Şairin Tarihe Dokunuşu

Şairin Tarihe Dokunuşu

Şairin Tarihe Dokunuşu

02.11.2020 - Murat Deniz
Şairin Tarihe Dokunuşu

Eserin mütercimi olan Mustafa Alican, eserin orijinal hali ve yazarı hakkında detaylar vererek, okuyucuya neyi ve kimi okuduğu konusunda doyurucu bilgiler sunmaktadır. Bu sayede Selçuklu Tarihi’ne ilgi duyan okuyuculara kaynak konusunda yeni bir yol göstermiş oluyor. Mütercimin verdiği bilgiler ışığında; eserin yazarı olan İbnü’l Verdî 1292 yılında Suriye’de dünyaya gelmiştir. Soyu Hz. Ebu Bekir’e kadar dayanmakta olup “Bekrî” olarak bilinir. Şâfiî mezhebine mensup olan İbnü’l Verdî, fıkıh ve edebiyatta derin bir bilgiye sahiptir. İyi bir eğitim alan yazar, İbn Teymiyye gibi âlimlerden de dersler almıştır. Eğitimini tamamladıktan sonra önce nâiblik ardından da kadılık makamına getirilmiştir. Fakih ve kadı kimliğinin yanında şairlik kimliğiyle de bilinir. Rivayetlere göre İbnü’l Verdî, bir rüya ile kadılık görevinden istifa ederek, tasavvufa yönelmiş ve ilmi çalışmalarda bulunmuştur. 1349 yılında eserinde de değinmiş olduğu veba salgınında vefat etmiştir. İncelemiş olduğumuz eserden başka daha birçok eseri de mevcuttur. İncelediğimiz eser İbnü’l Verdî’nin, Târih ismiyle bilinen ve ağırlıklı olarak Mısır-Memlûk kaynağı olan Tetimmetü’l Muhtasar fi Ahbâri’l Beşer başlıklı eseridir. Mütercim bu eserden sadece Selçuklular ile ilgili kayıtları derleyerek Türkçeye çevirmiştir ve kendi notlarını da eklemiştir.

Anadolu’nun kadim Türk-İslam yurdu olmasının ilk mücadele ve çalışmaları Selçuklu Devleti ile başlar. Selçuklu Tarihi demek Anadolu’ya ilk İslam mayası ve Türklük harekâtı demektir. Durumun böyle bir önem arz etmesine karşılık Selçuklu Tarihi ile ilgili çalışma ve araştırmalar hiçbir zaman istenilen seviyede olmamıştır. Bunun farklı sebepleri olabilir; en önemlileri kaynakların azlığı ve Selçuklu Devleti’ne nazaran araştırmacılara daha yoğun bir çalışma alanı sunan Osmanlı ve Cumhuriyet Tarihi’ne olan ilgi olabilir. Ama durum her ne olursa olsun Selçuklu Tarihi demek, Anadolu ve Türkiye demektir. Bu sebeple daha çok ilgiyi ve araştırmayı hak ediyor. Buna mukabil değerlendirdiğimiz eser ve onu bize tercüme eden mütercim bu alana verilen değer açısından önemlidir.

Eser; Selçuklu ile alakalı bilgileri tarih başlıkları altında vermektedir. Olaylar kronolojik sıralamaya uygun bir şekilde aktarılmıştır. Bu eserin içeriği hakkında kısaca bilgi verecek olursak; yazar ve eser ile alakalı bilgiler verildikten sonra, eser 1040-1041 yılındaki olayları anlatarak başlamaktadır. Tuğrul ve Çağrı Bey, güçlerini arttırdıkça Gazneli Devleti için bir tehdit durumuna gelmiştir. Gelişen olayların akabinde savaş başlamış ve Sultan Mes’ud’un ordusunun yenilmesiyle sonlanmıştır. Horasan bölgesinde güçlü bir hâkimiyet kuran Selçuklular, Nişabur’da Tuğrul Bey adına hutbe okunması, ve akabinde 1043 yılında beş bin çadırın Müslüman oluşu bunu izlemiştir. Çin havalisinde yaşayan Hıtaylar ve Tatarlar dışında İslam’ı kabul etmeyen Türk boyu kalmamıştır.

Eserde; 1047-1048 yıllarında Irak’ta insanların açlıktan ölü eti yediklerini yazmaktadır. Bu olay dönemin sosyo-ekonomik durumunun tespiti açısından oldukça önemlidir. 1049-1050 yıllarında dini ve siyasi olarak önemli bir olay da eserde yer bulmaktadır; ‘’Tuğrul Bey’e hediyeler gönderen Rum Meliki muahede (antlaşma) talebinde bulundu. Bu talep karşılık bulunca Kostantiniyye’de mescid imar edildi. Bunun yanı sıra 1051 yılında Tuğrul Bey’in elçisi hediyeler ile Halife’ye ziyarette bulunmuşlardır. Yine Tuğrul Bey’in Halife’nin kızı ile evlenmesi de eserde kayıtlıdır. Bu olay İslam coğrafyasında Selçuklu Devleti’ne büyük bir güç kazandırmıştır. Eserde geçen önemli bazı kişi ve olayları kısaca aktaracak olursak;

  • Nizamülmülk gibi önemli bir vezir ve faaliyetlerinin bir kısmı
  • Alparslan Dönemi ve 1071 yılında kazanılan büyük savaş ve o zamana kadar ki süreç ve akabinde gelişen hadiseler
  • Taht için verilen mücadeleler ve akan kanlar
  • Batıniler ile kurucuları olan Hasan b. Es-Sabbah ve ilk büyümeleri olan Sultan Melikşah dönemi.
  • Türkiye Selçuklularının kuruluşu ve Anadolu’da ki faaliyetleri. Moğol istilası ve sonrasındaki gelişmeler.

Yukarıda eseri incelerken içeriği ile alakalı genel bilgiler verilmiş olup, bu alana ilgi duyan okuyucular eseri okuduklarında doyurucu bilgilere ulaşacaklardır. Ancak, Selçuklu Devleti ve o dönemin sosyal, kültürel, dini ve ekonomik durumu ile alakalı hiçbir bilgisi olmayan bir okur bu eseri okuduğunda tam olarak anlayamayabilir ya da bütünlük kuramayabilir. Çünkü eser olaylardan kısaca bahsetmekte olup teferruata girmemektedir. Diğer bir yandan bu sade bilgiler o döneme ilgi duyan okurları araştırmaya da sevk edebilir.

Bir Ortaçağ Şairinin Kaleminden; Selçuklular

İbnü'l Verdî

Tercüme: Mustafa Alican

Kronik Kitap

Murat Deniz - 02.11.2020

,

3263

Murat Deniz Hakkında

Murat Deniz

2015 yılında Dumlupınar Üniversitesi Tarih Bölümünden mezun oldu. Yine aynı üniversitede yüksek lisansını “51 Numaralı Tapu Tahrir Defterine göre Ergani Sancağı” isimli teziyle tamamladı. Özellikle Osmanlı Devleti’nin kuruluşu, Osmanlı toplumunda tasavvuf ve sufiler ve Osmanlı sosyo-iktisadi üzerine çalışmalarını sürdürüyor.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin