Sade Dergisi

Sade Dergisi

Sade Dergisi

10.10.2014 - Kitaphaber
Sade Dergisi

Geçtiğimiz yıl bulaştı bir dergi çıkarmak fikri beynimize. "Bulaştı" diyoruz, çünkü bu dünyada en bulaşıcı virüsün bir "fikir" olduğuna inanıyoruz. İşte o fikir, beynimize girdiği andan itibaren vücudumuza yayıldı ve üstünden aylar geçse bile varlığını hep hissettirdi. Gün geldi, bu isteğe karşı koyamaz olduk ve karınca misali niyetimizi belli edelim dedik: Edebiyatı ve güzellikleri yaymak.

 Hüseyin Kaya'ya da bu yolda hak veriyoruz ve kendi dergimizi çıkarmayı, insanın bir halk otobüsüyle değil de kendi arabasıyla yolculuk etmesine benzetiyoruz. Bunun başka faaliyetlerle kıyaslanmayacak bir güzelliği, zevki var.

 Dilimiz; düşünceyi zenginleştirip, ifade etmenin aracı olmaktan çıkmak üzere. Shakespeare, "Fırtına" adlı oyununda yarı insan yarı hayvan Caliban'a şunu söyletiyor: "Dili sen öğrettin bana, ne oldu ki yararın, lanetlemesini becermekten başka!" Biz, bunun edebiyatla değişeceğini, edebiyat yayıldıkça güzelliklerin de yayılacağını, insanların birbirlerini daha iyi anlayacaklarını düşünüyoruz. Dergimizin de kitaplığınızda küçük bir yer edinmesini bu yüzden önemsiyoruz. Her ne kadar hacim olarak pek yer kaplamasa da bizim derunumuzda kıymet-i harbiyesi yüksek bir dergi Sade.

Dergimizin ilk sayısında Onur Özkoparan, karakterlerini büyük bir ustalıkla konuşturduğu ve bizi düşünmeye sevk eden hikâyesiyle bizlerle. Ferhat Çakıröz de her sayıda merakla bekleyeceğiniz hikâyeleriyle bizlerle olacak. Bu sayımızdaki "Dört Harf"le bizleri hep şaşırtacağını gösteriyor. Gamze Bal da hikâye hanemizi dolduran diğer isim.

 Attila İlhan'ın şiirine atıfta bulunularak yazılan "Ne Kadınlar Sevdik" isimli denememiz, Akın Özkan imzasını taşıyor. Kağan Aksoy da edebiyat ve edebiyat dergileri üzerine bir yazı yazdı.

 Yavuz Yavuzer, Gıyabında Konuşmalar başlığıyla her sayımızda dergimizde yer alacak. Bu sayıda Sami Baydar'ın "Dünya İnancı" isimli kitabını sizler için inceledi.

 Ahmet Salih Sarıkaya, Süleyman Turgut, Mervan Söylemez ve Muzaffer Müren de bu sayımızın şairleri.

 "Ah, sadelik fikrini nerede kaybettik biz?" diyen Ahmet Turan Alkan'a hak vermemek ne mümkün! Bu sebeple "Sade" bir şey yapmak istedik, sadece edebiyat olsun, dedik. Sürç-ü lisan edersek şimdiden affola.

 Kelimeler bittiği zaman zuhur eden manayı bulan; hakikati ve güzelliği görebilen insanlar olmak çok önemli. Sizin de hayatınızda "Sade"liklere yelken açmanızı bu yüzden önemsiyoruz.

 İyi okumalar...

 Okan Aksoy

Kitaphaber - 10.10.2014

,

2101

Kitaphaber Hakkında

Kitaphaber

Yayınladığımız ajans haberlerini ve kitaphaber adına yaptığımız söyleşileri bu profilden sizlerle paylaşıyoruz.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin