hayat bizim istediğimiz şekilde canlanıp büyüyorsa aslında istediğimiz yerlere gelmişizdir. Veya dışarıdan bakıldığında her ne kadar mükemmel görünsekte aslında içimizde kopukluklar baş gösteriyorsa bir yerlerde bir şeyleri atlamışızdır. Ancak başımıza gelen her musibet bin nasihatten iyidir.

Bir ailenin başına gelebilecek en büyük felaket onların dışarıdan boş yere ayıplanması değildir. Aslında onlar için bu açık bir uyarıdır. Uyarıları dikkate alıp hal ve hareketlerine çeki düzen verenler kazanırlar imtihanı.

Duran çetinin kaleminde garip bir aile tiplemesi var. Eşinin sözünü dinleyip annesinin yüzüne bakmayan bir baba, komşularına madara olmasın diye onların gözüne girmek için en tiksindirici hareketlerde bulunabilecek bir anne, ebeveynlerinin sınır tanımayan harcamalarına karışmayan iki evlat. Ve böyle bir aileden çıkan ibret dolu hikaye.

Gerçek hayatta böyle bir aile olup olmadığı meçhul. Ancak olaylar o kadar çarpıcı ki okuyucuyu hayretler içinde bırakmaya yetiyor. Aslında olaylar bir karakol vakasıyla başlıyor.

Ailenin şımarık oğlu okan bir kız uğruna arkadaşlarıyla kavga ederek karakola düşüyor. ‘merhametli’ anne hiçbir şey demeden eve getiriyor oğlunu. Babaanne Nebahat hanım torunları iyi insan olsunlar diye evden atılıyor. Onlara yeterince verilmeyen dini eğitimlerini öğretebilmek için kendi oğlu tarafından huzur evine bırakılıyor. Kendilerini haklı çıkaracak tek sebepleri çocukların üzerine fazla gitmesi oluyor.

Nebahat hanımın evden atılmasıyla başlayan felaketler zinciri birbirini kovalıyor. Taki ailenin şımarık çocuğu okan hapse girene kadar. Hoş olan okan gözünü ilk kez gerçek dünyaya açıyor hapishanede. Olgunlaşmakla da kalmıyor sadece, ailesinin zamanında yaptığı yanlışları fark etme mkanı buluyor.

Portakal kızım iki ailenin hayatını anlatıyor. Komşuluk haklarının genişçe anlatıldığı bir eser haline geliyor adeta gözümüzün önüne. Komşuluk vazifesinin romanlaşmış hali de denilebilir aslında. Dili gayet sade ve bir o kadar tatlı bir üsluba sahip.

Duran çetin kaleminin kuvvetini bir kez daha gösteriyor bize burada. Betimleme şaheseri denilebilir aslında. Öyle ki duyguyu anlık olarak yakalayabiliyorsunuz. Hemen o ruh haline bürünerek olaylara yazarın istediği pencereden bakabiliyorsunuz.

İsmini şu şekilde açıklıyor yazar kitabının; “Allah’ın resulü(sav) buyurdular ki: Kuran okuyan ve onunla amel eden müminin misali ütrücce (portakal cinsinden kokusu güzel tadı hoş bir meyve) gibidir. Kokusu güzel tadı hoştur. Kuran okumayan müminin misali hurma gibidir. Tadı hoştur fakat kokusu yoktur. Kuranı okuyan facir(günahkar) misali reyhan otu gibidir. Kokusu güzeldir tadı acıdır. Kuran okumayan facirin misali Ebu cehil karpuzu gibidir. Tadı acıdır kokusu da yoktur.”(sf:85)

Hayatta her şeyin para olmadığını, paradan daha değerli şeylerin olduğunu açık bir dille okuyucuya aktarıyor. Bunun yanında anne ve baba sevgisini gözden geçirterek farklı bir anne ve baba portresini gözlerde canlanmasını sağlıyor.

Portakal Kızım
Duran Çetin
Beka Yayınları
327 Sayfa
Mehmet Burhan - 16.11.2011

,

16994

Mehmet Burhan Hakkında

Mehmet Burhan

1991 Bursa Mustafa Kemal Paşa'da doğdu. 2009 yılında Dumlupınar Üniversitesi Mobilya Dekorasyon bölümüne yerleşti. Eğitim öğretim hayatı halen devam etmektedir.

Yorumlar
  • Fatma Nur Gökdemir 2018.12.29 13:18

    Babaannnenin adı Naciye Nebahat değil

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin