ROJEK JI ROJÊN EVDALÊ ZEYNIKÊ : Kürtlerin Homeros'u

ROJEK JI ROJÊN EVDALÊ ZEYNIKÊ : Kürtlerin Homeros'u

ROJEK JI ROJÊN EVDALÊ ZEYNIKÊ : Kürtlerin Homeros'u

18.07.2013 - Mustafa Şevgin
ROJEK JI ROJÊN EVDALÊ ZEYNIKÊ : Kürtlerin Homeros'u

"Eğer pak ve şefkatli Allah bana iyi bir ölüm nasip ederse, isterim ki mezarımın başında güzel sesli, makam ve usul bilen bir Dengbej otursun ve annemin ninnilerini yeniden bana ulaştırsın.

Ehmede FERMANE

Romanın orijinal ismi "Rojek Jı Rojen Evdale Zeynıke"dir. Selim Temo tarafıntan kürtçeden türkçeye çevrilen kitap "Abdalın Bir Günü" ismiyle çevrildi. Ağıt geleneğin en büyük temsilcilerinden Evdele Zeynike'nin hayatını anlatan kitap, Mehmet Uzun'un harika romanlarındandır. Deneysel bir roman olan "Abdalın Bir Günü" modern kürt edebiyatına kazandırılan şaheserlerdendir. Halk ozanı "Evdale Zeynike"nin trajik yaşam öyküsünü gözler önüne sermiştir

Mezopotamya topraklarında, ağıtların çok önemli bir yeri vardır. Kürtler arasında yaygın olan bu sözlü edebi tür çok zenginleşmiştir. Kişiden kişiye aktarılan bu sözler yer yer şive farklılıklarından dolayı etkisini gösterse de duygu ve ritmler hep aynıdır. Hüzün ve acının haykırmasıdır. Kürt dilinde bu ağıtlara "stran" denir bunları söyleyen ozanlara da "Dengbej" denir.

Evdale Zeynike de bu dengbejlerden sadece biri. Genç ve yakışıklı Evdal'ın Hikayesini Mir Celadet Bedirxan "Havar" dergisini çıkarmak için Şam'a gider. Orada Ahmede Fermane'yle tanışır ve dergisi için ondan Evdale Zeykine'yi anlatmasını ister. Ehmede Fermane: "Ben, Evdalı sana anlatırsam sadece bir gününü anlatırım, aksi halde gücüm yetmez; buna dayanamam, anlatamam" der. Ve sadece bir gününü anlatır...

1-[Eleşkirt yöresinin hakimi olan, Meşhur İshak Paşa'nın (Doğubeyazıt'daki ünlü İshak Paşa Sarayı'nın kendi adıyla anıldığı Osmanlı-Kürt Paşası) torunu Sürmeli Mehmet Paşa Evdal'ı misafir eder ve Dengbêji, Ermeni bir papazın kızı olan Gûlo ile atışmasını ister. Gûlo meşhur bir dengbêjdir. Namını Evdalda duymuştur ve onu görmeden platonik bir aşka tutulmuştur ona karşı. Evdal bu yüzden teklifi hemen kabul eder. Gûlo kendisini altedecek Dengbêj ile evlenme sözü vermiştir. Kendisine çok güvenmektedir ama bu sefer karşısında meşhur Evdalê Zeynikê vardır. Yine de sözüne sadık kalarak atışmaya başlar. Kürtçe ve Ermenice olarak yapılan atışmaların sonunda Gûlo pes eder. Evdal'a varabileceğini söyler tabi ki rızası varsa, vermiş olduğu sözü gereği. Evdal orada ne kadar büyük bir sanatçı olduğunu ispatlarcasına "Gûlo sen dillere destan bir güzelsin, ne var ki ben zaten evliyim ve sen mecburen bana varacaksın. Ben buna rıza gösteremem. Sen benim bacımsın, sen yoluna, ben yoluma" der. Bu hareketi çok beğenen Paşa Evdal'a yanında kalmasını ve ona bir köy ile arazi vereceğini söyler ama Evdal bunu da kabul etmez. Uzun ısrarlar sonucu ağalık yapamayacağını, ancak köylülerle beraber kardeşçe yaşamasına izin verilecekse kalabileceğni anlatır. Paşa da rıza gösterir ve Evdal'ın hayatında Sürmeli Mehmet Paşa ile beraber yeni bir sayfa açılır. Özellikle Gûlo ile olan atışmaları Serhat Dengbêjliğinin belki de en güzel örneklerindendir. Orada tabi ki Gûlo'nun da katkılarıyla o kadar mükemmel ezgiler meydana çıkarırlar ki bu atışma bir efsane haline gelir ve halen de söylenegelen müthiş bir stran olarak önümüzde durmaktadır.

Paşa Evdal'a büyük hürmet gösterir ve tüm konularda onun bilgeliğinden faydalanmaya çalışır. Evdal da kendisine gösterilen bu saygıdan ziyadesiyle memnun kalır ve 'EY MÎR' isimli ünlü kilamını söyler. Bu kilam da literatürdeki yerini almıştır. Evdal bir süre sonra bir davet üzerine Nahcivan'a Paşa ile beraber gider. Orada Paşa'yı yaptığı bir hatadan dolayı eleştiren bir stran seslendirir ve mahcup olan Paşa hatasını anlayarak Evdal'a hak verir. Aradan geçen kısa bir zamandan sonra ise Osmanlı'nın emriyle, Avşar ellerindeki Kozanoğullarını yerlerinden sürmek maksadıyla 400 kişilik gücüyle Kozan seferine çıkan Paşa Evdal'ı da yanında götürür ve Evdal orada da boş durmaz. En ünlü stranlarından biri olan 'XOZAN'ı (Kozan) ve en sevdiğim eserim dediği 'DERSİM' isimli kilamını da o dönemde seslendirir. Kendisiyle çağdaş olan ünlü Türk ozanı Dadaloğlu'nun da aynı dönemde Kozanoğulları ve Avşar elleriyle ilgili, onların da acılarını dile getiren şiir ve türkülerini kayda geçirdiği o yıllarda her iki ozanın epik ve lirik nakışlarla süsledikleri eserleri günümüzde halen söylenmekte, okunmakta ve şiirin, türkünün evrenselliğinin, ortak acıların sesleri olmalarının ispatları olarak bizleri geçmişe götürmektedir. Yaşar Kemal eserlerinde her iki ozana da değinmektedir. Dadaloğlu'nun meşhur "Ferman padişahın, dağlar bizimdir" sözünü Kozan Savaşlarında söylediği bilinmektedir. Bu tarihi gerçek, iki halkın aynı dönemde yaşamış en önemli iki ozanının karşı saflarda bulunmaları açısından da ilginç bir bilgidir. Kozan'dan döndükten sonra Paşa'nın yanındayken ŞÊX SILÊ isimli kendisi kadar meşhur olan İran Kürt Aşiret Reislerinden Tarxanê QELENYÊ'nin dengbêjiyle de tam 7 gün süren bir mücadeleye girişir ve sonuç yine değişmez. Galip her zamanki gibi yine Evdal'dır. Şêx Silê û Evdalê Zeynikê isimli stran da tarihi değerlerimiz arasındaki yerini çoktan almıştır. Gün gelir, kadim dostu Sürmeli Mehmet Paşa bir yılanla mücadelesi sonucu, yılanın sokmasıyla hayata veda eder. Evdal'ın hayatının kırılma anıdır bu. O kadar çok üzülür ki söylediği PAŞAO kilamı yürekleri dağlar. O civarda artık kalamaz ve evine döner tüm ısrarlara rağmen. Köyüne gelen tüm Beylerin ısrarlı tekliflerine rağmen inzivaya çekilir ama stran-kilam üretimine ara vermez..]

Evdal sadece Kürtler için bir "dengbej" değil o Süryaniler, Ezidiler, Ermeniler içinde bir halk ozanıydı. Etrafında herkes onun "stran"larını yani uzun havalarını dinlemeye gelirdi. Bir yere vardığında, bir davete, bir şölene gittiğinde; Evdal Elini kulaklarına götürür, bir şeyler mırıldanırdı veya haykırırdı. Etrafındaki herkes kendi acılarını bir nebze ondan dinlerdi. Merhamet, şefkat dolu bir yüreği vardı. Kimseyi üzmez, her şeyde üste çıkmaz, kutuplaşmazdı. Kendisine soru soruldu mu cevap verirdi; yoksa susardı. O daha çok çevresindekilerle Stranlarıyla anlaşırdı. Evdal cok cemiyetler görmüş, saygın ve bilgili bir zattı. Herkes gelir ondan bir şeyler alır; bir şeyler öğrenirdi. O bir kürt bilgini, sanatçısı, felsefecisi ve sosyoloğuydu.

Bu roman bir sanatçının, bir bilgenin hayatını anlatmaktadır. Evdale Zeynike'yi bir Yunus Emre, bir Pir Sultan Abdal ve bir Dadaloğluydu... Bazen diline öyle kelimeler takılırdıki karşındakini mest ederdi, hayran barıkırdı. Bazen "Sipane Xelat" dağına çıkar Pir Sultan olurdu, bazen çocuklarına merhamet nazarıyla baktımı Bir Yunus Emre dilinden dökülürdü, bazen haksızlığa baş kaldırırdı bir Dadaloğlu olurdu...Roman Osmanlı ve kürt aşiretleri arasındaki mücadelere yanı sıra Ermeni, Süryani, Ezidi topluluklarının sorunlarınada değinilmiş.

2- [Araştırmacı-yazar Faik Bulut Ahmet Aras'ın kitabını tanıttığı bir yazısında şöyle anlatmıştır Dengbêjlerin Pirini. "Ahmed Aras'ın kaleme aldığı "Evdalê Zeynıkê", bu dengbejin, Kürtlerin Homeros'u olduğunu kanıtlayan bilgi, belge ve anlatımlarla dolu. Yaşar Kemal, Yer Demir Gök Bakır adlı romanında Kürtlerin Homeros'u için bakın neler yazmış: "Abdale Zeyniki derler bir er kişi. İki gözden de yoksun büyük bir aşık kişi. Dağa taşa, kurda kuşa türkü söyler. O, başka aşıklara benzemez. Sabahtan akşama, akşamdan sabaha kadar durmadan türkü söyler. Uzun söyler. Bir türkü söyler ki, kırk gün kırk gece söyler de gene bitmez. Türkülerini Kürtçe söyler. Kürtçe söyler ama Türkü de, Acemi de Rusu, İngilizi de ne dediğini anlar. Bu bir sırrı hikmettir kimse bilemez." Mehmed Uzun 1998 tarihli "Dengbêjlerim" isimli eserinde Yaşar Kemal'in dost sohbetlerinde Evdalê Zeynikê'nin Kürtlerin Homeros'u olduğunu defalarca söylediğini belirtmiştir. "Yaşar Kemal böylelikle çok kapalı yaşayan Kürtlerin arasında bile oldukça yerel olan Evdal'e evrensel bir kimlik veriyor, Evdal'ı evrensel bir geleneğin Homeros'la kıyaslanabilecek bir ustası haline getiriyordu. Yaşar Kemal haklıydı, Evdalê Zeynikê bu evrensel geleneğe de aitti. O da Gılgamış'ın, Homeros'un soyundandı" diye de eklemiştir.]

"Mehmet Uzun bir Kürt, dünyanın en büyükleri arasında yer alan bir yazar. Dili olağanüstü sade ve yoğun, etkisinden kurtulmak olanaksız. (OLAV EGIL AUNE, Norveç)

Kaynaklar

1- Mezopotamya.gen.tr

2- Mezopotamya.gen.tr

Abdalın Bir Günü, Mehmet Uzun, İthaki Yayınları

Mustafa Şevgin - 18.07.2013

,

4584

Mustafa Şevgin Hakkında

Mustafa Şevgin

1986 yılında Urfa'da doğdu. Gazi Üniversitesi Sanat Tarihi bölümüne bir süre devam ettikten sonra Erciyes Üniversitesi İletişim fakültesinden mezun oldu. 

Yorumlar
  • feridun 2013.09.19 14:24

    çok güzel...

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin