Posta Kodu Aşk - Mehmet Şamil Baş

Posta Kodu Aşk - Mehmet Şamil Baş

Posta Kodu Aşk - Mehmet Şamil Baş

Posta Kodu Aşk - Mehmet Şamil Baş

Aşkın süsüdür mektuplar. Âşık yazar yazar, kimi zaman yazdıklarını yakar, kimi zaman da gözü gibi saklar. Hitaba lâyık olanın eline geçmese de yazılanlar, çalışma masasının gözünde veyahut eski bir kitap arasında, uçları zamanın verdiği yorgunlukla az buçuk sararmış olarak beklerler, sahiplerini hiç bulamayacaklarını bilerek.

Posta Kodu Aşk, sahibini bulamayan kırk mektuptan oluşuyor. Kırk mektup yazarın kalbinin kallaviliğiyle iki şiir arasına sığmış. Kırk kırık mektup, kırk mum alevinde eriyor gibi okurken, Mustafa Nazif’in objektifinden çıkan ve kitap kapağı olan fotoğraf, okura bu hissi veriyor en azından.

Kitabın yazarı birçok dergide dizelerine aşina olduğumuz ve şair kimliğiyle tanıdığımız Mehmet Şamil Baş. Nedendir bilinmez soy ismini kullanmamış. Kitap sadece Mehmet Şamil imzasını taşıyor.

Yazarının kendisini içinde aradığı bir kitap Posta Kodu Aşk. Okunmayan mektuba, yakılmayan kitaba, aşka ve âşıklara ithaf edilmiş. Aşkı omuzlarına ağır gelen bir yük olarak ifade eden yazar, gülleri yakıp küllerini savurduğu dizelerle başlar mektuplarına. Kalem ilk mektuba değince yalnızlık hâsıl olur kapı eşiğinde. İnsan en çok yalnızlığına yazar zaten! Kırk mektup kırk ön başlıkla verilmiş okura, mektuplarda değinilen ana temalar bu ön başlıkla okuyanın hafızasında kalıcılık sağlıyor aslında.
"Posta kutuma gönderdiğin yalnızlığımı aldım nazik düşüncene teşekkür. Uygun zaman ve şartlarda balkona sandalye atıp ağlamayı düşünüyorum.” Diyor ilk mektubunda yazar. Yalnızlığını zarftan çıkarmanın verdiği acıyla yazıyor belki, belli ki elinde yârdan gelen son ve tek mektup duruyor. Sevgili namına kurulan cümlelerin boşa gitmediğini “… Sana kürek çekişim boşa değil.” ifadesiyle perçinliyor okurun aklında.

Yazılan her mektubunun sağ üst köşesine nazarlık niyetine yerleştirilen birkaç dizelik şiirlerle şair kimliğini de hatırlatıyor okura yazar. Hayata aşk gözüyle bakılıyor bu kitap da, herkesin bu bakış açısına sahip olamayacağını da şu cümle ile belirtiyor yazar: “Yanmayı bilmeyen ve kendini aşkın ateşinde küllendirmeyenin hayata aşk gözüyle bakmasına imkân yok.”

Posta Kodu Aşk, eylemsel sancıların çekildiği, fiillerin dizelerde can çekiştiği, ömrünü aşka yamayan cümlelerle dolu bir kitap adeta. Yazarın cümleler içinde yaptığı harf oyunları anlamsal çeşitlilik bakımından okurun gözüne değecek nitelikte. Sevgilinin eylemsilerini iki çeşit algılıyor mektuplarda yazar: yârinin olmasını istediği bir mekânda olmayışına “Yine bulunAmadın” derken “A” harfi sevgiliyi gönlünde aklamak isteyen, adına yâr kokan cümleler dizen yazarın kendini ferahlatma hali bekli de. Bu bulunmayışın hem istekli bir eylem hem de zorunlu bir durum olması karşısında tutunduğu bir tavır olma ihtimali yüksekçe…

İçinde nefes misali tuttuğu sevgiliyi öldürme çabalarını, unutma seremonilerini ve yalnızlığına tuttuğu ağıtı cümle cümle canını acıtarak kaleme aldığı, kitabının her halinden belli olan Mehmet Şamil, yukarda bahsettiğim örnekte olduğu gibi harflerle şifrelediği birçok cümle barındırmakta kitabında. Bu cümle şifreleme yöntemi anlatımına zenginlik kattığı gibi, okuru da bu eylemsel kaymalar üzerine düşünmeye sevk ediyor.

Güllere ve küllere yazılan iki şiirin arasına giren kırk mektup şairi öldüren kelimelerin dizeleşmesi ve sayfalara midye kabuğundan saçılan bir inci misali dökülmesiyle son buluyor. Son sayfada ise kitabın zamansal yazılış süresine, yazar ismini cümleleştirdiği süreç olarak baktığından belki manidar bir tarih notu düşüyor.
Yazarın şiirlerinin de kesinlikle okunası olduğunu belirterek, posta kodunu aşka ayarlamış okurların, adreslerine postalanmak üzere yazılmış bu kırk mektubu yüreğinde barındırmak, yalnızlığın cümleleşmiş halini kalbinin üzerine koymak isteyenlere şerh düşülmüş bu satırları tavsiye ederken, aşkı yüreğinde “ile”leştirmiş olanların yürek bakışını sayfalar üzerinde gezindirmesi diliyorum…

“-…ben, senden başkasına açamayacağım
Bir kalbi taşıyorum
-…ve ben, aşkın kalbine gözlerinden tutunuyorum.”


Önce kendimi yazıyorum sonra katlıyor ve zarflıyorum.
Bekle! Pullanıp sana geliyorum.”

Posta Kodu AŞK
Mehmet Şamil
Yediharf/Mektup
117 sayfa

Gülnaz Eliaçık Yıldız - 15.03.2011

,

3466

Gülnaz Eliaçık Yıldız Hakkında

Gülnaz Eliaçık Yıldız

1987 yılının Aralık ayında Yozgat’ta dünyaya geldi.  Doğduğu bu şehirde yaşamaya devam ediyor. 2008 Yılında Yozgat Bozok Üniversitesinde Bilgisayar Teknolojileri ve Programlama Bölümünü, 2016 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme bölümünü, 2020 yılında da yine Bozok Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. 2011 yılından beri Kitaphaberde kitap değerlendirme yazıları yazıyor.

Yazı çalışmaları; Bir, Şehrengiz, Serencam, Kün Edebiyat, Yedi İklim, Ayraç, Berhava, Mâi, Hayal Bilgisi, Mahur Beste, Yolcu, Siyah Sanat gibi süreli yayımlarda yer aldı.

2016 Eylül ayından beri evli. Şimdilerde bir oğula anne, okumaya âşık bir dünyazede!

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin