Şayenler: Kızılderili Bir Kabilenin Öyküsü

Ferit Genç | Dünya Tarihi | Okunma: 327 | 05.01.12

“Dağların Sonuna Gittim; Arkadaşım Olmayan bir şey bulamadım”

Şayenler, Kızılderili bir kabilenin yaşamlarının en ince detayına kadar anlatıldığı bir sosyolojik saha çalışmasıyla yapılan bir öyküdür.

Bu çalışmadaki Şayenler; 1840-1860 periyodunun yerleşimci halk olarak topraklarını satın alma önceliğine sahip oldukları halde bu haktan mahrum edilen, Birleşik Devletler askerlerinin zorbalıkla kendilerine boyun eğmeye mahkum ettikleri, beyaz avcıların yaban sığırlarının kökünü henüz kadıdıkları yıllarda yaşayan Şayenler'e dayanmaz. Çalışmaya konu olan Şayenler henüz özgür ve göçebe avcı kültürüne adaptasyonların zirvesinde oldukları oldukları dönemde yaşayan Şayenler'dir. Bu nedenle kitap, “etnografik zaman” kavramıyla yazılmıştır. Bunun anlamı, anlatıların bugüne ait olmadıkları halde betimlemeli olarak şimdiki zaman dilimiyle anlatılmış olmasıdır. (önsözden)

Şayenler, Mississipi nehrinin batısından, kayalık doğusuna kadar uzanan açık düzlüklerdeki geniş ovalarda yaşayan batı kızılderili kabilelerinin en önemli soylularından biridir. Şayenler, Cheyenne ulusu olarak adlandırılan Sotaeo’o ve Tsitsistas adlarındaki iki kabilenin birleşmesinden oluşmuştur. Tsitsistas "Yürekli insanlar gibi" anlamına gelirken; Sotaeo'o kelimesinin kesin bir tercümesi yoktur.

İki bölümden oluşan kitapta ilk bölümü Şayenlerin geleneklerinden olan ok yenileme (canlandırma), güneş dansı ve massaum (aykırılık) veya hayvan dansını anlatmaktadır. İkinci bölümde ise Şayenlerin sosyal yapıları ve geçim ve savaşçı özelliklerinden bahsedilmiştir.

Çok titiz bir çalışmadan geçirilen ve eserde yazarın bizzat saha çalışması yaparak Şayenler hakkında her türlü toplumsal yaşamlarına dair gözlemlerini aktarmıştır. Yer yer bazı Şayen halklarının ağızlarından da hikâyelere yer verildiklerini görebiliriz.

Bilindiği üzere Kızılderilerde ok ve danslar çok önemli ritüellerini oluşturmaktadır. Ritüellerine çok bağımlı olan Şayenler, bu ritüellere bağlı olarak çok köklü bir gelenek ve göreneklere de sahiptirler.

Tılsımlı oklar kabilenin kolektif yaşamlarının bir sembolü olarak kullanmaktadırlar. Bu oklar bir anlamda kabile ruhunun simgesi konumundadır. Tılsımlı oklar yaşamlarının devasa bir süregelmişliğini temsil etmektedir. Kamplarına baskınların olması, atlarının kaçırılması, insanlarının öldürülüp kafa derilerinin yüzülmeleri ve yiğitliklerinin geri püskürtmelerine karşın okların ruhsal açıdan onları koruduklarına inanırlar. Oklar onların başarılarının ve kurtuluşlarının teminatıdır.

Diğer önemli konu Güneş Dansı'dır. Güneş Dansı dünyanın yenilenmesinin bir sembolüdür.

Şayenlerin sosyal yapılarına baktığımız zaman genelde anaerkil aile yapılarının daha sık olduğu görülürür. Çünkü avcılık ve toplayıcılık ile uğraşan erkekler sürekli dışarıda bulundukları için evin kontrolü kadınların elinde bulunmaktadır. Bu da evdeki hâkimiyetin kadının elinde olduğunu göstermektedir. Yazın kabile ritüelleri ayinlerden sonra av periyoduna düşmek için birleşirler.

Çok kültürlü bir aile yapısına sahip olan Şayenler, nesiller arasında dikey değil de yatay sınıflandırma sisteminin olduğu görülmektedir. Yani kuzen ve evlat arasında hiçbir fark gözetilmez. Bunun yanında çok değişik kültürler de bulunmaktadır. Mesela birkaç örnek verecek olursak; bir kadın, anne ve babasının çadırına geri dönerek kocasını boşayabilir. Bir erkekte, karısını Omaha denilen dansta davul çalarak boşayabilir.

Şayenlerin hukuk ve adalet sistemlerine baktığımız zaman, pek çok hukuk sistemlerinde özel hukuk genel hukukun üstünde olduğu halde Şayenler'de bu sistem tersinedir. En önemli hukuk genel hukuktur. Bireysel hukuk daha önemsizdir. Hukuk sisteminde ıslah edici bir tutum vardır. Cezalar asla intikam almak için uygulanmaz. Onlar için cezalandırma cezalandırılan kişinin doğruyu görmesini sağlamaktan öte bir şey değildir. Yalnız ceza gören kişi de toplumdan dışlanmaktadır. Bu dışlanma belli bir süre sonra sona ermektedir ve kişi topluma yeniden kazandırılmaktadır.

Şayenlerin dini inançlarına bakacak olursak; güneş ve yıldızlar onlar için pek önemli olsalar da dünya daha büyük bir öneme sahiptir. Ruhsal özellikler dini ritüelleri için çok önemlidir. Yani "evreni idare eden ruh, yazı idare eden ruh, sağlık ve ruh, her şeyi bilen, büyük kutsal insanlar." Heammawihio, Şayenler için en yüksek tanrıdır. Heammawihio’ya göre ölümden sonra cezalandırılma yoktur. Bütün cezalar ölmeden önce zaten çekilir. Bir kurtuluş arayışı yoktur.

Son olarak Şayenlerin savaşçı özelliklerine ve tarihine bakacak olursak, Her 13–14 yaşlarına gelmiş erkek çocuklar bir savaş takımında yer alırlar. Yirmisinde tam bir savaşçıdırlar. Şayenlerde her an bir saldırı ile karşılaşabilecekleri, sürülerine ve kamplarına herhangi bir saldırı düzenlenebileceği için güvenlikleri tam olarak kesin değildir.

1855 (Ash Hollow) ve 1864 (Sand Creek) savaşlarında dost Şayen kamplarına saldırılar yapıldı ve kendilerini korumaya çalışan erkeklerle birlikte kadın ve çocuklar boğazlandılar. 1857'den 1879'a kadar Şayenler, Amerikalılarla yaptıkları aralıksız savaşlarla bir kaos içine sokuldular. 1876'da Little Big Horn'daki Şayen-Sioux karargahına yapılan saldırıda Şayenler Custer ve askerlerini bozguna uğratmakta ve saldırıyı püskürtmekte büyük rol oynadılar fakat birçok hileli saldırının defedilmesine rağmen Şayenler, Kör Bıçak ve İki Ay kapmlarının 1877-78'deki son yıkımından sonra tamamen çöktüler ve Kuzey Şayenler Güney Şayeler ile birlikte bugün Oklahama olarak bilinen yerleşim bölgesine hasedildiler. Şimdi ise Şayenler genellikle sığır yetiştiricisi olarak yaşamlarını sürdürüyorlar.

Şayenler: Kızılderili Bir Kabilenin Öyküsü
E. Adamson Hoebel
Yarın Yayınları
157 Sayfa

Ferit Genç

89 yılında temmuz ayında dünyaya geldi. Bitlis doğumlu. Sosyoloji öğrencisi. 43 numaralı ayakkabısıyla 43 plakalı Kütahya sokaklarını arşınlayıp parmak uçlarıyla üşütür dünyayı. Soğuk espirilerin en hayır kısmında sağanak yağmurun ıslaklığıyla dokunur kancık bir klavyeye.

Neden hayallerinizi sürekli erteliyorsunuz diye iddalı düşünceleri sağlam bir temele oturduğunda ve iyi bir sigara içicisi durumuna geldiğinde ciğerlerinden bir himalaya fışkırtmaya çalışacak.

Ferit Genç İsmine Kayıtlı 41 Yazı Bulunmakdadır.


Ferit Genç İsmine Kayıtlı 41 Yazı Bulunmakdadır.

Ceviz Sandıkları ve Para Kasaları - Ali Ayçil
Şayenler: Kızılderili Bir Kabilenin Öyküsü
Uçurtmayı Vurmasınlar - Feride Çiçekoğlu
Kış Bahçesi - Güray Süngü
İhtiyarın Vefatı - Polat Onat
Henüz Vakit Varken Gülüm - Nazım Hikmet Ran
Her Şey Seninle Başlar - Mümin Sekman
Delal - Gülseren Günana
Meşruluğun Toplumsal Gerçekliği - Ejder Okumuş
Bir Gün - David Nicholls
Yılan Yastığı/Balgifa Mar - Murathan Mungan
Ben Bunları Yazarken Sen Yine Uyuyordun - Bedirhan Gökçe
Toplumsal Çöküş Teorileri - Ejder Okumuş
Söyle Sen Aşk Mısın? - Behçet Yani
Filistin Şiirleri Antolojisi - Nurettin Durman
Sessiz Harfler - Ceyhun Yılmaz
Sevdiğim İkinci Kadınsın Sen - Ceyhun Yılmaz
Deccal Sahte İsa - F. Nietzsche
İskilipli Atıf Hoca - Mehmet Sılay
Değişen Ortadoğu'da Kürtler - Altan Tan
Ben Hep Terk Edip Giden Kadınları Sevdim
Hayvan Çiftliği - George Orwell
Yolculuklardaki Dost : Kitaplar
Açılım Politikaları, Kemalizm ve Müslümanlar - Hamza Türkmen
Siyah Zamanlar - Behçet Yani
Edebiyat Hayat Memat - Cevat Akkanat
İskilipli Atıf Hoca - Mehmet Sılay
Keşke Yine Kar Yağsa - Murat Taş
Tarihsel Hesaplaşma ve Sosyalizmin Yeni Stratejisi - Gazi Eke
Bu Ülke - Cemil Meriç
Girdap - Süleyman Bozdoğan
Sokrates'in İsyanı - H. Fuat Beşik
Başka - Kahraman Tazeoğlu
Çırpınan Yürek - Seyfettin Karamızrak
Cengiz Han - M. Turhan Tan
Savaşlar Kararında - Ünsal Ünlü
Yüreğim Seni Çok Sevdi - Canan Tan
Hergün Hüzün - Christy Brown
Kadın Avcısı - M. Turhan Tan
Üç Ay Yatakta - M. Turhan Tan
Sakla Yamalarını Kalbim - Yılmaz Odabaşı