Psikoloji ve İçsel Serüven

Psikoloji ve İçsel Serüven

Psikoloji ve İçsel Serüven

17.03.2021 - Ulus Çeliker
Psikoloji ve İçsel Serüven

Psikolog Ceyda Subaşı Hacettepe Üniversitesi psikoloji bölümünde mezun olduktan sonra, klinik ve birçok özel kuruluşta danışmanlık yapmış, eğitim, spor, ticaret ve hizmet sektöründe, STIC ve AB projelerinde toplumsal farkındalık ve psikolojik destek amaçlı eğitim, seminer ve TV programları düzenlemiştir. Floransa'da bulunan Pallazzo Spinelli Enstitüsü’nde "Kültürel Miras ve Kültürel Yönetim Üzerine" yüksek lisans yapmıştır. " İnsanın temas ettiği her alan terapiye temas eder " diyerek psikoloji kadar felsefe, sanat, gastronomi, kültür dünyası, edebiyat, kadim öğretiler ve medeniyetlerden ilham alan bir sentez üzerinde çalışmalarını şekillendirmiştir.

Yazar, kitabın önsözünde eserini kim olduğu gerçeğine uyanmak isteyenler için küçük bir rehber olarak tanımlamaktadır. Kitabında bu amaçla ihtiyaç duyulan araçları küçük egzersizler, sorular, kendi başına yapılabilecek uygulamalarla okuyucuya sunmaktadır. Hayatımızla aramızdaki en büyük engelin kendimizden başkası olmadığını vurgulamaktadır. İnsanın kendine yabancılaşmasının nedenlerini kendi düşünceleri, inançları ego temelli davranışları, saklandığı ve sakladığı gerçekler, geçmişin yüklerinin bilincinde saklanılan yüzlerce hatalı, olumsuz bakış açısı olduğunun altını çizmektedir. "Sen aradan çekilmedikçe değişimi başlatmak mümkün olmaz" (s.19)

Burada yeri gelmişken bir rivayeti aktaralım. Vaktiyle adamın biri Ebubekir-i Şibli’ye bu yolda ilk önce kim sana kılavuz oldu? " diye sordu. Şibli şu cevabı verdi: " Bir gün su kıyısında bir köpek gördüm öyle susuzdu ki bir zerrecik takati kalmamıştı. Suda gördüğü kendi aksini başka bir köpek sandığından korkuyor, su içemiyor, su kıyısından kaçıyordu. Nihayet susuzluktan perişan bir hale geldi. Dayanamadı, birdenbire kendini suya attı. Böylece korktuğu diğer köpek kayboldu, gözünün önünden gitti. Yani düşmanı kendisiydi o an ortadan kalkıverdi. Bu hakikat bana böyle apaçık görününce iyice anladım ki nefsim bana perde. Bunun üzerine kendimde fani oldum, nefsin arzularını terk ettim ve işim yoluna girdi. İşte bu yolda bana ilk önce bir köpek kılavuzluk etti. "İlahinamenin yazarı Feridüddin Attar bu rivayeti şu nasihatiyle tamamlar: "Ey oğul! Sen de kendi gözünün önünden kalk sana perde olan sensin, sende bir kıl kadar varlık kalsa ayağına ağır bir zincir vurulmuş demektir. " Yazar, tıpkı bu rivayetteki gibi kalbimize yük, bedenimize hastalık olarak geri dönen düşüncelerin, inançların yani yol almamıza engel olan prangaları kişiliğimizin bir parçası sanıp sıkıca tutundukça hayatın akışından, doğamızdan uzaklaşıp yabancılaştığımızın tespitini yapmaktadır. "Bugün bedensel birçok hastalığın temelinde, kişinin doğasına, hislerine, en temel arzularına yabancılaşması ve onları yok sayması yatar." (s.21)

Yazar, kitabında insanın farkındalık ve aydınlanma yolculuğunda değişime engel olan direnen parçaları maddeler halinde açıklamaktadır. Değişime Engel Olan Parçaların ana başlığı altında sorumluluktan kaçma, büyümeyi reddetme, eylemsizlik alışkanlığı, drama bağımlılığı, mağduriyetten beslenme, garanticilik/ bilinmezlik çatışması, kontrol bağımlılığı alt başlıkları altında açıklamış ve örneklendirmiştir.

Psikolog Ceyda Subaşı, Kalbinin Sesini Aç adlı eserinde zihinde kalmak / bedenleyememek bölümünde bir şeyi biliyor olmanın öğrenmiş olmak anlamına gelmediğini vurgulamaktadır. "Bilimde teorinin uygulama olmadan ispatı olmadığı gibi, yaşamda da pratiğe dönüşmeyen, zihinde kalan her farkındalık somut sonuç getirmez." (s.50).

Yazar günümüzde kişisel gelişim takipçileri arasında çok popüler olan anda yaşamak üzerinde de durmaktadır." Her şey AN’da yaşanır. AN’da deneyimlenir. Anda yaşamak geçmiş deneyimleri genellemekten özgürleşmek, her an yeniden sürekli güncellenmekte olan bir bakış açısıyla dünyaya bakmandır. (s.90) Kişisel gelişim kitaplarında anda yaşamak, anda kalmak tabiri tasavvuf literatüründe yüzyıllar öncesinden vurgulanmış, bilinen ve hal edinilen "ibnü'l vakt "(vaktin çocuğu) kavramına karşılık gelmektedir. İlk dönemlerden itibaren ibnü'l vakt deyimini kullanan sufiler bununla bir vakitte yapılması en uygun işi gerçekleştiren ve belli bir zamanda kendisinden isteneni yapmakla meşgul olan kişiyi kast etmişlerdir. Geçmiş ve gelecek zaman dervişin umurunda değildir. Onun önem verdiği zaman içinde bulunduğu andır. İlahi irade ile yönetildiği ve her vakitte, vaktin gerektirdiği şeyleri yaptığı için ona ibnü'l-vakt denilmiştir.

Psikolog yazar, Tabelanda Ne Yazıyor bölümünde insanın kendisi hakkında olumsuz düşüncelerinin başımızın üstünde bunların yazıldığı bir tabelada göründüğünü ve insanların o tabelada ne varsa onu okuduklarını söylemekte, bunun için olumlu etiketleme çalışmasını önermektedir. Her sabah kendimizle ilgili olumlu bir fikri beslemeye niyet etmemizin önemini vurgulamaktadır.

Kitabın son söz bölümünde psikolog yazar Ceyda Subaşı kitapta anlatılanların özünü ve ana fikrini özetleyen şu sözlerle eserini tamamlayıp bir temennide bulunuyor: "Acele etmeden, her bilgiyi bedenleyerek en alt kodundan bilişsel DNA’nda yazılanları tam anlayarak, gündelik hayatında kendi iç sesini duyarak, ağzından çıkan ve yaptığın her şeyle kalbin arasındaki bağı koparmadan ilerlemelisin." (s.111)

Kalbinin Sesini Aç

Ceyda Subaşı

Dokuz Yayıncılık

112 Sayfa

Ulus Çeliker - 17.03.2021

,

2419

Ulus Çeliker Hakkında

Ulus Çeliker

1976 Akşehir doğumlu. Uludağ Üniversitesi sosyoloji mezunu bir sosyolog. Araştırmaya, okumaya, anlamaya, anlamlandırmaya gayret eden hakikat arayışında bir yolcu...

Yorumlar
  • Yaprak 2021.04.02 11:06

    Tebrikler... çok güzel bir yorum olmuş, kalemine sağlık. Başarılarının devamını dilerim..

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin